Filistin: Açık Cezaevi
<P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana">''İsrail hükümeti, işgal altındaki Filistin topraklarını çevreleyen bir duvar inşa ediyor. Duvar, Berlin Duvarı'ndan 3 kat daha yüksek ve yaklaşık 700 kilometre uzunluğunda. Yani Londra-Zürih arasındaki kadar bir mesafe. Uluslararası hukuka göre bu duvar yasadışı ve Filistin topraklarını dünyanın en büyük açık cezaevine çeviriyor...'' diyor Banksy ve ekliyor: ''Ama graffiti sanatçıları için çekim merkezi haline getirdiği de kesin.'' Kimliğini gizleyen ve ülkesi İngiltere'de ''gerilla sanatçı'' adıyla tanınan Banksy, İsrail'in Batı Şeria'da kurduğu duvarın üstüne çizdiği 9 resimle gündeme gelmiş . Banksy, yaşlı bir Filistinlinin kendisine resimlerin duvarı güzelleştirdiğini söylediğini anlatıyor. Banksy daha teşekkür edemeden yaşlı adam ekliyor: " Biz duvarın güzel olmasını istemiyoruz, bu duvardan nefret ediyoruz. Evinize gidin...'' <?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p></SPAN></P><div style="display:none">renovation vejle <a href="http://blog.pelagicfm.com/page/renovation-nyborg-34Q">site</a> renova</div><div style="display:none">discount card prescription <a href="http://racindirt.com/store/">racindirt.com</a> prescription drugs discount cards</div>
ÖZGÜR ULUSOY İREM SAĞLAMER
Yahudi yerleşimcilerin Gazze Şeridi'nden ayrılmasını isteyen İsrail, ilk kez 38 yıldır işgal altında tuttuğu Filistin topraklarının bir bölümünden çekilmiş olacak. 45 kilometre uzunluğundaki, 10 kilometre genişliğindeki Gazze Şeridi'nde işga l sona erecek....
Filistinliler hiç kuşkusuz, yerleşimcilerin topraklarından ayrılmasını sevinçle karşılıyor. Ancak çekilmenin daha karanlık bir geleceğin habercisi olmasından da endişe ediyorlar.
Çekilme kararını veren kişi Ariel Şaron olunca, Filistinlilere ve siyasi gözlemcilere Ortadoğu'da eşine pek rastlanmayan bu ''tarihi'' adımı kuşkuyla karşılamaktan başka seçenek kalmıyor. Gazze Şeridi'nden ''kurtulmak'' isteyen Başbakan Şaron'un kararı, iki devletli bir çözüm sürecinin sonu olarak görülüyor. Şaron'un asıl amacının, Araplardan arındırılmış Yahudi devletinin sınırlarını tek taraflı olarak çizmek olduğu vurgulanıyor.
Öncelikle Şaron kararı, Filistinli ''ortakları'' by-pass ederek ABD desteğinde tek başına aldı. 1967'de işgal edilen toprakların hepsinin elde tutulmasının zor olduğunu gören Şaron'un, bu adımla Gazze'ye karşılık Kudüs'ün tamamıyla Batı Şeria'nın önemli bir bölümünü ilhak etmek istediği yorumu yapılıyor.
Bush ilhakı onaylamıştı
Bu yorumun yapılması boşuna değil. Şaron, Gazze'deki 21 Yahudi yerleşim birimiyle Batı Şeria'nın kuzeyindeki 4 küçük yerleşimi boşaltırken Batı Şeria'daki büyük yerleşim birimlerindeki (Ariel, Maale Adumim vb.) varlığını güçlendiriyor.
ABD Başkanı George Bush da İsrail'in 1967'de işgal ettiği toprakların tamamından geri çekilmesinin ve Filistinli mültecilere geri dönüş hakkı tanımasının gerçekçi olmadığını söylerken, Şaron'un Batı Şeria'nın büyük bir bölümünü ilhak planına yeşil ışık yakıyordu. Şaron'un Filistin topraklarına giren ve Uluslararası Adalet Divanı'nın aksi yöndeki kararına karşın devam ettiği ''duvar'' inşasına da ABD'den itiraz gelmedi. Filistinlilerin, devletlerinin başkenti olarak gördükleri Doğu Kudüs bu duvarın içinde kalıyor.
Şaron'un birkaç bin Yahudiyi bölgeden uzaklaştırma kararının altında İsrailli eylemci Michael Warsçavski' ye göre bir ''Gazzeistan'' kurulması planı yatıyor. Bu, Şaron'un işgal altındaki toprakları ''kantonlara bölme'' politikasının bir parçası. Arap basınının tanımıyla Filistin toprakları ''büyük İsrail denizinde takımada'' olacak. Diğerlerinden koparılacak her ''ada'', İsrail bölgeleriyle sarılı olacak. Filistin devletini oluşturacak bu ''adacıklar'', yeni inşa edilecek yollar, köprüler ve tünellerle birbirine bağlanacak.
Çekilme kararının açıklandığı 2004'ten beri ''terörle mücadele'' havasını da arkasına alarak Gazze Şeridi'ne çeşitli kereler saldıran İsrail ordusu, çekilme işleminden sonra Gazze'yi kuşatmaya devam edecek, istediği zaman ''operasyonlar'' düzenleyebilecek. Şimdiye kadar bir açık hava cezaevinde yaşadıklarını söyleyen Filistinliler, yalnızca işgalin niteliğinin değişeceğini düşünüyorlar.
Bu nasıl özgürlük?
Hava sahası, sınırlar, deniz, altyapı İsrail kontrolünde kalacak. Balıkçılar yine istediği gibi avlanamayacak. Filistinlilerin tek komşuları Mısır'la bağlantıları kesilecek, Gazze Şeridi'nden bütün giriş çıkışlar İsrail'e olacak, İsrail istediği zaman giriş çıkışları kapatacak. Tarım ürünlerinin çıkışı, acil tıbbi malzemenin girişi, sıkı kontrollere tabi tutulacak. Ekonomi böylece tamamen İsrail'in insafına kalacak.
İsrail 2004'ten beri ''terörün altyapısını çökertmek'' amacıyla Gazze Şeridi'ne düzenlediği operasyonlarla evleri, yolları, elektriği, kanalizasyonu ve ekonomiyi de zaten çökertmişti. 2000'den beri uygulanan ekonomik kuşatma ise Gazze Şeridi'nde yaşayan Filistinlileri iyice yoksullaştırmıştı.
İsrail'in, Gazze Şeridi'nin yüzde 40'ını kapsayan 8 bin 500 Yahudi yerleşimciyi boşaltırken, 1 milyon 300 bin yoksul Filistinli nüfusuna karşı bütün sorumluluklardan kendisini arındırmayı planladığı belirtiliyor. Filistinliler, ekonomisi olmayan bir Gazze Şeridi'nde İsrail'in izin verdiği gıda yardımıyla nasıl yaşayacaklarını kara kara düşünüyor. Bazı Filistinliler, yerleşimcilerin gitmesiyle, aç kalmaktan, temiz su bulamamaktan korkuyor. Yerleşimciler giderken temiz su altyapısının yıkılmasından ya da suların zehirlenmesinden endişe ediliyor.
Filistinliler, Gazze'den çekilme karşılığında kendilerine ne gibi bir bedel ödettirileceğini soruyor.
Yerleşimcilerin işgal topraklarından çıkarılması kendi direnişlerinin bir ürünü mü yoksa Şaron'un kendileri için çizdiği kader mi? İşgale karşı on yıllardır direnen Filistinliler, kaderlerini Şaron'un ellerine teslim edecekler mi?
İşgal yorgunu yoksul toprak
Gazzelilerin çoğu günde 2 dolardan az bir parayla yaşıyor. İsrail'in sınırı sık sık kapatması yüzünden, dünyanın en yüksek nüfus yoğunluğuna sahip yerlerden birisi olan bölgede, işsizlik yüzde 50'yi aştı.
İsrail'in bugün çekilmeye başlayacağı Filistin toprağı Gazze'nin tarihi ve günümüzdeki koşulları kısaca şöyle:
* Akdeniz'in güneydoğu kıyısındaki Gazze, 45 kilometre uzunluğunda, 10 kilometre genişliğinde, kuzey ve doğusunda İsrail, güneyindeyse Mısır'ın Sina Yarımadasına komşu bir toprak parçası.
* Gazze'de 1.3 milyon Filistinli yaşıyor ve bunların yarısından çoğu İsrail'le geçmişte yapılan savaşlarda mülteci durumuna düşmüş aileler. Gazze, dünyanın en yüksek nüfus yoğunluğuna sahip yerlerinden biri.
* Gazze'deki 21 yerleşimde 8 binden fazla Yahudi yaşıyor. Yerleşimleri Gazze'nin yüzde 33'ünü işgal ediyor.
* Gazzelilerin çoğu günde 2 dolardan az bir parayla yaşıyor. İsrail'ın sınırı sık sık kapatması yüzünden bölgedeki işsizlik yüzde 50'yi aştı.
* 3 bin yıldan fazla süredir yerleşimin olduğu Gazze, antik uygarlıkların kavşak noktasında bulunuyor. Hz. Muhammed' in dedesinin mezarının burada bulunduğuna inanılıyor.
* Gazze, 1948'de İsrail'in kurulmasıyla sonuçlanan Arap-İsrail savaşında Mısır'ın denetimine geçti.İsrail'in işgalinde bulunan topraklardan ayrılan yüz binlerce Filistinli mültecinin gelmesiyle nüfusu 1948-49'da üç katına çıktı.
* Mısır yönetimi altındaki Gazze, İsrail'e karşı militan Filistin muhalefetinin yerleştiği bir yere dönüştü.
* İsrail, 1967 savaşında Batı Şeria, Golan Tepeleri ve Sina Yarımadası'yla birlikte Gazze'yi de ele geçirdi. Yerleşimciler Gazze'ye yerleşmeye 1970'lerde başladı.
* Filistin Kurtuluş Örgütü gerillaları, 1967-70 arasında Gazze'de etkin hale geldiler ve bu İsrail'in mülteci kamplarına sık sık saldırmasına yol açtı.
* İlk intifada 1987 Aralık ayında Gazze'de başladı.
* İsrail'le yapılan geçici barış anlaşmaları sonucunda, sınırlı yetkilere sahip Filistin yönetimi 1994'te kuruldu.
* İkinci intifadanın başladığı 2000'den beri, Filistinli militanlar Gazze'deki Yahudi mültecilere ve askerlere binlerce kez saldırdılar.
* İsrail, militanlara karşı birçok hava saldırısı ve operasyon düzenledi. Bu saldırılarda çok sayıda sivil de öldü. İsrail'in evlerini yıkması ve tarlalarını tahrip etmesi yüzünden binlerce Gazzeli evsiz ve geçimlerini sağlayacak kaynaktan yoksun kaldı.
* 2005 Şubat ayında yapılan ateşkes bu saldırıları önemli ölçüde azaltsa da Gazze'deki şiddet sona ermedi.