AB-D, İsrail, NATO(Gladio) güdümünde Kürt Burjuvazisi yaratma operasyonu!
Prof.Şener Üşümezsoy'un son derece çarpıcı yorumuyla başlayalım; 'Mafyaya karşı operasyon olarak adlandırılan son operasyonlar, Kürt burjuvazisini oluşturma çabalarının önünü açma stratejisinin ilk taktik adımlarıydı. Çünkü Kürt devletinin liman ve burjuvazi ihtiyacı var. Son günlerde Irak'ta öldürülen Türk şoförlerinin güvenliği konusunda silahlı güvenlik konvoylarına karşı çıkan Kürt gruplar tarafından önerilen yol "Türk kamyonları Zahor'a kadar gelsinler ve yüklerini boşaltıp burada bir (karasal) liman oluştursunlar, Kürt kamyonları da buradan bunları alıp Irak'a kadar taşısınlar" şeklindedir. Bu öneri Kuzey Irak'ta oluşturulan Kürt devletinin yaşayabilmesi için dış desteğin ötesinde kendisinin de dayanabileceği bir Kürt ticaret burjuvazisi oluşturma çabalarının ekonomik temelidir.Yapay Kürt devletinin yaşayabilmesi için Zahor'un Hatay, Mersin, Bodrum, Kuşadası, Ayvalık ve İstanbul gibi merkezlerle ticari bağlantı içinde olması ekonomik bir zorunluluktur. Bu saydığımız bölgelerle ekonomik olarak akan bir ağı olmayan kara devletinin yaşama olanağı yoktur.
Türkiye ekonomisinin yeraltı (!) ve yerüstündeki sermaye hareketlerindeki KÜRTÇÜ-ayrılıkçı hareketlerin etkisi-hızla artan gücü-ekonomik profili derhal tartışmaya açılmak zorunda, gelgelelim bu konuda yazmak-konuşmak çok az cesur ismin dışında kimsenin ilgisini (!) çekmiyor. Yazanlar-konuşanlar da taşlanıyor.
Siz yüreklisiniz, sizin ilginizi çekmek zorundayım ey milli okur, birkaç medya alıntısı yapacağım, durumun ne derece ürkütücü olduğuna siz karar verin;
BODRUM, KUŞADASI, AYVALIK, ANTALYA, İSTANBUL, İZMİR'de KÜRTÇÜ SERMAYE SOKAĞI ELE GEÇİRİYOR İstanbul Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yapan Prof.Şener Üşümezsoy'un son derece çarpıcı yorumuyla başlayalım;
'Mafyaya karşı operasyon olarak adlandırılan son operasyonlar, Kürt burjuvazisini oluşturma çabalarının önünü açma stratejisinin ilk taktik adımlarıydı. Çünkü Kürt devletinin liman ve burjuvazi ihtiyacı var.
Son günlerde Irak'ta öldürülen Türk şoförlerinin güvenliği konusunda silahlı güvenlik konvoylarına karşı çıkan Kürt gruplar tarafından önerilen yol "Türk kamyonları Zahor'a kadar gelsinler ve yüklerini boşaltıp burada bir (karasal) liman oluştursunlar, Kürt kamyonları da buradan bunları alıp Irak'a kadar taşısınlar" şeklindedir. Bu öneri Kuzey Irak'ta oluşturulan Kürt devletinin yaşayabilmesi için dış desteğin ötesinde kendisinin de dayanabileceği bir Kürt ticaret burjuvazisi oluşturma çabalarının ekonomik temelidir.
Yapay Kürt devletinin yaşayabilmesi için Zahor'un Hatay, Mersin, Bodrum, Kuşadası, Ayvalık ve İstanbul gibi merkezlerle ticari bağlantı içinde olması ekonomik bir zorunluluktur.
Giderek, şehirlerde sokakların otoparklar olarak, yazlık yerlerde kıyıların ve koyların plaj olarak gaspedilmesi, otellerin, bahçe ve restaurantların, turistik dükkanların ele geçirilmesi ve Kürtçü burjuvanın dışa açılmak için olası bütün ağlarının yaratılması sürecinin aşamalarıdır.
Doğal olarak sokağın ele geçirilmesi noktasında bunlara direnen gruplarla çatışma kaçınılmazdır.'
Ve bir başka uzman yorumunu hatırlayalım, Organize Şube eski Müdürü Dr.Adil Serdar Saçan diyor ki; "Sokaklarımız adeta ayrılıkçı Kürtçü grupların teslimiyetine giriyor. Otopark mafyası, kapkaç mafyası, pazarcı mafyası, otogar mafyası, hal mafyası, bölücü Kürtlerin elinde. Tahtakale, Polonya Pazarı, Eminönü adeta aynı grupların elinde. Kürt mafyasının siyasetle iç içe giren ilişkisi ise çok daha korkunç.”
Türkiye'de servet-varlık el değiştiriyor. Ekonomik güç transferi yapılıyor. Mafya eliyle Kürtçü burjuva yaratılmakta. Türkiye içindeki kaynağı belirsiz, vergilendirilmemiş sıcak paranın sahipleri 'kimler' dersiniz?
Bu sıcak havalarda magazinel-yumuşak konular yazmak varken, mesela Başbakan'ın sağ kolu Milletvekili Ömer Çelik'in (Star'da çalıştığı yıllarda) burun estetiği yaptırdığı, aynen Erdoğan'ın bir kızının da 'estetik ameliyatı ile burnunu düzelttirdiği' (İslam'da burun estetiği haram değil mi?) dedikodularını konuşmak var iken, bunlar ne ağır konular diyorsanız, siz de haklısınız ey bunalan okur...