Siyaset8 Ağustos 2005 00:00

Türkiye hudutları yol geçen hanı mı? - İsrafil KUMBASAR

BÖLÜCÜ örgütün ''askerlik şubesi'' gibi faaliyet gösteren bazı ''sözde'' sivil toplum kurumları tarafından devşirilen terörist adayları, ''sülüslerini'' alır almaz, ''üstlerinin'' gözetiminde ''onar'', ''yirmişer'' gruplar halinde ''ellerini kollarını sallayarak'' Türkiye''nin hudutlarından geçiriliyorlar!.. Kandil Dağı''nda konuşlanmış olan birliklerine ''sağ-salim'' bir şekilde teslim edilen ''acemi'' teröristler, bölücü örgütün subayları tarafından ''6 aylık'' yoğun bir eğitime tabi tutuluyorlar!.. ''Amerikan yapımı'' her türlü silahın kullanımını en ince ayrıntısına kadar öğreniyorlar!.. acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacialis walgreen coupon cialis discount cialis coupondiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards

''Yol kesme'', ''pusu kurma'', ''adam kaçırma'', ''mayın döşeme'', ''havaya uçurma'', ''bebek kurşunlama'', ''canlı bomba olma'' gibi ''silahlı propaganda'' taktiklerinde uzmanlaşıyorlar!..
''Silahlı eylem'' yapmaya hazır hale gelen katiller, ''pratiğe'' geçmek için, iktidar sahipleri tarafından İmralı''daki konutunda ''el bebek-gül bebek'' misali ağırlanan ''Ağır Konuk''tan gelecek olan talimatları beklemeye koyuluyorlar!..
''Amerikan helikopterlerinden'' atılan erzakları tüketiyor, ''gitarcı çocukların'' çaldığı nağmeleri dinleyerek stres atıyor, ''birbirlerine'' tecavüz ederek rahatlıyorlar!..




''Talimat'' ulaşır ulaşmaz hemen harekete geçen katiller, yanlarındaki ''erzak'' ve ''mühimmat'' ile birlikte ''düzenli sürüler'' halinde yeniden yollara düşüyorlar!..
''Rap-rap'' yürüyerek, ''ellerini kollarını'' sallayarak, ''güle oynaya'' Türkiye''nin hudutlarından içeri giriyorlar!..
Yüzlerce kilometre ileride bulunan ''toplanma noktalarında'' buluşuyorlar!..
''Eylem planlarını'' son bir kez daha gözden geçirdikten sonra, ''sıradan'' bir vatandaştan daha özgür bir şekilde memleketin dört bir yanına dağılıyorlar!..
Şemdinli''de ''karakol basıp'' askerleri şehit ediyorlar, Bingöl''de ''Vali''nin aracının'' geçtiği yola mayın döşüyorlar, ''Belediye Başkanı''nı dağa kaldırıyorlar, Tunceli''de yol kesip ''vatandaşı'' soyuyor, ''asker'' kaçırıyorlar, Pendik''te ''çöp bidonuna'' bomba yerleştiriyorlar, Kuşadası''nda ''turistlerin bindiği'' minübüsü havaya uçuruyorlar!..
Sonra ne mi yapıyorlar?..
''Hiçbir şey olmamış gibi'', yine ''ellerini kollarını sallayarak'' Türkiye hudutlarından geçip Kandil Dağı''nın yolunu tutuyorlar!..




- "Türkiye''nin sınırları bu kadar sahipsiz mi?..".
- "Görünüşe göre öyle!..".
- "Yasalara göre, Türkiye''nin sınırlarını koruma ve kollama görevi kimin?..".
- "Türk Silahlı Kuvvetleri''nin!..".
- "Peki, Türk Silahlı Kuvvetleri''ni sevk ve idare edenler ne yapıyorlar?..".
- "Daha çok yetki istiyorlar?..".
Evet!..
Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından ''Avrupa Birliği''ne uyum'' adı altında çıkarılan ve Türkiye''nin bağımsızlığını tehlikeye düşüren ''teslimiyet'' yasalarına ses çıkarmayan, hatta "Egemenliğin devrini tartışmaya açmalıyız" diyen generaller, şimdi ''kısıtlı yetki''den yakınıyorlar!..
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, diyor ki:.
"TSK; halkı eski acılı günlere geri götürmeyi amaçlayan bölücü terör örgütüne karşı mücadelesini kısıtlanmış yetkilerine rağmen özveriyle sürdürmektedir ve sürdürmeye devam edecektir!..
Bu mücadele, TSK ve diğer kuvvetleri yanında, bütün halkımızın, yöneticilerimizin ve sivil toplum kuruluşlarının da iştirakiyle, topyekun bir tarzda yapıldığında daha etkin olabilir!..".




Zavallı ''halkımız'' daha ne yapsın?..
Terör bir ''güvenlik'' meselesidir ve mücadele de ''güvenlik kuvvetlerinin'' işidir!..
Çıkarılan bütün ''ihanet'' yasalarına rağmen, Türk Silahlı Kuvvetleri terörle mücadele konusunda ''daha etkin'' önlemler almak istedi de ''namuslu'' siviller arasında "Hayır durun, yapmayın!.." diyen mi oldu?..
Bazı şeylerin yapılabilmesi için illa da ''kağıt üzerinde'' göstermelik bir takım düzenlemeler yapmak mı gerekiyor?..
Türk Silahlı Kuvvetleri, eli kanlı katillerin ''yuvalarını'' başlarına yıkmak için daha neyi bekliyor?..
Hadi diyelim, ''sınırötesi operasyonlarını'' göze alamıyorsunuz?..
Peki, sınırları da mı koruyamıyorsunuz?..
Bir zamanlar ''kuş uçmaz, kervan geçmez'' diye bildiğimiz ülkenin sınırları, son birkaç yıl içerisinde meğerse ''yol geçen hanına'' dönmüş de haberimiz yok!..
Sormazlar mı adama?..
Sınırları korumak için alınması gereken tedbirlerin ''artı yetki'' ile ne alâkası var?..
''Egemenliğin devrini'' bıraksak da, sizlerin şu ''görev'' ve ''sorumluluk'' anlayışınızı bir an önce tartışmaya açsak mı acaba?..
Ne dersiniz paşalar?..