Dünya31 Ağustos 2005 00:00

Gelişmiş Ülkeler Kamuoyuna yalan söylüyorlar

G8'lerin İskoçya'daki toplantısında verilen sözlerin gerçeği yansıtmadığı, yardım miktarının açıklandığı kadar olmadığı, bundan yararlanacak ülkelere koşul dayatılacağı yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Büyük olasılıkla önümüzdeki ay New York'ta yapılacak milenyum doruğundan da yoksul ülkelerin, özellikle de Afrika'nın yaralarına merhem olacak bir sonuç çıkmayacak. acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadanaproxennatrium go naproxen kruidvatcialis walgreen coupon cheap cialis cialis coupon

MARK CURTIS

Dünya liderleri bugünlerde, önümüzdeki ay New York'ta bir araya gelecekleri milenyum doruğu için hazırlık yapıyorlar. Birleşmiş Milletler'in ''bir kuşağın dönemi boyunca tarihi kararlar almak için eline bir kez geçecek büyük fırsat'' olarak nitelendirdiği toplantıda alınacak kararlar geçen ay İskoçya'nın Gleneagles kentindeki G8 Doruğu'nda alınanları yineleyecek gibi görünüyor. Tabii, burada unutmamamız gereken bir nokta var.. Gleneagles'in ardında yatan verilen sözlerin tutulmayacağı gerçeği yeni yeni belirginleşmeye başladı. Ve büyük olasılıkla New York toplantısı da büyük bir yanlış olarak tarihe adını yazdıracak.

G8 Doruğu'nda varsıl ülkelerin yoksullara yaptığı yardımın 2010 yılına kadar 48 milyar dolar arttırılması kararı alındı. Varsıl ülkelerin liderlerine ev sahipliği yapan İngiltere Başbakanı Tony Blair bu kararı kendi parlamentosuna duyururken ''Buna artı olarak en çok borcu olan, çoğunluğu Afrika'da bulunan ülkelerin borçlarını tamamen silme kararı aldık'' dedi. Blair, yapılan yardımın herhangi bir koşul dayatılmadan yapılacağını da sözlerine ekledi. Bunlar, şimdi yalandan ibaret olduğunu gördüğümüz iddialı sözlerdi. Önce Maliye Bakanı Gordon Brown 'un şaşırtıcı açıklaması geldi. Brown, İngiltere'nin yoksullara yapacağı yardımdaki artışın silinen borçları da içereceğini söyledi. Başka deyişle yardım diye açıklanan toplam miktardan borçların miktarı düşülecekti.

Rusya'nın yapacağı yardımın tamamını silinen borçlar oluşturuyor. Fransa'nın ise üstüne düşen yardım miktarının üçte birini silinen borçlar oluşturuyor. Uzun lafın kısası borçların sıfırlanması Blair'in açıkladığı gibi nakit olarak yapılacak yardımın artışına ''artı'' olarak yapılmayacak, bu yardımın ''parçası'' olacak.

Borçlarının tamamının silinmesi kararlaştırılan ülkelerin sayısı 18. Ancak BM'nin yoksulluk sınırı kriterlerine göre bu sınırdan uzaklaşmak için toplam 62 ülkenin böyle bir borç sıfırlanmasına ihtiyacı var. Dünya Bankası'nın basına sızan belgelerine göre G8'de alınan borç silinme kararı da 18 ülkenin sadece üç yıllık ödemelerini kapsıyor.

Devede kulak...

Ayrıca anlaşmaya göre sadece Dünya Bankası, IMF ve Afrika Kalkınma Bankası'na olan borçlar siliniyor. Ancak birçok yoksul ülkenin başka organizasyonlara borcu var. Başka deyişle G8'in verdiği sözler yakın geçmişte toplanan ve tüm Afrika ülkelerinin bütün borçlarının silinmesi için çağrı yapan Afrika Birliği'nin isteğine göre ''devede kulak'' niteliğinde.

Hükümetin borçların silinmesinin eğitim ve sağlık hizmetleri için de sağlanacak kaynağın önünü açtığına dair açıklaması da yalan. Anlaşma açıkça yoksullara yapılması tasarlanan yardımdan silinen borçlarının kesileceğini söylüyor.

Tabii, yoksul ülkeler sadece Dünya Bankası ve IMF'nin ekonomik kriterlerine uydukları takdirde yardımlardan yararlanabilecek. Bu da Blair'in üçüncü ve koşulsuzluk iddiasını yalanlıyor. Zaten bu iddiası kalkınma bakanı Hilary Benn 'in 19 Temmuz'da parlamentoda bir komisyona Dünya Bankası programlarının yarısının özelleştirme koşulları dayattığını söylemesiyle yalanlanmıştı. Sivil toplum örgütlerinin oluşturduğu Eurodad'ın yaptığı yeni araştırmaya göre Dünya Bankası'nın yardım konusundaki koşulları artıyor. Örneğin Benin'in destek alabilmesi için uyması gereken 130 koşul var. Geçmişteki anlaşmalara göre ise bu sayı 58'di. Blair, G8 toplantısı sırasındaki basın konferansında özelleştirmenin yardım alabilmek için bir koşul olduğunu reddetmişti.

Sızdırılan belgelere göre IMF yönetimindeki dört varsıl ülke temsilcisi borç silinmesine karşı dayatılan koşulların sayısının arttırılmasını istiyor. Bu konu New York'taki milenyum doruğundan sonraki IMF yıllık toplantısında tartışılacak önemli konulardan biri olacak. İngiliz hükümeti ise yeni koşullar konulmasını istemiyor. Ancak halihazırdaki koşullarla yola devam edilmesine de karşı çıkmıyor.

Baskı yapmalı

Bu tablo Blair ve Brown'un yoksul ülkelerin artık kendi politikalarını kendilerinin yönlendirebileceğine dair iddialarının yalandan ibaret olduğunu gösteriyor. G8'lerin gelişmekte olan ülkelerin kendi kalkınma stratejilerine uyacak nitelikte plan yapmaları ve ekonomik politika üretmeleri gerektiğini açıkladığı doğru. Ancak bununla birlikte Afrika ülkelerinin çok daha iyi bir yatırım ortamı oluşturmaları ve küresel ekonomiye entegrasyonlarını güçlendirmeleri gerektiğine dikkat çektiklerini de unutmamalıyız. Ve tabii yardımların bu koşullara uyan ülkelere yapılacağının altının çizildiğini...

Yoksul ülkeler varsıl ülkelerin kendilerine söylediklerini yapmakta özgürler. Bunun bedeli büyük. Yardım kuruluşu Christian Aid'in verilerine göre Afrika son 20 yılda borç silinmesi ve Dünya Bankası'ndan borç almak için dayatılan bir koşul olan ticarette liberalleşme nedeniyle 272 milyar dolar kaybetti. Milenyum doruğunda konuşulması gereken konuları içeren gündem maddeleri arasında bu koşulların kaldırılması ve Afrika'daki yoksullukla mücadeleye ilişkin ''gerçekten'' yapılması gerekenleri içermiyor. Onlara baskı yapmak için sadece birkaç haftamız var.

(The Guardian, İngiltere, 23 Ağustos)