Siyaset16 Ağustos 2005 00:00

“Önce Vatan” Diyeceksin - Yıldırım Koç

Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin en büyük tehditleriyle karşı karşıyadır. Amerikan emperyalizmi ve Avrupa Birliği emperyalizmi bugün Türkiye’yi parçalama çabası içindedir. Emperyalistler, “insan hakları” ve “demokrasi” gibi kavramları kullanarak, insan haklarının ve demokrasinin temeli olan bağımsızlığı ve milli hakimiyeti (ulusal egemenliği) ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. İçimizdeki birçok hain de, emperyalistlerin bu çabalarına yardımcı olmaktadır, emperyalistlere uşaklık etmektedir. Emperyalistlerle ve onların ülkemizdeki uşaklarıyla mücadele etmek, her namuslu, şerefli, haysiyetli insanın birinci görevidir. Emperyalistlerle mücadele etmek, insanlık görevidir; ancak onun ötesinde, ekmeğimiz için de emperyalistlere karşı açık tavır almamız şarttır. Günümüzde, ekmek ve vatan mücadelesi bir bütündür. Milletimizin farklı kesimleri için, vatan mücadelesi verilmeden ekmek mücadelesi de verilemez. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetescialis forum cialis bez recepta cialis bez receptacialis walgreen coupon cheap cialis cialis couponcialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupondiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cards

İşçi misin? “Önce vatan” diyeceksin. Bugün Türkiye’de işçilerin en büyük düşmanı, IMF ve Dünya Bankası’dır. İşçi eylemlerinde yıllardır “kahrolsun IMF, bağımsız Türkiye,” “kahrolsun IMF, yaşasın Türkiye” sloganları atılmaktadır. Özelleştirmeler yaptırtarak işçimizi işsiz bırakan, devletimizi küçülttüren, işçi haklarının kısıtlanmasını isteyen güç, IMF’dir. IMF ise Amerikan emperyalistlerinin ve Avrupa Birliği emperyalistlerinin yönetimindedir, onların maşası veya aletidir. İşini elinden kaçırmamak, ekmeğini korumak isteyen işçi, herşeyden önce, hem vatanımıza, hem de ekmeğimize kasteden emperyalistlere karşı mücadele etmek zorundadır. İşgal altındaki Irak’ta sendika olsa ne olur, olmasa ne olur? Amerikan emperyalistlerinin çizmesi altındaki Irak’ta ücretler yüksek olsa ne olur, düşük olsa ne olur? İşçi sendikaları ancak ulusal konularda gereken duyarlılığı gösterirse, her milli davada ulusalcı ve anti-emperyalist bir çizgi savunursa, AB emperyalizminin ve ABD emperyalizminin ülkemizi parçalama çabalarına açık bir biçimde karşı çıkarsa, hem işçilere, hem de vatanımıza hizmet ederler. İşçi sendikaları, ancak o zaman toplumun saygısını, güvenini ve desteğini kazanabilirler. “Ben ücretimden başka birşeyle ilgilenmem” diyen işçi ve sendikacı, hem vatanına, hem de kendi namusuna ve  ekmeğine ihanet etmektedir. O nedenle, işçiysen, “önce vatan” diyeceksin.

Memur musun? “Önce vatan” diyeceksin. Bugün Türkiye’de memurların iş güvencesini ortadan kaldırmaya ve memur aylıklarının satınalma gücünü düşürmeye çalışan güç, IMF’dir. IMF, emperyalizmdir. Namuslu, şerefli ve haysiyetli her memur, vatanına sahip çıkmak zorundadır; demokrasiyi yok ederek ülkemizi tepeden yönetmeye çalışan emperyalist güçlere karşı mücadele etmek zorundadır. Ayrıca, memur olarak kendi menfaatleri de böyle bir tavrı zorunlu kılmaktadır. Memur sendikaları, emperyalist güçlerin “insan hakları” ve “demokrasi” adı altında vatanımızı bölme çabalarına alet olursa, hem vatanımıza, hem de memurun ekmeğine ihanet eder. O nedenle, memursan veya memur sendikalarında yöneticisiysen, hem namusun, hem de ekmeğin için, “önce vatan” diyeceksin.

İşsiz misin? “Önce vatan” diyeceksin. Bugün halkımızın yoksullaşmasının, yatırımların durmasının, onbinlerce insanımızın işten çıkarılmasının, gençlerimizin iş bulamamasının sorumlusu, vatanımızın düşmanı emperyalist güçlerdir. İş bulmanın yolu, Türkiye’nin bütünlüğüne ve bağımsızlığına sahip çıkmaktan geçer. Türkiye’nin doğal hazinelerini yabancılara sömürtmeyip gerektiği gibi biz kendimiz değerlendirdiğimizde, yüzbinlerce işsizimize iş bulacak yatırımlar yapılabilecektir. Misyonere uşaklık ederek, emperyaliste yalakalık yaparak, hainlere hizmet ederek iş bulacağını zannedenler, namuslarını kaybederler. İş bulabilmenin yolu, “önce vatan” demekten geçmektedir.   

Emekli misin? “Önce vatan” diyeceksin. Emekli aylıkları bugün yetersizdir. Ancak IMF’nin dedikleri olursa, emekli aylıklarından da vergi kesilecektir, ele geçen para daha da azalacaktır. Ayrıca, IMF’nin ve Dünya Bankası’nın istediği yeni düzenlemeler yapılırsa, devletimizin sağlık hizmetleri de paramparça edilecek ve özelleştirilecektir. Bunun arkasından gelecek dönemde, ancak parası olanlar, sahip oldukları para kadar sağlık hizmetinden yararlanacaktır. Diğer bir deyişle, emeklileri çok zor günler beklemektedir. Bu zor günleri aşmanın yolu, Türkiye’yi ve emekliyi göçertmeye çalışan emperyalistlere karşı, vatanımızın bütünlüğünü ve bağımsızlığını, ulusumuzun bütünlüğünü ve egemenliğini savunmaktan geçmektedir. Emekliysen, emekli derneğinin yöneticisiysen, ekmek ve sağlık sorunlarını çözmek için, namusunu korumak için, tüm vatanseverlerle birlikte, millici anti-emperyalist cephede yerini alacaksın, “önce vatan” diyeceksin.

Öğrenci misin? “Önce vatan” diyeceksin. Emperyalist güçler yıllardır eğitim ve öğretim sistemimizi yönlendirmektedir. Türkiye sanki bir sömürgeymiş gibi, kendi vatanımızda kendi dilimizin dışında dillerle eğitim yapılmaktadır. Eğitim programları, kendi kültürel zenginliklerimizi kenara itmekte, emperyalistlerin propagandasını yapmaktadır. Gencimiz, binlerce yıllık tarihimizi öğrenmeden, Batı hayranı yapılmaktadır. Gençlerimizin öz güveni zayıflatılmaktadır. Eğitim ve öğretim ülkemizin ihtiyaçlarına göre planlanmadığından, yıllarca okuyan gençlerimiz, işsizliğe terkedilmektedir. Öğrenciysen, daha onurlu ve başarılı bir insan olabilmek için “önce vatan” diyeceksin.

Esnaf-sanatkar mısın? “Önce vatan” diyeceksin. Her gün çok sayıda bakkal, manav, kasap, kırtasiyeci, manifaturacı kepenklerini indirip, dükkanını tasfiye ediyor. Onbinlerce esnafımız ve sanatkarımız, siftah etmeden dükkan kapıyor. Medyanın körüklediği yabancı mal hayranlığı ve çoğu yabancı güçlerle bağlantılı büyük mağazalar nedeniyle, iflaslar birbirini kovalıyor. Esnaf-sanatkarsan, ekmeğin ve onurun için, “önce vatan” diyeceksin. Esnaf-sanatkar odalarının yöneticisiysen, üyelerine hakkıyla hizmet edebilmek için, önce Türkiye’nin bütünlüğüne ve bağımsızlığına sahip çıkacaksın ve “önce vatan” diyeceksin.

Çiftçi misin? “Önce vatan” diyeceksin. IMF’nin ve Dünya Bankası’nın, yani vatanımızı parçalamaya çalışan emperyalistlerin aletlerinin en önemli talebi, Türkiye’de çiftçinin çökertilmesi ve Türk tarımının üretken gücünün tahrip edilmesidir. IMF’nin isteği doğrultusunda Tekel özelleştirildiğinde, 600 bin tütün üreticisi mahvolacaktır. Aynı durum, hayvancılığımız, şeker pancarı üretimimiz,  devlet üretme çiftliklerimiz (TİGEM’ler), tohumculuğumuz için de geçerlidir. Çiftçinin derdinin birinci sorumlusu emperyalizmdir. Çiftçiysen, namusunu korumak ve aç kalmamak istiyorsan, “önce vatan” diyeceksin. Türkiye Ziraat Odaları Birliği ve ziraat odası yöneticisiysen, üyeni korumak istiyorsan, üyenin ekmeğini, namusunu, şerefini bir bütün halinde koruyacaksın ve “önce vatan” diyeceksin.

Sanayici misin? “Önce vatan” diyeceksin. Türkiye 1 Ocak 1996 tarihinde Avrupa Birliği ile gümrük birliğine girdi. Aynen 1838 Baltalimanı Anlaşması gibi, sanayimize büyük darbeler indirildi. 2005 yılından sonra, emperyalistlerin denetimindeki Dünya Ticaret Örgütü’nün bazı yeni kararlarının uygulanmasıyla birlikte, bu sıkıntılar daha da artacak. Emperyalist güçler, kendi ellerindeki stok fazlalarını Türkiye’de eritmeye çalıştıkça, yabancıların uşaklığını yapmayan sanayicimiz perişan edilecek. Sanayicimiz de, hem şerefi ve namusu için, hem de işyeri için, “önce vatan” demelidir. 

Atalarımız boyunduruk yaşamadı. Tarihimizde yabancı hiçbir güç, bu topraklarda bizim üzerimizde hakimiyet kuramadı. Şimdi saldırılarını iyice yoğunlaştırdılar. Saldırganlarla işbirliği yapan haindir. Saldırılar karşısında karşısında susan ve vatanına sahip çıkmayan, namusuna saldırıldığında sesini çıkarmayan, şerefsizdir. “Önce vatan” demeyen veya deme cesaretini gösteremeyen, namusunu da, ekmeğini de yitirecektir. Namusunu ve ekmeğini savunanın bugün birinci görevi, “ÖNCE VATAN” demek ve onun gereklerini yerine getirmektir.