ABD3 Eylül 2005 00:00

Kasırga ABD'deki derin ırkçı eşitsizliği gözler önüne serdi

Kasırga vurmadan önce New Orleans'tan kaçamayan on binlerce insanın çoğunluğunun yoksul siyahlar olması ülkedeki toplumsal adaletsizliği bir kez daha gözler önüne serdi. Kasırga kurbanı Louisiana eyaletinin başkenti Baton Rouge’da konuşan Jackson, New Orleans’ta yardım ve tahliye çabalarının yetersiz kalmasında, kurbanların "siyah ve fakir" olmasının rol oynadığını savunarak, "Bu ülkede, fakir insanların ve siyahların acılarına karşı tarihi bir kayıtsızlık var" dedi. New Orleans'lı siyah polis memuru, sular altında kalan kentte mahsur kalanların büyük bölümünün yoksul siyahlar olduğunu belirterek bu insanların araçları ya da paraları olmadığı için kaçamadıklarını söyledi. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetescialis coupons printable link discount prescription drug card

ABD’yi vuran Katrina felaketinde özellikle New Orleans’ta kurbanların ezici coğunluğunun siyah olduğunu hatırlatan önde gelen siyah politikacı ve sanatçılar, geciken yardım çabalarından dolayı suçladıkları Başkan George Bush’u, "siyahlara karşı duyarsız kalmakla" eleştirdi.
      Ünlü siyah rahip, politikacı ve insan hakları savunucusu Jesse Jackson, Bush’u "duyarsızlık, şefkatsizlik ve ehliyetsizlikle" suçladı.
      Kasırga kurbanı Louisiana eyaletinin başkenti Baton Rouge’da konuşan Jackson, New Orleans’ta yardım ve tahliye çabalarının yetersiz kalmasında, kurbanların "siyah ve fakir" olmasının rol oynadığını savunarak, "Bu ülkede, fakir insanların ve siyahların acılarına karşı tarihi bir kayıtsızlık var" dedi.
      NBC televizyonunca canlı yayımlanan Katrina kurbanlarına yardım konserine katılan ünlü rap şarkıcısı Kanye West de, "Siyahlar, George Bush’un umurunda değil. Bu ülke, fakirlere, siyahlara mümkün olduğunca yavaş yardım etmek üzere kurulmuş bir yer" diye konuştu.
      Siyah hakları savunucusu Randall Robinson da, New Orleans’taki kasırga kurbanı siyahların, yaşamlarını sürdürebilmek için "cesetleri yemeye başladığı" yönünde haberler geldiğini söyledi.
      Robinson, The Huffington Post adlı yerel gazetede çıkan yazısında, "Kasırgadan günler sonra New Orleans’taki binlerce siyah, köpekler gibi ölüyor. Kimse onlara yardıma gelmedi" ifadesini kullandı.
      ABD’nin siyah Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ise, yardımların gecikmesinde ırkçılık iddialarını reddederek, "Amerikalıların, kime yardım edip etmeyeceklerine deri rengine göre karar verdiğine inanmıyorum" dedi.


Bush umursamazlık, duyarsızlık ve çabuk harekete geçmemekle suçlanıyor

Kalanlar yoksul siyahlar

Kasırga vurmadan önce New Orleans'tan kaçamayan on binlerce insanın çoğunluğunun yoksul siyahlar olması ülkedeki toplumsal adaletsizliği bir kez daha gözler önüne serdi.

- Katrina kasırgasının ardından yetkililer, afetzedeler, gazeteler, yardım çalışanları tayfunun vuracağının bilinmesine karşın yeterli önlem almadığı için Başkan George Bush yönetimine ateş püskürüyor. Gazeteler, Bush'u umursamazlık ve duyarsızlıkla, felakete yeterince çabuk tepki vermemekle suçluyor. Kasırga vurmadan önce New Orleans'tan kaçamayan on binlerce insanın çoğunluğunun yoksul siyahlar olması da ülkedeki toplumsal adaletsizliği bir kez daha gözler önüne serdi.

New Orleans'lı siyah polis memuru, sular altında kalan kentte mahsur kalanların büyük bölümünün yoksul siyahlar olduğunu belirterek bu insanların araçları ya da paraları olmadığı için kaçamadıklarını söyledi. Polis, ''Bu, kent yöneticilerinin suçudur. Felaketin geleceğinin bilinmesine karşın hiçbir plan yapılmadı. Bu yoksul siyahların kenti terk etmemiş olması kendi suçları değil'' dedi.

Öğretmen Diana Boylston , öğrencilerinin hükümetin yiyecek yardımlarıyla yaşayan son derece yoksul ailelerin çocukları olduğunu, çoğunun öldüğünü söyledi. Boylston, ''Bu aileler kaçabilecek durumda değildi. Felaket asıl yoksul siyahları vurdu. İlk sulara gömülen onların mahalleleri oldu'' diye konuştu. Gereken planlar yapılmadığı için yerel yönetimler kendi olanaklarıyla kaçamayan insanları tahliye etmekte ya da yardım ulaştırmakta yetersiz kaldı.

Ulusal utanç

New Orleans'taki yardım operasyonlarının başkanı Terry Ebbert, ''Bu ulusal bir utanç. Güney Asya'daki tsunami kurbanlarına o kadar yardım ettik ama bir New Orleans'la başa çıkamadık'' dedi. Felaketzedeler de ABD'nin başka ülkelerdeki felaketlere derhal yardım göndermesine rağmen ülkenin önemli bir kentine aynı çabuklukta yardım ulaştırmada başarısız olduğundan şikâyet ederek kaderlerine terk edildiklerinden dert yanıyorlar. Katrina kurbanları, kasırganın üstünden beş gün geçmesine karşın mağdurların tahliyesi ve su, yiyecek gibi temel maddelerin sağlanmasında büyük gecikmeler meydana geldiğini belirterek yönetimi yeterli hazırlıkları yapmamakla suçluyorlar. Bush ise yönetimin yetersiz kaldığı suçlamalarını reddederek dün afet bölgesine gitti.

Felaketin üstesinden gelmekte zorluk çeken ABD'ye dünyadan yardım önerileri yağıyor. Birleşmiş Milletler, NATO, Avrupa Birliği ve çok sayıda ülke ABD'ye her türlü yardıma hazır olduğunu açıkladı. Geçen aralıkta meydana gelen deprem ve tsunamide 31 bin insanını kaybeden ve hâlâ yaralarını sarmaya çalışan yoksul Sri Lanka, ABD'ye 25 bin dolar yardım sözü verdi. Almanya, petrol rezervlerinin bir bölümünü piyasaya sürme kararı aldı.


'BENZİN KULLANMAYIN'

Katrina kasırgasının ABD'nin en önemli enerji merkezini harabeye çevirmesi üzerine, ülkede 1970'lerden bu yana ilk kez benzin kuyrukları görülmeye başlanırken bazı yerlerde benzinin galon fiyatı 5 dolara ulaştı. Başkan George Bush , Meksika Körfezi'ndeki petrol tesislerinin ağır zarar görmesinin ardından, halkı ilk kez enerji tasarrufuna çağırdı. Bush, halka seslenerek ''İhtiyacınız yoksa benzin almayın'' dedi.

ABD'de benzin fiyatları, ortalama yüzde 10'un üzerinde artarken yakıt sıkıntısının yoğun olduğu afet bölgesine yakın yerlerde bu oran çok daha yüksek.

Ülkede 1970'lerden bu yana ilk kez benzin kuyrukları görülürken benzinin galon (3.78 litre) fiyatı birçok yerde 3 doların üzerine çıktı. Bazı yerlerde benzinin galon fiyatı 5 dolara bile ulaştı.

Güney Carolina, Kuzey ve Güney Dakota, Arkansas ve Kentucky eyaletlerinde benzin istasyonlarının önünde uzun kuyruklar oluştu. Beyaz Saray'ın, ihtiyaç duyulması halinde acil ihtiyaç stoklarını açabileceğini açıklayarak piyasada rahatlama sağlamaya çalışmasına rağmen benzinin galon fiyatının en azından bazı bölgelerde 5 doları bulması büyük endişe yaratıyor. Uzmanlar, kısa sürede gerekli benzin miktarının üretilemeyeceği için benzin fiyatlarının aşağıya çekilemeyeceğini ifade ediyorlar.

Kasırganın yarattığı zararın ABD'nin 4. çeyrekteki ekonomik büyümesinde en az 1 puanlık düşüşe yol açacağı üzerinde duruluyor. Kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poors, Katrina'nın ABD'ye verdiği zararın 50 milyar doları bulabileceğini iddia etti.

Anarşi, kargaşa ve çaresizliğin pençesindeki kentte tecavüz, yağmalama ve cinayetler hızla artıyor

New Orleans 'imdat' diyor

Kente, Irak'tan dönen ve öldürme yetkisine sahip 300 asker konuşlandırıldı. Silahlı çeteler polise bile ateş açıyor. Stadyumda görevli bir polis, insanların tecavüze uğradığını, öldürüldüğünü, isyanlar çıktığını anlatarak ''Kasırganın geleceği günler önceden biliniyordu ama hiçbir hazırlık yapılmadı'' diye konuştu.

Dış Haberler Servisi - Katrina kasırgasının kasıp kavurduğu New Orleans kenti müthiş bir kargaşaya sürüklenirken yağmacılarla baş etmek üzere kente Irak'tan dönen ve öldürme yetkisine sahip askerler konuşlandırıldı. Lousiana, Alabama ve Mississippi eyaletlerini geçen pazartesi vuran kasırganın binlerce kişinin ölümüne yol açtığı sanılıyor. Durumun her geçen gün daha da kötüleştiği, yağmalama ve tecavüz olaylarının tırmandığı New Orleans'ta zırhlı araçlarla donatılmış askeri birliklere güvenliği ve düzeni sağlama emri verildi. Louisiana Valisi Kathleen Blanco , dün Arkansas Ulusal Muhafızları'nın ateş etme ve öldürme yetkisine sahip 300 üyesinin New Orleans'a konuşlandırıldığını açıkladı. Blanco, ''Bu askerler Irak'tan yeni döndü, deneyimliler, savaşmayı biliyorlar. M-16 otomatik silahları var, ateş etmeyi ve öldürmeyi biliyorlar ve gerektiğinde bunu yapacaklar, bunu yapmalarını umuyorum'' dedi. Blanco, kentte kurtarılmayı bekleyen 300 bin kişi bulunduğunun tahmin edildiğini söyledi. Su, yiyecek ve enerjinin bulunmadığı New Orleans'ın nehirlere dönüşen sokaklarında yüzlerce ceset yüzüyor. Tahliye çalışmalarında, silahlı çetelerin şiddet eylemleri nedeniyle zorluklarla karşılaşılıyor. Kurtarma görevlileriyle askerler saldırıya uğruyor.

Yağmalamaların, önü alınamaz boyutlara ulaşması üzerine, arama-kurtarma çalışmalarıyla görevli asker ve polislere, düzenin sağlanması görevi de verildi. Bir taraftan her şeylerini yitiren umutsuz felaketzedeler buldukları market ya da dükkânlardan makarna, ekmek ya da içecek aşırarak yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırken silahlı çetelere dönüşen yağmacılar ise mücevherden televizyona, silaha kadar ne bulurlarsa talan ediyor. Yağmacılar polislere bile ateş açıyor.

Amerika'da nasıl olur?

On binlerce felaketzedenin barındırıldığı Superdome stadyumu ve kongre merkezinde de kasırganın geleceğinin bilinmesine karşın gerekli hazırlıklar yapılmadığı için en temel ihtiyaçlar bile karşılanamıyor. Sığınaklardaki binlerce kişi günlerdir aç, susuz, pislik içinde yaşıyor. 15-20 bin felaketzedenin barındığı ve temel gıda maddelerinin bulunmadığı kongre merkezinde görev yapan yaklaşık 100 polis asayişi sağlamaya yetmiyor. Polis, merkezdeki felaketzedelerin bazılarının dövüldüğünü ve tecavüze uğradığını anlattı. Merkezde kalan Thomas Jessie , ''Günlerdir cesetlerle yan yana yaşıyoruz. İnsanlar bir damla su için cinayet işleyecek halde. Bizi burada unuttular. Amerika'da böyle bir iletişimsizlik nasıl olabilir'' dedi. Kashia Grey insanların öldüğünü, bazılarının vurulduğunu anlattı.

'Çocuklar tecavüze uğradı

20 bine yakın kişinin sığındığı Superdome stadyumunda da insanlar korkunç koşullarda yaşıyor. 42 yaşındaki Baron Duncan , ''Ateş açılıyor... Hayatımız tehlikede. 7 yaşındaki bir kızla 8 yaşındaki bir erkek çocuk tecavüze uğradı. İçerisi dayanılmaz sıcak ve nemli. Tıkalı tuvaletler leş gibi kokuyor. Bizi hayvan yerine koyuyorlar'' dedi. Stadyumda görevli bir polis, insanların tecavüze uğradığını, öldürüldüğünü, hastalara tıbbi yardım yapılamadığını, isyanlar çıktığını anlatarak ''Bu kadar uzun süre bu koşullar altında kapalı kalırsanız delirirsiniz. Kasırganın geleceği günler önceden biliniyordu, ama hiçbir hazırlık yapılmadı'' diye konuştu.

Nagin'in feryadı

New Orleans Belediye Başkanı Ray Nagin acil yardım çağrısında bulundu. Nagin, insanları tahliye etmek için yeteri kadar otobüs ve binlerce kişiye yetecek gıda maddesi bulunmadığını söyledi. Nagin, ''Bu umutsuz bir imdat çağrısı. Konferans Merkezi'ndeki sağlık koşulları çok kötü ve güvenlik, yiyecek yok'' diye konuştu. Telefonla yerel bir radyoya da konuşan Nagin, öfke ve çaresizlikten kendini kaybederek ''Bana 40 bin asker geliyor falan demeyin. Burada kimseler yok. Burada insanlar ölüp gidiyor'' diye bağırdı. Umutsuzluk içindeki felaket kurbanları, yardım taşıyan helikopterlere bile ateş açıyor. Superdome'dan yapılan tahliyelerin de kalabalıktan açılan ateş sonucu bir ara kesintiye uğradığı, açılan ateşin yardım malzemelerini taşıyan bir Chinook helikopterini hedef aldığı belirtiliyor. Buna rağmen yapılan tahliyelerle birkaç bin felaketzede dün Houston'daki Astrodome stadyumuna ulaştı. Kentte polisler bile benzini biten araçlarının deposuna terk edilmiş araçların deposundan benzin çekerek devriye gezebiliyor.

Öte yandan ABD'li bir senatör sadeceLouisiana kentinde ölü sayısının 10 bini aşyacağını düşündüğünü söyledi. Senatör David Vitter bu sayının kendi düşüncesi olduğunu resmi oladığının altını çizdi.