|
Yola çıktığımızda;
Bu ülke için her yola çıkan vatansever gibi yalnızdık.
Bizden sandıklarımızın bizden olmadığını gördüğümüz noktada kaynamaya başlayan bu yalnızlık;
Bize ait olanı bizim kılma noktasında kararlılığa dönüşmüştü.
İşte o noktada; Açık İstihbarat'ı bir işaret fişeği olarak bu ülkenin sanal semalarına attığımızda;
Türkiyemizin dört bir yandan karartılan coğrafyasında; bu işaret fişeği ile yüzü aydınlanan binlerce vatanseverle yüzyüze geldik.
Sayılarla başarı değil, ilerleme ölçülür.
|
O yüzden bir senede ulaştığımız üye sayısından; okunma oranlarımıza kadar bir çok rakamı ;sizlerin nezdinde en önemsiz göstergemiz olarak bir kenara koyuyoruz. |
Biz esas;
Hiç kimse ABD Büyükelçisine cephe almaya cesaret edemezken;
Sayfamızın tepesinden başlattığımız "Persona Non Grata" kampanyasının; köreltilmiş medyanın önce satır aralarına, sonra köşelerine sızmaya başladığını gördükçe;
Yayınladığımız analizlerin doğruluk payı zamanla teyit edildikçe;
ve ortalıkta gazeteci diye gezinenler;
"Microsoft Türk Polisini kutladı", "Türk hostesler ünlülere hizmet etti"
haberleri yapmaktan bu Milletin altının oyulması sürecine bir damla ışık tutamayanlara inat,
| sizlere, yaşadığımız sürecin arka planını deşifre ettikçe, kendimizi başarılı saydık. |
Bu yolda;
Ne holdinglerden sponsor aradık;
Ne kendimizi bir partinin, bir ekolün, bir kurumun adamı yaptık.
Bu yolda;
Ülkemiz için tek çıkar yolun;
Toplumsal fay hatlarının hepsinin üzerine köprüler atıp;
100. Yıl Mutabakatının;
ortaya koyduğu temeller üzerinden birleşmek, inadına birleşmek olduğuna inandık
Bütün bu süreç içerisinde;
Bize en büyük hediyeyi;
tam da yayın hayatımızın birinci yılının sonuna yaklaşırken,
Genelkurmay'ın AB ile Mustafa Kemal'in yolu arasında kafa karışıklığı yaşayan kadroları verdi
ve
teröristler ve teröristbaşları hakkında yetki sıkıntısından müzdarip bu kadrolar;
üşenmeyip bizim hakkımızda soruşturma başlattılar.
Bu konuda;
Genelkurmay 2. Başkanı (Şimdi 1. Ordu Komutanı), geleceğin müstakbel Genelkurmay Başkanı İlker Bey'e ve diğerlerine ne kadar teşekkür etsek azdır.
|
İmralı'daki konutundan demeç üzerine demeç verenlerin sözlerinde hakaret bulmayanlar;
Askerlerinin başına çuval geçirenlerle "stratejik müttefik" olmakta beis görmeyenler;
AB'yi Mustafa Kemal'in "ÇAĞDAŞLAŞMA"(!) yolu olarak gösterenler;
TÜRK ORDUSU'NU "ihraç malı"na dönüştürenlere sesi çıkmayanlar;
|
AÇIK İSTİHBARAT'In bir haberine yazılan ve farkedilir farkedilmez yayından kaldırılan münasebetsiz bir yorumda HAKARET gördüler ve HAREKET'e geçtiler.
HAKARET karşısında HAREKET'E geçmek;
Bu ülkenin her vatandaşının ve kurumunun
temel özelliği olmalıdır.
"HAKARETE KARŞI HAREKET" prensibi;
iki temel unsura dayanır :
a) Hakaret'in doğru tespiti
b) Hareket'in doğru tespiti
AÇIK İSTİHBARAT;
|
Bu iki unsuruda fazlası ile vakıf siz okuyucularının verdiği güçle;
Kafa ve ilişki karışıklığından müzdarip, tespit özürlü kadrolara inat,
Türk Milleti'nin geleceğine, geçmişine ve mevcudiyetine yönelik
tarihin en kapsamlı HAKARET'ine karşılık;
tarihin en kapsamlı HAREKET'inin kurgulanmasında üzerine düşen görevi yerine getirmeye devam edecektir.
|
Yolumuz AÇIK Olsun.
Saygılar,
AÇIK İSTİHBARAT
|