ABD neden İncirliği istiyor? - Savaş Süzal
Irak’tan çıkacak olan ABD ordusu, müttefikleri Iraklı Kürtleri daha önce de yaptıkları gibi korumak için İncirliği istiyor. Bu gayet açık. Hatırlayın, İncirlik yıllarca ne için kullanıldı? Saddam Hüseyin’in Kürtleri yok etmesini önlemek için değil mi? Irak’ın kuzey ve güneyinde oluşturulan uçuşa yasak bölgeleri kollamada kullanıldı bu üs. Pekii, İncirlikten havalandığı ileri sürülen ABD helikopterlerinin PKK teröristlerine silah ve malzeme attıkları konusunda da basında haberler çıkmadı mı? Yani kağıt üzerinde PKK, ABD Dışişleri Bakanlığının uluslararası terör örgütleri listesinde ama bir yandan da Amerika’nın en yakın müttefiki Talabani ve Barzani’nin yıllardır koruması altında. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetescialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciediscount drug coupons click free discount prescription cardclaritin mazilo claritin tablete claritin mazilo
Bir haftaya kadar görevini yeni bakan Rice’a devredecek olan ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, Irak’tan Amerikan kuvvetlerinin bu yıl içinde ayrılmaya başlayacağını açıkladı. Powell’ın açıklamaları çok önemli. Zira ABD Ortak Kurmay Heyeti gibi bir önemli görev ardından, Dışişleri Bakanı olarak Amerika’nın 4 yıl baş diplomatlığı görevini yapan bu kişi, başından beri Irak Savaşına karşıydı. Powell bu uyarılarını sık sık Başkan Bush’a iletmiş ancak, NEOCON’cuların gündemi ile kendi gündemi buluşan Bush bu uyarıları dikkate almayarak, Pentagon’u etkisi altına alan gurubun yönünde hareket etmişti.
Powell’ın Amerikan PBS Televizyonuna yaptığı açıklamalarda önemli bir çok nokta vurgulanıyor. Bakan, Amerikan kuvvetlerinin kayıplarının arttığını, seçim sonunda Irak’taki şiddet hareketlerinin de tırmanacağını söylüyor ve Washington’un bundan kaygı duyduğunu belirtiyordu. Demek ki ABD, yangın yeri haline dönen Irak’ta ne olacağına aldırmadan, seçimlerin ardından ülkeyi kendi haline bırakıp oradan ayrılacak. Peki ABD’nin çıkışı planlanmış ve bu operasyon yürürlüğe girmişken Ankara’da buIrak’ta olacaklar konusunda çalışmalar var mı? Çok üzülerek ve korkarak olmadığını gösteren işaretler var diyorum.
Neden mi? Nedeni basit. Bakın geçenlerde uzun süredir gitmediğim ABD Dışişleri Bakanlığı günlük olağan basın toplantısına gittim ve iki soru sordum. Yanlış anlamayın kendimi sizlere çok cevval bir gazeteci olarak göstermeye çalışmıyorum. Aksine benim aklıma gelip sorduğum bir sorunun Ankara’da kamufle edildiğini öğrenmem beni korkuttu, onun için açıklamaya çalışıyorum. Kamufle edilmesi dedim, ABD Dışişleri basın toplantısında şimdi sözünü edeceğim soru ve yanıtının Ankara’ya ajanslar tarafından iletilmesine rağmen Türk Dışişlerinin, yanıtı bir gün önce verilmiş olan bu soruyu, sanki hiç olmamış, sorulmamış ve yanıtı verilmemiş gibi bir Amerikalı askere sorabilmesi bana kamufle gibi geldi. Dikkatinizi çekerim, cevap aranan Amerikalı asker Orgeneral de olsa, ABD sistemine göre sivil yönetimin emir kuludur, bir politik inisiyatifi olmaz ve olamaz. Ne yanıt aldıklarını bilmiyorum ama General Ebuzaid herhalde şaşırmıştır bu sorulara.
Benim ABD Dışişlerindeki sorum, PKK’lıların seçim sürecine katılıp katılmayacakları veya seçim sırasında oy kullanıp kullanmayacakları gibi basit, aklıma ilk gelen bir soruydu. Yanıt sözcüden geldi; “Bağımsız Irak seçim komisyonu buna karar verecek, karar mekanizması biz değiliz”. Yani işgal altındaki Irak’ta ABD’nin atadığı yöneticiler ülkede bir bağımsız seçim komisyonu oluşturmuş ve onlar da PKK’nın Irak Siyasetinde ne rol oynayacağına karar verecekmiş.
Ben bu soru ardından ikinci bir soruyla konuyu eşelemeye çalıştım. ABD’nin teröristlerle görüşmeme veya müzakere etmeme politikalarında bir değişiklik olup olmadığını sordum. Sözcü Adam Ereli, bu çizgilerinde bir değişiklik olmadığını söyledi. O zaman, Türk Basınında yer alan ve Iraklı Kürtler tarafından da doğrulanan, Amerikalı yetkililerin Irak’taki PKK Kamplarını neden ziyaret ettiklerini sordum. Yanıt açık ve netti, “haber yalan. Biz PKK’lılarla görüşmedik”. Bu durumda birileri ya Türkiye’yi dolduruşa getiriyor veya birileri çifte oyun oynuyordu.
Bu açıklamaları, bu kadar yıllık Washington deneyimime dayanarak ne anlama geldiğini yani tercümesini yaptım kendi kafama göre. Amerikalı yetkililer, “kardeşim bırakın PKK’yı, biz onları bulundukları yerden bile çıkarmaya gerek görmedik, zaten başımız direnişçilerle belada, onlara asker falan ayırmayız, ayıramayız, bugüne kadar nasıl idare ettinizse öyle idare edin” demek isterken, “bizim kürt kardeşlerimizi rahatsız falan da etmeyin ama, siz gene de İncirliği bize verin” demek istedikleri anlamını çıkardım. Burada durup düşünmekte yarar var. İyi güzel de Irak’tan çıkacak olan ABD ordusu neden İncirliği istiyordu Türkiye’den?
Aslında bunu tek başına değil de bir dizi olayla bağlıyarak irdeleyebilsiniz ve o zaman neler hazırlandığı ortaya çıkabilir. Irak’tan çıkacak olan ABD ordusu, müttefikleri Iraklı Kürtleri daha önce de yaptıkları gibi korumak için İncirliği istiyor. Bu gayet açık. Hatırlayın, İncirlik yıllarca ne için kullanıldı? Saddam Hüseyin’in Kürtleri yok etmesini önlemek için değil mi? Irak’ın kuzey ve güneyinde oluşturulan uçuşa yasak bölgeleri kollamada kullanıldı bu üs. Pekii, İncirlikten havalandığı ileri sürülen ABD helikopterlerinin PKK teröristlerine silah ve malzeme attıkları konusunda da basında haberler çıkmadı mı? Yani kağıt üzerinde PKK, ABD Dışişleri Bakanlığının uluslararası terör örgütleri listesinde ama bir yandan da Amerika’nın en yakın müttefiki Talabani ve Barzani’nin yıllardır koruması altında. Bir kavram kargaşası gibi.
Demek ki ABD, Türkiye’den, elinde tuttuğu tüfeği ağzına dayayarak intihar etmesini istiyor. Bunun dışında ortada bazı başka kımıldanmalar da var. Örneğin, çok değil geçen yaz, hakkında çıkan bazı suçlamalar nedeniyle kendi gazetelerinin birinci sayfalarından anonsları kaldırılmış olan ve Irak’ta havalanı inşaatlarında arabulucuk yaptığı belirlenen bazı tüccar gazeteci arkadaşlar, yeniden gazetelerinin ön sayfalarına geçti. Tesadüf mü yoksa olaylar unutuldu diye düşünüldüğü için mi? Bilmiyorum. Ya da gene bunları kullanılacaklar ve o yüzden ön plana çıkarılıyorlar. Hani bir zamanlar Washington’da davet edilerek özel röportajlar verilmişti bazılarına hatırlarsanız.
Ne tesadüfse bunlar dışında, geçmişte PKK lideri ile temas kurmaya çalışan, PKK televizyonlarına çıkan, Amerika’da sağlık açısından ikamet etmekte olan Fethullah Hoca’dan bazı taleplerde bulunan, ABD’deki bazı sözde bilim adamları da, yeniden sahnede. Hani şu Dışişleri Bakanı Gül’den aldıklarını Iraklı Kürtlere taşıyan kişiden veya kişilerden söz ediyorum. Anladınız kimi kasdettiğimi. Onları, kendileri gibi özel misyonları için ABD Başkentinde bulunan bazı gazeteciler tarafından aklayan röportajlar yapılması da ilgi çekici değil mi? Gördüğünüz gibi kadro tamamlanıyor Washington’da
Ankara’nın şimdi oturup planlara başlamasında yarar var. Irak seçimlerinin ne tür bir dandik seçim olacağı artık belli oldu. Sünniler seçimlere katılmıyor, Türkmenler ne olacak belli değil, Şii Başbakan Alevi gazetecilere rüşvet dağıyor kendilerini yazsın diye. İran bölgeye bir milyon kişi sokuyor. İsrail ajanları Kürt bölgelerinde cint atıyor. Ve Ankara, hala uzaktan sanki kıtalararası bir olayı seyrediyor gibi dürbünün tersi ile bakıyor olanlara. Beyler, kolları sıvayın, Türkmenleri yok eden bir planın ardından çıkabilecek belalara karşı oturun alternatif planlar üretin. Bu Irak işi hiç de iyiye gitmiyor. Şimdiden tedbirinizi almanız gerekmiyor mu?
¨ (Yeni muhafazakar anlamına geliyor. NEO Conservative )
14/OCAK/2005