Siyaset20 Ağustos 2005 00:00

Asırlık Hesaplaşma Günü – Sadi Somuncuoğlu

Türkiye''nin de destek verdiği ABD''nin Çekiç Gücü ile 15 yılda Irak''ın kuzeyinde federal bir devlet kuruldu. 8 yıl içinde de bağımsızlığı hedefleniyor. Yine bu süreçte Irak''ın kuzeyinde konuşlandırılan, terör örgütü PKK eliyle, Türkiye kan gölüne çevrildi. Sonra terörün önleneceği yalanıyla, AB üzerinden, Kürt kökenli vatandaşlarımıza azınlık hakları istendi. Şimdi sıra Türkiye''ye bu vatandaşlarımızın ayrı bir millet olduğunu kabul ettirmeye geldi. Bu arada terör örgütünün eylemleri diğer komşu ülkelere de taşındı. Proje belli; Demokratik Konfederalizm. Zamanı ve yöntemi ülkelere göre değişse de nihayetinde Türkiye, Suriye, Irak ve İran''da yaşayan Kürtlerin tek çatı altında toplanması yani Büyük Kürdistan…cialis walgreen coupon site cialis couponmicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mgdiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards

LOZAN, TERÖRİSTBAŞI, YUNANİSTAN


Bu projede, tarihten bugüne senaristler, senaryo ve oyuncuların aynı olduğunu biliyoruz. Mesela Sevr gibi Lozan''da da, Kürt kökenli vatandaşlarımız azınlık sayılmak istendi. Ama Türkiye, sadece gayrı Müslimleri azınlık saydı. Buna en çok hangi ülke karşı çıktı biliyor musunuz; Yunanistan…Venizelos, "Asıl teminat altına alınması gereken, bir ulusal topluluktan olma hakkıdır." dedi. Venizelos''un bu tavrı iki sebebe bağlandı. Birincisi, Kürtlere ilişkin etnik köken araştırmalarıyla onları bir şekilde Yunan halkına bağlama isteği, bu olmasa bile Kürtlerin azınlık olarak kabul edilmesinin er ya da geç Orta Doğu''da bir etnik sorun yaşanmasına neden olacağına inanması.

Şimdi bir de 80 yıl sonra, teröristbaşının Yunanistan''a ve Kenya''ya götürülüp, saklanması üzerine bu ülkede dönemin yöneticileri hakkında açılan göstermelik davayı hatırlayalım; Emekli General Kapellos, "Çok sayıdaki yüksek rütbeli subayımız Kürt silahlı mücadelesinin ikinci bir orduyu teşkil ettiğini düşünüyordu."dedi. Eski Kamu Düzeni Bakanı Stelyos Papatemlis de açıkça "Öcalan ve Kürtlerin zaferi, Türkiye''nin bölünmesine yol açacaktı. Şimdi K.Irak''ta kurulacak Kürt devleti Türkiye''nin bölünmesi sürecini başlatacak." iddiasında bulundu.

b>ÇİFT BAŞLI YILAN


Teröristbaşının yakalanması ama idamdan kurtarılmasının ardından, yaşananları yani terör silahı Kandil''de muhafaza edilirken, ABD ve AB''nin baskısıyla bir yandan ülkenin savunma mekanizmalarının nasıl zayıflatıldığını, öte yandan Güneydoğu ile ilgili talepleri, yaptırdıkları, Batılı yönetici, ajan ve misyonerlerin faaliyetlerini artık hepimiz biliyoruz.

Ama hala bazılarımız, özellikle de ülkemiz yöneticileri, terörü başımıza musallat edenler onlar değilmiş gibi ABD ve AB''den medet umuyor.

Karşı karşıya bulunduğumuz bu büyük oyun görmek istemeyenleri acaba bir PKK''lı olan Kani Yılmaz ikna edebilir mi? Teröristbaşının yakalanması veya teslim edilmesinden 3 ay sonra kaleme aldığı, "İki Ulusun Topyekün Savaşı ya da Barışı" başlıklı yazı, bugünkü gelişmeler ışığında bir kez daha okunduğunda, kareler tamamlanıyor. Teröristbaşının yakalanmasının uluslararası niteliği bulunduğunu ve Lozan''la arasında tarihsel gerçeklerden kaynaklanan dolaysız bir bağ olduğunu öne süren Yılmaz, Türkiye''ye biçilen yeni rolün Kürdistan''ın jeopolitik konumu ve bölge dengeleri üzerinde etki yaratacağını söylemişti. Kemalizimin aşınma sürecine girildiğinden de bahsedildiğini, Nato tarafından Türkiye''ye biçilen rolün, ABD''nin Kafkaslara açılımından, Türkiye-Ermenistan ilişkilerine uzanan bir yelpaze olduğunu anlatmıştı.

Sonra İtalya Başbakanı''nın "Öcalan''ın çıkarılmasını NATO istedi", ABD''nin İstanbul Başkonsolosu''nun da, bir Kürt aydınına "Biz Öcalan''ı Türkiye''ye verirken iki şart ileri sürdük; biri idamın uygulanmaması, diğeri Kürt sorununun bu dönemde çözülmesi" dediğini vurgulayıp, ağababalarına şöyle deşifre etmişti:

"Bu hem bir itiraf, hem de bir taahhüttür. Kürtler ABD''nin ne yapacağını bekliyorlar. Başta Almanya olmak üzere Avrupa, sorumluluklarının gereğini şimdi yerine getirmeli. İtalya''nın bir ahlaki rolü var. Yunanistan bütün tarihinin en kara töhmeti altında. Töhmetin altından kalkabilmek söz işi değil eylem işi. Ve eylem, komplonun çıkış merkezi olan NATO''dan başlatılmalıdır."

Türkiye olarak çok kollu, çift başlı asırlık bu yılana sarıldıkça battığımız ortada değil mi? Ve bu yılan Kürtleri çok mu seviyor?

İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon''un Sevr''deki şu itirafı bugün de geçerli değil mi; Kürdistan hakkında karar vermek zor. Bu ülke şimdiye kadar Türk İmparatorluğu''nun bir parçası olagelmiştir. Ülke Ermenistan''ın yanıbaşında olduğu ve kaderi Asuri ya da Keldani Hıristiyanları ilgilendirdiği için Avrupalı devletler bakımından ilgi çekicidir. Ayrıca Güney Kürdistan, Britanya''nın manda yönetimi altına geçmesi ihtimali bulunan Musul ilinin bir bölümünü oluşturuyor. Ülkeyi Türkiye''den ayırıp, özerklik vermenin iyi olacağı düşünüldü. Ama ülke Türk yönetimine alışmıştır ve değişik bir koruyucu keşfedilmezse Türkiye''den ayrılması güç olacaktır.

Bugün de hedef Kürtler değil, onlar üzerinden Büyük İsrail, Büyük Ermenistan ve diğer Hıristiyan unsurlardır.

Maalesef yıllardır üzerimizde oynanan bu oyunu seyredip, tavizlerle, "çözüm" bulabileceğimizi zannettik. Ama asırlık hesaplaşma günü geldi. Bu hesabı hakkıyla görmek için Türkiye''nin bir an önce aklını başına toplaması gerekmektedir.