Siyaset15 Ağustos 2005 00:00

Güneydoğu Sorununda ‘Esas Mesele’ - Erol Manisalı

Türkiye'de Kürt sorununun çözümünde esas darboğaz, ''bölgede Batı emperyalizmine karşı durup duramama sorunudur'' . Emperyalizmin ''etnik ayrıştırma-etnik çatıştırma'' tuzağına düşenler sorunlarını çözemezler. Bu sorunların biri bitti sanılırken bir diğeri başlatılır. Kuzey Irak'ta Kürtler ABD ve İngilizlerle, yani emperyalist güçlerle işbirliği yaparak sorunlarını şimdilik çözdüklerini sanabilirler. En büyük yanılgı da budur. Emperyalizmin bölgedeki Arap ülkelerine, İran'a ve Türkiye'ye karşı maşası haline gelerek sorunların çözüldüğünü sanmak, ''yarının daha büyük sorunlarını hazırlamaktır'' . Ortadoğu'nun Batı emperyalizminin eline geçmesi, Kürt sorunu da dahil olmak üzere, bölgede hiçbir sorunu çözmez. Aksine, bölgenin sömürgeleşmesinin altyapısını hazırlamış olur. cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmacienew prescription coupons lilly cialis coupon online cialis coupons

- AKP hükümetinin Diyarbakır toplantısındaki durumunu bu açıdan değerlendirmek gerekir. PKK uzun yıllardan beri ABD (ve Batı'nın) işbirliği ve desteği ile bölgede eylemlerini sürdürmektedir.

Emperyalizmin bölgedeki uzantısı durumuna düşmüştür.

- Hükümetin ABD (ve Batı) ile işbirliği ve yakınlığı yadsınamaz bir gerçektir. AKP hükümeti, ABD ve Batı'nın bölgedeki planlarına karşı çıkmamakta, üstelik onunla işbirliği yapmaktadır.

- Cemil Çiçek 'in, '' Özal 'ın bölge politikasını'' savunması çok ilginçtir. AKP hükümeti George Bush 'la birlikte Özal'ın, W.W. Bush ile yapamadıklarını yapmak istemektedir.

Özal'ın yanılgısı...

Özal'ın en büyük yanılgısı, emperyalist ABD ile birlikte bir komşu ülkeyi işgal etmek istemesiydi. ABD ve AB'nin bölgedeki maşası olacaksınız; maşa olmak istemeyenleri ''terörü yaratmakla suçlayacaksınız'' !.. Ne tarafından bakarsanız bakın, sakat bir yaklaşım:

 

1) Emperyalizmin maşası, uşağı oluyorsunuz.

 

2) Onların komşularınızı işgal planlarına ortaklık ediyorsunuz.

 

3) Bölgedeki iç kargaşayı ve savaşları körükleyen bir ülke durumuna düşüyorsunuz.

 

Özal'ın planı gerçekleşmiş olsaydı Türkiye PKK'nin durumuna düşmüş olurdu. Ordu Özal'a bu nedenle tepki gösterdi. Hatta bu Meclis bile 1 Mart tezkeresini bu nedenle reddetti.

Barışın koşulları mı?

Barışın koşulları antiemperyalist duruştan geçer. Türkiye Cumhuriyeti de, Kürt örgütleri de emperyalizme karşı bir cephede birleşmek zorundadırlar. Yönetimler, yasa içi ve dışı örgütler Batı emperyalizminden medet umarak onunla işbirliği yaptığı sürece bölgede barış olamaz. Önce bu gerçeğin herkes tarafından anlaşılması gerekir.

 

Düşününüz: Bugün Ortadoğu'da sömürgeciliğin en aktif öğelerinden biri olan İngiltere bile Irak'tan askerlerini çekme planları içine girmiştir. Karşı karşıya kaldığı terörün ''emperyalizmin kaçınılmaz bir sonucu olduğunu'' İngiltere bile itiraf etmeye başlıyor. Ama bizim içimizdeki işbirlikçiler hâlâ ''esas meseleyi'' görmek istemiyorlar.

 

- Birinci Körfez krizinde Orgeneral Torumtay 'ın istifası, ''emperyalizme karşı bir duruştur'' .

 

- 1 Mart tezkeresinin reddi yine bu duruşun simgesidir.

 

Şimdi kalkıp birileri, ''terörü durdurmak için emperyalizmin maşası olalım'' diyebiliyorlar.

 

Terörün, emperyalizmin sonucu olduğunu göremeyen hükümetler, hiçbir sorunu çözemezler. Hele kendileri de aynı çevrelerle işbirliği içindeyseler...