Devlet'e Ait TÜPRAŞ’a Talip Şirketler, Yabancı Devlet Şirketleri!
“Devlet sanayicilik yapmaz” denilerek Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu olan TÜPRAŞ satışa çıkarıldı. 2 Eylül’deki ihale için şimdiye dek 8’i yabancı 13 firma yeterlilik aldı. İlginçtir, TÜPRAŞ’ı satın almak için yeterlilik alan yabancı şirketlerin önemli bir bölümü devlete ait şirketler. discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardcleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgabilify link abilifymicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mg
Özelleştirmenin
|
|
| “Devlet sanayicilik yapmaz” denilerek Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu olan TÜPRAŞ satışa çıkarıldı. 2 Eylül’deki ihale için şimdiye dek 8’i yabancı 13 firma yeterlilik aldı. İlginçtir, TÜPRAŞ’ı satın almak için yeterlilik alan yabancı şirketlerin önemli bir bölümü devlete ait şirketler. |
|
|
| İhale için yeterlilik kriterlerini karşılayan şirketler/gruplar |
| 1 Tüpras Aqusition Cons. OGG Yabancı 2 OMV Aktiengesellschaft (Yüzde 31.5’i devlete ait) Yabancı 3 The Shell Company Of Turkey Ltd. Yabancı 4 ENI Refining&Market Division (Yüzde 36’sı devlete ait) Yabancı 5 REPSOL YPF, S.A. Yabancı 6 PKN ORLEN SA (Yüzde 27.5’i devlete ait) Yabancı 7 Indian Oil Corp. Ltd. (Yüzde 92’si devlete ait) Yabancı 8 MOL (Yüzde 12’si devlete ait) Yabancı 9 OYAK Yerli 10 ZORLU Holding A.Ş Yerli 11 Petrol Ofisi A.Ş. Yerli 12 ANADOLU TAŞIMA. TAŞ Ortak Girişim Grubu Yerli 13 ENERJİ Ortak Girişim Grubu Yerli |
İDEOLOJİK ÖZELLEŞTİRME
Uygulamalar gösteriyor ki özelleştirme taraftarları da özelleştirmeye kâr-zarar açısından değil neo-liberalizm adına ideolojik açıdan yaklaşıyorlar. Yabancı sermayeye ve özelleştirmeye yönelik endişelerini dile getirip “Arjantin’e döneriz” diyen Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, bir hafta geçmeden ne olduysa, “Özelleştirme kaçınılmaz yol. Zarar eden, kâr eden kuruluş diye ayrıma tabi tutmak yerinde değil” noktasına geldi. Her şeyi “babalar gibi satma” eğilimindeki Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ise kâr eden işletmelerin satılmasını eleştirenlere geçtiğimiz günlerde kısa bir cevap verdi: “Kâr edeni de satacağız, zarar edeni de satacağız. Neden? Devlet sanayici olmaz, ondan.”
ÜRETİM VE KÂRLILIK AÇISINDAN TÜRKİYE’NİN LİDERİ
İşte bu ideolojik kaygılar nedeniyle kârlı bir işletme olan Türk Telekom, tartışmalı bir sürecin ardından özelleştirildi. Sırada Türkiye Petrol Rafinerileri Anonim Şirketi (TÜPRAŞ) var. TÜPRAŞ’ın kamuya ait yüzde 51’inin satılacağı ihalede son teklifler 2 Eylül’de alınacak.
Hükümet yetkilileri özelleştirmede ‘kâr-zarar’ın belirleyici olmayacağını söylüyorlar.
Zaten aksi durumda TÜPRAŞ’ın özelleştirilmesi söz konusu olamaz. Çünkü TÜPRAŞ, İstanbul Sanayi Odası’nın geçen ay açıkladığı verilerde de görüleceği gibi hem üretim hem de karlılık açısından Türkiye’nin lideri konumunda. TÜPRAŞ’ın, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu olma vasfı da hiç değişmiyor. 2004’te 16.1 milyar dolar ciro, 491 milyon dolar net dönem karı gerçekleştirerek vergilerle birlikte ülke ekonomisine 8.2 milyar dolar katkı sağladı.
Türkiye’nin yıllık vergi ve fon gelirinin yüzde 20’sini tek başına karşılıyor. Öz sermayesi 2.4 milyar dolar. TÜPRAŞ için 2003’te tam 1.3 milyar dolarlık yenileme yatırımı yapıldı. Yani 2004’te TÜPRAŞ’a biçilen değer kadar. İstihdam fazlası yok. TÜPRAŞ’a talip olan şirketler de işçi çıkarmayacaklarına belirtiyorlar. Fakat işçilerin statülerinin değişeceğine ve durumlarının kötüleşeceğine kesin gözüyle bakılıyor.
|
|
| TÜPRAŞ’ın özelleştirme serüveni |
| TÜPRAŞ’ın özelleştirilme süreci yeni başlamadı. Özelleştirme kapsamına 1990 yılında alınmıştı. 1991’de sermayesinin yüzde 2.5’si halka arz edildi. 2002’de hisselerinin 2. halka arzı gerçekleştirildi. Belirlenen oran yüzde 31.5’ti. 369.665 kişiye hisse satışı yapılan bu işlem sonucunda TÜPRAŞ’ın toplam sermayesinin yüzde 15.4’lük bölümü yabancıların eline geçti. TÜPRAŞ’taki yüzde 65.76’lik kamu payının blok satışı için Haziran 2003’te yeni bir ihale açıldı. Talipler, Anadolu Ortak Girişim Grubu ve Efremov Kautschuk GMBH idi. Anadolu Ortak Girişim Grubu 1 milyar 216 milyon dolar teklif verince TÜPRAŞ, 1 milyar 302 milyon dolar öneren Efremov Kautschuk GMBH’ye ( Zorlu - Tatneft ortaklığı) satıldı. TÜPRAŞ’ta örgütlü bulunan Petrol-İş sendikası, yaptığı araştırmalar sonucunda sermayesinin yüzde 50’si Tataristan’ın petrol şirketi Tatneft’in pazarlama şirketi Efremov’a, yüzde 49’u da Virgin Adaları’nda Renix şirketine ait bir ortaklık olan Efremov Kautschuk GMBH’nin bir tabela şirketi olduğunu ortaya çıkardı. Bunun üzerine TÜPRAŞ’ın satışı iptal edildi. 3 Mart 2005’te ise Özelleştirme İdaresi Başkanlığı TÜPRAŞ’ın yüzde 14.76’lık kamu hissesini İMKB Toptan Satışlar Pazarı’nda yurtdışında yerleşik altı yabancı fona 446 milyon dolar karşılığında blok olarak devretti. Böylece TÜPRAŞ’ın toplam sermayesinin yüzde 30.16’sı yabancıların eline geçerken, TÜPRAŞ’taki kamu payı yüzde 51’e düştü. Şimdi bu yüzde 51’lik bölümün satışı söz konusu. |
TÜPRAŞ’A DEVLETE AİT ŞİRKETLER TALİP OLDU
2 Eylül’deki ihale için 8’i yabancı 13 firma yeterlilik aldı. İlginçtir TÜPRAŞ’ı satın almak için yeterlilik alan yabancı şirketlerin önemli bir bölümü kamunun. Arama, üretim, rafinaj, petrokimya, kimya, gaz ve pazarlama alanında faaliyet gösteren Avusturya şirketi OMV Aktiengesellschaft’ın yüzde 31.5’i kamuya ait. Yine arama, üretim, rafinaj, petrokimya, gaz, elektrik ve pazarlama alanında faaliyet gösteren İtalyan şirketi ENI Spa’nın yüzde 36.0’sı, rafinaj, petrokima, taşıma ve pazarlama yapan Polonya şirketi PKN Orlen’in yüzde 27.5’i, Hindistan petrol devi Indian Oil Corp. Ltd’nin yüzde 92’si ile Macaristan şirketi MOL’ün yüzde 12’si devletin. Hindistan basınına konuşan IOC yetkilisi TÜPRAŞ’ın öneminin bilincinde olduklarını belirtiyor: “Jeopolitik önemi yüksek. İhalede başarılı olursak Avrupa’ya açılmak yanında Hazar petrollerine de ulaşma imkanına kavuşacağız.” Türkiye’de gazetecilere açıklama yapan PKN Orlen’in İcra Kurulu Başkanı Igor Chapulec’a göreyse TÜPRAŞ, Türkiye’nin hazinelerinden birisi.
Hazinenin, yukarıdaki sıralanan özellikleri nedeniyle “özelleştirme” adı altında yabancı kamu şirketlerine satılmasını ekonomik gerekçelerle izah etmek pek mümkün değil. Belki de uluslararası arenada verilen sözler var, ya da bir dayatma söz konusu.
Dikkat çeken bir diğer nokta ise TÜPRAŞ’ı satın almak için başvuran yabancı şirketlerin tamamının arama, üretim, taşıma, rafinaj, petrokimya, enerji ve dağıtım alanlarında entegre bir yapıda faaliyet göstermeleri. Türkiye’de TPAO, BOTAŞ, TÜPRAŞ, Petkim ve POAŞ’tan oluşan entegre yapı özelleştirmeler sonucu zamanla parçalandı biliyorsunuz.
İdris SARUHAN (GERÇEK HAYAT)