AB3 Eylül 2005 00:00

AB Türkiye ile alay ediyor. 20 yıl kapıda bekletiriz, sonucuda belli olmaz!

<P>Verilen ve verilecek olan <FONT color=#3300cc><STRONG>tavizlerin haddi hesabı yok</STRONG></FONT> ama AB&#8217;nin cevabı net:<BR><BR><STRONG>Boşuna uğraşma</STRONG> <STRONG>&#8220;20 yıldan fazla bekletiriz!&#8221;</STRONG></P> <P>İtalya&#8217;da bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye&#8217;nin aday bütün ülkelerden daha hazır olduğunu söylerken; <STRONG>Avusturya Başbakanı Wolfgang Schüssel</STRONG>, Avrupa Birliği&#8217;nin Türkiye&#8217;yi &#8220;kapıda bekletme&#8221; niyetini açığa vuran şu sözleri kullandı: &#8220;<STRONG>Müzakereler başlasa bile bu süreç 20 yıldan fazla sürer</STRONG>. <STRONG>Ayrıca, müzakerelerin sonucu ne olursa olsun</STRONG>, işgücü piyasalarını Türkiye&#8217;ye açmayacağız ve bu konuda ısrarcı olacağız. <STRONG>Türkiye gibi bir ülkeye bu özgürlüğü vermek düşünülemez</STRONG>.&#8221; </P> <P><STRONG>&#8220;Kıbrıs tavizi şart!&#8221;<BR></STRONG>AB medyası şimdiden AB&#8217;nin Türkiye&#8217;den talep edeceği tavizleri sıralamaya başladı bile. Financial Times gazetesi, AB&#8217;nin Türkiye&#8217;den öncelikli olarak isteyeceği tavizin Kıbrıs konusunda olacağını belirtirken, Türkiye&#8217;nin özellikle Kıbrıs Rum Kesimi gemilerini limanlarına sokmama kararını yakında değiştirmek zorunda kalacağı yorumunu yaptı. Öte yandan, Independent yazarlarından Maureen Freely ise, Türkiye&#8217;nin AB yolunda bazı uygulamalarıyla kendi kalesine gol atarak düşmanlarına koz verdiğini söyledi</P><div style="display:none">cialis forum <a href="http://blog.devparam.com/page/cialis-sarajevo-B6K.aspx">cialis prodaja</a> cialis bez recepta</div><div style="display:none">micardisplus 80/25 mg <a href="http://www.ilkpirlantam.com/page/micardisplus-hinta-O9P">click</a> micardis plus 80 12.5 mg</div><div style="display:none">kamagra <a href="http://exlim.net/wj/page/kamagra-gel-6V4.aspx">kamagra wikipedia</a> kamagra gel</div>

Avrupa Birliği’nin temsilcileri Brüksel’de Türkiye ile ilişkileri değerlendirirken, İngiliz basını da konuyu dün sayfalarına taşıdı.
Financial Times gazetesinin, “Avrupa Birliği Türkiye’nin üyelik müzakerelerine kıbrısta taviz koşulu getiriyor” başlıklı haberi, önümüzdeki haftalarda Türkiye’yi bekleyen süreci değerlendirdi.
Brüksel mahreçli haberde, Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn’in Türkiye ile müzakerelerin 3 Ekim’de başlaması için hükümetlere çağrıda bulunduğu ve müzakerelerde ilerleme sağlanması için Ankara’nın eninde sonunda Kıbrıs konusunda taviz vermek zorunda olduğuna işaret ettiği belirtildi.
Haberde, Türkiye’nin özellikle Kıbrıs gemilerini limanlarına sokmama kararını yakında değiştirmek zorunda kalabileceği yorumu yapıldı. Financial Times, AB’nin de Türkiye’den bu yönde adım beklediğine dair bir deklarasyon hazırladığını ve hatta AB dışişleri bakanlarının İngiltere’deki toplantısında bu çağrının yayınlanabileceğini yazdı.
Türkiye’yle ilgili bir başka başlık da İngiliz Independent gazetesinde yer buldu. Maureen Freely imzalı yazı “Kendi kalesine gol atan Türkiye düşmanlarına koz veriyor” başlığını taşıyor.

Baskılar artıyor
Türkiye’nin”Kıbrıs Deklarasyonu ile Müzakere Çerçeve Belgesi’nin tartışılacağı Avrupa Birliği toplantıları öncesinde Fransa ve Yunanistan baskıları artırdı.
Fransa ve Yunanistan’ın dışişleri bakanları bugün yaptıkları açıklamalarla, Türkiye’nin, Kıbrıs Rum Kesimi’ni tanımamasının birlik içinde sorunlara yol açacağı uyarısı yaptı. Fransa Dışişleri Bakanı Douste-Blazy, Türkiye’nin Kıbrıs Rum Kesimi’ni tanınmamasının kabul edilebilecek bir durum olmadığını söylerken, Yunanistan Dışişleri Bakanı Petros Molivyatis ise Türkiye’nin Kıbrıs Rum Kesimi’ni tanımadığı yönündeki açıklamasının Avrupa Birliği içinde sorun yarattığını öne sürdü.
Fransa Dışişleri Bakanı Philippe Douste-Blazy, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyesi olan Kıbrıs Rum Kesimi’ni tanımamasının kabul edilebilecek bir durum olmadığını söyledi. Fransız büyükelçilerine bir konuşma yapan Blazy, “Avrupa Birliği’ne katılmak isteyen bir ülkenin, birliğin bir üyesini tanımaması düşünülemez” dedi. Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac da dün yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Kıbrıs Rum Kesimi’ne yönelik tutumunu netleştirmesini istemişti. Chirac, “Türkiye, 25 üyeli Avrupa Birliği’ni taahhütlerini yerine getireceği konusunda ikna etmelidir” ifadesini kullanmıştı.
Fransa’da yayımlanan Le Figaro gazetesi de, Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın, Ankara’dan Kıbrıs konusunda jest beklediğini yazdı.

Fransa, karşı deklarasyonda ısrarlı
Bu arada, diplomatik kaynaklar, Fransa’nın müzakereler başlamadan önce AB’nin, Türkiye’nin Kıbrıs konusunda tek taraflı yayımladığı deklarasyona karşı bir deklarasyon yayımlanmasında ısrar edeceğini belirtiyorlar.

Gül: Arkamızı döner gideriz
İngiliz The Economist’in dünkü sayısında yer alan haberde, Türkiye’nin Almanya ve Fransa’dan yapılan son açıklamalar karşısında 3 Ekim öncesinde duyduğu rahatsızlığı artık gizlemediği vurgulandı.
Haberde Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün dergiye geçen hafta verdiği bir demeçte, “Eğer Avrupa Birliği, bize tam üyeliğin gerisinde bir şey önerir ya da yeni koşullar getirirse bu kez bir daha dönmemek üzere çeker gideriz” dediği kaydedildi.
Kıbrıs Rum yönetimi Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu, AB’nin Türkiye ile müzakereleri planlandığı gibi gelecek ay başlatması konusunda ‘’iyimser’’ olduğunu söyledi.
AB gayri resmi dışişleri bakanları toplantısı sırasında gazetecilerin sorularını cevaplayan Yakovu, ‘’Hiçbir zaman, Türkiye’ye karşı veto hakkımızı kullanacağız demedim, hiçbir zaman müzakerelerin başlamasına karşı çıkmadık’’ dedi.
AB bakanlarının, Türkiye’ye karşı yayımlayacağı karşı deklarasyonu ‘’tatmin edici’’ bulduklarını belirten bakan, bu metnin önümüzdeki haftaya kadar onaylanmasını beklediklerini ifade etti.
Yakovu, bununla birlikte Türkiye’nin kendileriyle ilişkileri en kısa zamanda normalleştirmesini beklediklerini sözlerine ekledi.

Limanlar isteniyor
Avrupa Birliği dışişleri bakanlarının tartıştığı “karşı deklarasyon”un taslak metninde, Ankara’nın Kıbrıs deklarasyonunun tek taraflı olduğu belirtiliyor. Metinde, ek protokolün tamamıyle ve istisnasız uygulanması talep edilirek, Türkiye’nin limanlarını Rum Kesimi’ne açması gerektiği ifade ediliyor.
 İngiltere’de bir araya gelen AB dışişleri bakanları, Türkiye’nin müzakere belgesi ve karşı deklarasyonunu tartışıyor. Karşı deklarasyonun taslak metninde, Türk hava sahası ve limanlarının Rum Kesimi’ni açılması gerektiği vurgulandı.
AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, Türkiye’nin Rum Kesimi’ni tanımadığı yönündeki deklarasyonu konusunda yayınlayacağı karşı deklarasyonun ana başlıklarını belirledi.
Avrupa Birliği dışişleri bakanlarının tartıştığı “karşı deklarasyon”un taslak metninde, Ankara’nın Kıbrıs deklarasyonunun tek taraflı olduğu belirtiliyor. Ve Ankara’nın savunduğunun aksine, ek protokolün bir parçası sayılamayacağı kaydediliyor. Metinde, ek protokolün tamamıyle ve istisnasız uygulanması talep edilirek, Türkiye’nin limanlarını Rum Kesimi’ne açması gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca, ek protokol tamamen uygulanmadan, müzakerelerin ilgili başlıklarının açılamayacağı vurgulanıyor.

Rumlar gene tehdit etti
Kıbrıs Rum Yönetimi Brüksel’deki Avrupa Birliği daimi temsilciler toplantısında ele alınan karşı deklarasyondan tatmin olmadı.
Kıbrıs Rum Yönetimi Sözcüsü Kipros Hrisostomidis, deklarasyonun bu halini “kabul edilemez” olarak nitelerken, istekleri karşılanmadığı takdirde veto kartını kullanabileceklerini söyledi.
Hrisostomidis, yarın Newport’ta yapılacak olan gayri resmi AB dışişleri bakanları toplantısına atfen, “Tatminkar olmazsa, AB’nin Türkiye ile müzakere çerçeve belgesi ele alınmayacak” dedi.

“Hazırsanız da hazır değilsiniz.”
İtalya’da bulunan Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin aday bütün ülkelerden daha hazır olduğunu söylerken, Avusturya Başbakanı Wolfgang Schüssel, Türkiye’nin üyelik müzakerelerine henüz hazır olmadığını söyledi ve ekledi: “Müzakereler başlasa bile bu süreç 20 yıldan daha fazla sürer.” Avusturya başbakanı ayrıca, müzakerelerin sonucu ne olursa olsun, işgücü piyasalarını Türkiye’ye açmayacaklarını da belirtti.  Wolfgang, “Uzun dönemde işgücü piyasamızın kontrolünün bizde olması konusunda ısrarcı olacağız. Türkiye gibi bir ülkeye bu özgürlüğü vermek düşünülemez” dedi.
Avusturya’nın Kleine Zeitung gazetesine demeç veren Avusturya Başbakanı Wolfgang Schüssel de, Türkiye ile müzakerelerin sonucunda, tam üyelikten başka alternatiflerin de gündeme gelmesi gerektiğini belirtti. Schüssel, birliğin Norveç ve İzlanda gibi üye olmayan ülkelerle kurduğu türden bir ilişkiyi, Türkiye ile de kurması gerektiğini gündeme getirdi.
Avusturya’nın Geleceği İçin Birlik Partisi lideri Jörg Haider ise, Türkiye’nin üyeliğinin her koşulda reddedilmesini istedi. Başbakan Schüssel ise, AB’nin Türkiye’yle tam üyelik yerine, ekonomik ortaklık önermesi gerektiğini söyledi.