İstihbarat18 Ağustos 2005 00:00

Talabani ve Barzani''nin İsrail ilişkileri - Arslan Bulut

ABD''nin bütün eylem ve söylemleri, özellikle Türkiye''den talepleri, Irak işgalinin nihai olarak Türkiye''yi hedef aldığını göstermektedir. ABD''nin eski Ankara Büyükelçisi Pearson, Türkiye''nin Doğu ve Güneydoğusu dahil Bağdat''a kadar uzanan toprakların tek bir ekonomik bölge olması gerektiğini söyledikten sonra, Barzani''nin İnternet sitesinde, "Bu coğrafya, siyasi olarak da tek bir bölge olacak, Türk askeri işgal ettiği Kuzey Kürdistan''dan çekilecektir" denilmişti. İşte, Özal''ın beslediği Talabani ve Barzani''nin gerçek durumu böyledir. Hatta, Barzani''nin kurduğu ilk ordunun eğitimi bile Türk subaylarına yaptırılmıştı! acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadanaproxennatrium site naproxen kruidvatcialis forum cialis prodaja cialis bez receptasymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectscialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon

Türkiye, Talabani ve Barzani''nin kurduğu kukla devlet yüzünden huzursuz!
Irak''ta Anayasa taslağındaki federalizm maddesi üzerinde anlaşmanın sağlanmaması üzerine, Talabani, Washington''dan yardım istedi. ABD Genelkurmay Başkanı Richard Myers''ı Irak''a davet eden kukla Devlet Başkanı Celal Talabani, Bağdat''ta Myers ile görüştü. Myers, ABD''nin Irak''a olan desteğini sonuna kadar sürdüreceğini söyledi. Talabani, "ülkenin özgürleştirilmesinde" oynadıkları rolden dolayı işgalci güç ABD''ye teşekkür etti.


Irak''ta neler olduğunu anlayabilmek için tarihi arka planı iyi bilmek gerekir. İsrailli yazar Skhoma Nakdinon, "Irak ve Komşu Ülkelerde MOSSAD- İsrail ve Kürt Hayallerinin Çöküşü" adlı kitabının girişinde, 1948''den beri, MOSSAD''ın Kuzey Irak''ta bazen İran ile bazen ABD ile bazen her ikisi ile birlikte hangi operasyonları yaptığını anlatır!
Nakdinon''un verdiği bilgiye göre İsrail''in Kürtler ile ilk temasını, geçmişte Osmanlı''ya ihanet eden Bedirhan''ın torunu Kamuran Ali Bedirhan, Paris''teki İsrail Büyükelçiliği''nde istihbarattan sorumlu Yarbay Bin David ile görüşerek başlatmıştır. Bedirhan, o dönemde bile çok uluslu bir Orta Doğu''nun oluşacağına inanıyordu.
Bedirhan, 1958''de İran İstihbarat Servisi SAVAK''ın daveti üzerine Tahran''a yerleşti. Orada Lübnanlı politikacı Sami Sulh ile tanıştı. Sulh, Bedirhan''a, Suriye, Irak ve Lübnan''ın federal birlik halinde birleşmesi, daha sonra bu birliğe Kürdistan, Hicaz, Yemen, Türkiye ve İran''ın katılması ve nihayet ilk fırsatta İsrail''in de birliği dahil edilmesi hakkında fikirlerini anlattı. Sulh, aynı planı daha önce Paris''teki MOSSAD temsilcisine sunmuştu.
MOSSAD temsilcisi Bin David, Bedirhan''a, Sulh''un planına yeni bir fikir eklemesini önerdi. Bu fikir, Arap Birliği kavramının yerine Orta Doğu Birliği kavramının kullanılması idi!
Barzani ve Talabani, örgütlendikleri günden beri İsrail''in askeri eğitim ve mali yardımlarından bu hayal uğruna faydalandı. Talabani ve Barzani''ye İsrail yardımları, Şah döneminde İran üzerinden yapıldı.
İşte bugün Büyük Orta Doğu diye karşımıza çıkan proje, 20''nci yüzyılın başında İngiltere''nin tasarladığı, 1958''de Sami Sulh ve Bedir Han''ın hatırlatmasıyla MOSSAD''ın geliştirdiği ve sonunda ABD''nin benimsediği bir fikirdir!
Cohen, kitabında kendisi gibi bir Yahudi olan Bernard Lewis''in, Akşam gazetesinde 1996 yılında açıkladığım Ortadoğu Birleşik Devletleri senaryosunun altını çizmiş oluyor! Lewis''in gösterdiği haritadaki ülkeler ile Cohen''in kitabında saydığı ülkeler aynıdır!


İdeolojik mimarlığını Bernard Lewis''in yaptığı "İstanbul başkentli Ortadoğu Birleşik Devletleri Federasyonu" fikri Özal tarafından bellli belirsiz bir şekilde ortaya atılmışsa da ilk olarak Talabani tarafından seslendirilmişti. Talabani, 1996 yılı Mayıs ayında, "Hayalim İstanbul''un başkent olduğu Ortadoğu Birleşik Devletleri''dir" diyordu.
Daha sonra, İsrail''in girişimiyle Türkiye, Irak, İran''ın yarısı, Suriye, Lübnan, Ürdün, İsrail, Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri, Yemen ve Mısır''ın tek bir federasyonda birleştirilmesi açıkça ortaya konulmuş; buna yönelik olarak Ortadoğu Güvenlik ve İşbirliği Konferansı hazırlanmıştı. Özal''ın ölümü bütün bu planları altüst etmişti.
İşte "Büyük İsrail" dedikleri bu Ortadoğu Birleşik Devletleri''dir...


ABD''nin bütün eylem ve söylemleri, özellikle Türkiye''den talepleri, Irak işgalinin nihai olarak Türkiye''yi hedef aldığını göstermektedir. ABD''nin eski Ankara Büyükelçisi Pearson, Türkiye''nin Doğu ve Güneydoğusu dahil Bağdat''a kadar uzanan toprakların tek bir ekonomik bölge olması gerektiğini söyledikten sonra, Barzani''nin İnternet sitesinde, "Bu coğrafya, siyasi olarak da tek bir bölge olacak, Türk askeri işgal ettiği Kuzey Kürdistan''dan çekilecektir" denilmişti.
İşte, Özal''ın beslediği Talabani ve Barzani''nin gerçek durumu böyledir. Hatta, Barzani''nin kurduğu ilk ordunun eğitimi bile Türk subaylarına yaptırılmıştı!


Büyük İsrail planının gerçekleşebilmesi için, önce Türkiye''nin yönetim yapısının değiştirilmesi gerekir. İşte bugünlerde, Türkiye''nin temellerini tartışanlar, bu fikrin figüranlarıdır. Tabii fotoğrafı böyle tespit edince, her şey bitmiş zannedilmemelidir. Ortadoğu denilen bölgede, dengeler bir gün içinde değişebilir ve değişecektir. O zaman, ABD-İngiltere-İsrail işbirlikçisi Talabani ve Barzani ve bu ikisinin peşinden gidenler, "yer yarılsa da içine girsek" diyecek duruma düşeceklerdir.