Başbakan uyutuyor - Rıza Zelyut
Başbakan Erdoğan'ı da onun danışmanlarını da kutluyorum.Sorun icat ederek gerçek sorunları uyuttukları için...Basına yansıyan tartışmalara bir bakın: Türkiye'nin temel sorunu, 'Kürt sorunu' imiş gibi takdim ediliyor.Halbuki HADEP'in aldığı oy belli... Yüzde 5'i bile bulmuyor.İşte bu yüzde 5 kazığına bütün milleti bağladılar, orada dolap beygiri gibi döndürüp duruyorlar.Halka gidin de sorunu görünBir hafta boyunca Anadolu'yu dolaştım. İstanbul'dan çıkıp Bolu'ya oradan Ankara'ya, oradan Kırşehir, Kayseri, Sivas, Tokat, Samsun, Sinop, Kastamonu...symbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenacleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgkamagra kamagra 100mg kamagra gel
Bunca bölgenin bir yerinde gördüğüm sorunu başka yerlerde de aynen buldum.
Halkımız gerçekten sıkıntıda... Esnafın ağzını bıçak açmıyor... İşlerin 2001 krizinin yaşandığı dönemden çok daha kötü olduğunu söylüyor çoğu... Oteller de öyle...
Bazı noktalar, bazı kişiler iyi... Büyük çoğunluk derin bir umutsuzluğa yelken açmış... Anadolu'nun temelini oluşturan tarım ve hayvancılık hızla geri gitmiş. Köylü ürettiğini satacak yer bulamıyor. Eskiden Toprak Mahsulleri Ofisi'ni kurtarıcı gibi gören çiftçi, şimdi tüccarın eline bırakılmış. Tokat'ta, meyve suyu işletmecisi şeftalinin kilosuna 5 kuruş, evet 5 kuruş onermiş. Çiftçi öfkelenmiş, ürünü hayvanlara yedirmeye çalışıyor.
2 yıl önce buğdayı 400 bin liradan sattık diyor Kırşehirli çiftçi. Şimdiki fiyatı sadece 25 yeni Türk kuruşu. Yani 250 bin eski kuruş...
Mazot üç misline çıkmış, gübre iki katını aşmış, çiftçinin cebine giren para 2 yıl öncesine göre geriye gitmiş. AKP'liler boş yere gülücükler dağıtıp başarı nutukları atmasınlar. Kırsal alanda bu partiye oy verenler bin pişman. 'Hay ellerim kırılsaydı da bunlara oy vermeseydim.' diyenden geçilmiyor.
İnanmayan için işte köylü orada duruyor, gidin bir halini görün o insanların da ondan sonra Türkiye'nin sorununun ne olduğunu anlayın.
Uyanacaklar
Sık sık Anadolu'da, Trakya'da dolaşırım. Bunca hükümetler gördüm. Bir gazeteci olarak halkı hiç bu kadar sıkıntılı bulmadım. Tokat'ın bir köyünde açlıktan sararan çocuklar gördüm. Bir lokma ekmeğe muhtaç hale gelmiş ailelerin sayısı eskisinden çok çok fazla. Bunları hükümeti eleştirmek için söylemiyorum; halkın halini arz ediyorum:
Sayın Başbakan! Şu Kürt sorununu bırak da Anadolu'nun sorununa bir el at. Biliniz ki bu ülke sadece büyük sermayenin işleri ile sınırlı değil. 70 milyonun karnını ithal yiyeceklerle doyuramazsınız. İthal malı sizin tanıdıklarınız alabilir ama bizim öyle tanıdıklarımız var ki bir ekmek bile alabilecek durumda değil. Yüzde 5'lik bir şirret takımının peşine düşüp yüzde 90'ı unutmayın. Yine unutmayın ki o kesimin oyu sizi iktidarda tutmaya yetmeyecektir. Bir yıl içinde seçime gideceğinizi tahmin ediyorum. O zaman kimden oy isteyeceksiniz...
Tarımın ve hayvancılığın çöküşü en fazla büyük şehirlerin varoşlarını vuracak. Türbanın altında kalmış olsalar bile açlık onlara da 'Ne oluyoruz?' dedirtecek ve oylar gidecek...
Şu aydınlar
Kürt konusunu Türkiye'nin birinci sorunu haline getirenlerin içinde kendisini aydın sayanlar da var. Bunların da düşünmesini istiyorum: Nasıl olur da yüzde 5'in sorunu yüzde 95'in sorunundan daha önemli olur? Türkiye'yi Ermeni sorunu-Kürt sorunu çıkmazında boşa zaman yitirtenler, acaba hayatları boyunca şu milletin içine girip de onlarla hemhal olmuşlar mıdır? Aydın olmak milletine yabancı, ülkesine düşman olmak demek midir? İnsan kendi halkından bu derece mi uzağa düşer?
Gerçek de sonuç da ortada: Hükümet, sadece işbirlikçi sermayenin değirmenine su taşıyor ve milletten ağır vergilerle topladığı parayı IMF'nin kasasına akıtıyor. Halk acından ölüyor. Bunu gizlemek için de bir bölük adamla işbirliği yapan Başbakan Erdoğan gündemi değiştiriyor; millete ninni söylemeye devam ediyor. İnanmayan gitsin Anadolu'ya da şehirlerin, köylerin derin sıkıntısını görsün...
Elbette gözü var ise...