Siyaset29 Ağustos 2005 00:00

30 Ağustos'ta AB'nin "devşirme" programı Erasmus'a katılım müjdesi(!!)

Tümgeneral Şen, "Ülkeler arası işbirliği ve öğretim kalitesini artırmak için AB'nin Socrates Erasmus programına başvurumuz kabul edildi" dedi. Gülhane'den mezun olan 110 tabip teğmen için dün Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde tören düzenlendi. Tabip Tümgeneral Derviş Şen ülkedeki yüksek öğretim kalitesini artırmak, ülkeler arası işbirliğini teşvik etmek amacıyla AB'nin Eğitim ve Gençlik Programı olan Socrates Erasmus programına yaptıkları başvurunun kabul edildiğini söyledi. ERASMUS DEVŞİRME PROGRAMI NEDİR? “...gelecek nesillerin Avrupa içinde yetişmesi”, “...eğitimde Avrupa Boyutunun geliştirilmesi”, “öğrencileri Avrupa’ya getirmek, Avrupa’yı tüm öğrencilere götürmek” , “Avrupa bilincini güçlendirmek”, “AB’nin ekonomik, politik ve yönetsel yapısının anlaşılması yoluyla duyarlılık artırılması”, “Barış yolunda bütün engelleri, düşmanlıkları, sonradan yaratılmış bölünmeleri ve zorla varsayılan farklılıkları aşmış bir Avrupa”, “Avrupa anlayışını gençler arasında yaygınlaştırmak”, “Bölgesel özelliklerin ve kültürel farklılıkların Avrupa üstkimliğiyle bir sentezini oluşturmak”buscopan link buscopan pluskamagra kamagra 100mg kamagra gel

“...gelecekte, Avrupa’nın karar alma mekanizmalarında görev alacak olan gençler arasında iletişimi ve işbirliğini arttırmayı, karşılıklı hoşgörüyü geliştirmeyi” amaçlayan AEGEE Türk Gençliğinin, Türk irdemenlerinin; Türklük bilincini/onurunu yitirip “Avrupa Vatandaşı” kimliği kazanımlarının(!) yolunu açmakla kalmıyor, AB’ye aday olan her ülke gerekli şartları yerine getirdikten sonra girebileceği AB Eğitim İzlencelerine (Sokrates, Comenius, Erasmus gibi) Türkiye’nin de katılımını sağlamak için yoğun(!) çaba harcıyor. “Ekonominin Prensi Ali Babacan” AB toplantılarında Türkiye’nin ulusal ekonomisini savunup(!) Türkiye’ye döndüğünde; Türkiye’nin AB para dizgesi Euro’ya geçebileceğini söylemişti. AB üyesi olmayan ve AB’ye üye olarak alınmayacak olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti AB üye devletlerinde uygulanan dizgeleri neden benimsesin?(www.hakimiyetimilliye.org)

“...gelecek nesillerin Avrupa içinde yetişmesi”, “...eğitimde Avrupa Boyutunun geliştirilmesi”, “öğrencileri Avrupa’ya getirmek, Avrupa’yı tüm öğrencilere götürmek” sloganı, “Avrupa bilincini güçlendirmek üzere” yapılan etkinlikler, “AB’nin ekonomik, politik ve yönetsel yapısının anlaşılması yoluyla duyarlılık artırılması, “Barış yolunda bütün engelleri, düşmanlıkları, sonradan yaratılmış bölünmeleri ve zorla varsayılan farklılıkları aşmış bir Avrupa oluşturmak” ilkesi, “Avrupa anlayışını gençler arasında yaygınlaştırmayı”, “Bölgesel özelliklere ve kültürel farklılıklara saygı gösterirken bunların Avrupa üstkimliğiyle bir sentezini oluşturmak için yapılan tüm etkinlikler... (www.hakimiyetimilliye.org)

MUSTAFA KEMAL'İN "ERASMUSCULARA" CEVABI:

Mustafa Kemal Atatürk, 1 Mart 1922’de TBMM’de: “...öyle bir program izlemek zorundayız ki, o program ulusumuzun bukünkü durumuna, toplumsal yaşam gereksinmesine, çevrenin koşullarına ve yüzyılın gereklerine tümden uygun ve denk olsun... Yüzyıllardan beri ulusumuzu yöneten hükümetler öğretimin ve eğitimin genelleşmesi isteğini gösteregelmişlerdir. Ancak bu isteklerine varmak için (Doğuyu ve Batıyı taklitten kurtulamadıklarından), sonuç ulusun bilgisizlikten kurtulamamasına varmıştır. Bir yandan bilgisizliği gidermeye uğraşırken, bir yandan da ülke çocuklarını toplumsal ve iktisadi yaşamda etkili ve yararlı kılabilmek için en gerekli olan ilksel bilgiyi eylemli bir biçimde vermek, eğitim ve öğretim yöntemimizin temelini oluşturmaktadır. Yetişecek o çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri öğrenimin sınırı ne olursa olsun, en önce ve her şeyden önce Türkiye’nin bağımsızlığına, kendi benliğine ve ulusal geleneklerine düşman olan bütün öğelerle savaşmak gereği öğretilmelidir. Uluslararası durumuna göre, böyle bir savaşmanın gerektirdiği ruh öğeleri ile kuşanmış olmayan bireylere ve bu bireylerden oluşmuş toplumlara yaşam ve bağımsızlık yoktur.” demiştir. Ayrıca, 27 Ekim 1922’de Bursa’da, Bursa ve İstanbul öğretmenlerine de şunları söylemiştir: “...Eğitim ve öğretim işlerinde ne yapıp yapıp utkulu olmak gerekir. Bir ulusun gerçek kurtuluşu ancak bu yolla olur. Bu utkunun sağlanması için hepimizin tek can ve tek düşün olarak temelli bir program üzerinde çalışması gerekir. Bence bu programın temelli noktaları ikidir:

1.      Toplumsal yaşamımızın gereksinmesine uygun gelmesi,

2.      Yüzyıl gereklerine uygun düşmesidir.

... Kesinlikle bilmeliyiz ki iki parça halinde yaşayan uluslar zayıftır, hastalıklıdır. Çocuklarımıza ve gençlerimize vereceğimiz öğrenimin sınırı ne olursa olsun, onlara temelli olarak şunları öğreteceğiz:

1.      Ulusallığa,

2.      Türkiye Devleti’ne,

3.      Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne,

düşman olanlarla savaşma gereği.

       Bireyleri bu savaşma nedenleri ve araçları ile kuşanmış olmayan uluslar için kalım hakkı yoktur.”