Diyarbakır'a no-fly zone mu? Savaş Süzal
Bir de dikkatimi çeken bir başka nokta milliyetçi akımların yüksek olduğu kentlerde girişilen sabotaj eylemleri, APO yanlısı gösterilere benzer yeni tahrik olaylarının patlak vermesi. Hani Erzurum, Trabzon, Sıvas ve öteki kentlerde birileri milletin sabrını taşırıp, Ermeni olayına benzer bir toplu katliamı kışkırtıyor gibi geliyor. Tarihte benzeri olan olaylardan. Aklıma gelen bu kötü senaryolardan biri de sanki olaylarla bir kürt-Türk çatışması yaratıp da bizim de çanak tutarak Irak ta uygulanan uçuşa kapalı bölge olayının –nofly zone- benzerinin bizim Güneydoğu Anadolu bölgesinde hani Amerikalıların istediği gibi mıncıkladığı dünya örgütü Birleşmiş Milletler marifetiyle uygulamaya koymak istiyor olmasınlar?.coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardsabilify link abilifycialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer couponmicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mg
Bu yazıyı yazarken Washington’da Irak ile ilgili üçlü toplantılar başlıyordu. Bizimkilere göre konu, Irak’taki PKK teröristleri, Amerikalılara göreyse Irak ta daha geniş kapsamlı güvenlik sorunları. Bu toplantıların bence iki önemi var. Birincisi bu toplantılar nedeniyle Türk ve Amerikalı diplomatların karşısına oturacak Iraklı yetkililer kim olacak? Yazıyı yazarken Irak heyeti Washington’a henüz varmamıştı. Yani bu yetkililer hangi etnik guruptan? Sünni mi, Şii mi yoksa Kürt mü? Bizim duyumlarımız Irak tarafını kürt diplomatların temsil edeceği yönünde. Biliyorsunuz, Irak Dışişleri şimdilerde Iraklı kürt aşiretlere teslim de.
Kürtler aslında çoğunluktaki Şiilere rağmen bugün Irak’ı yöneten gurup. Washington’daki Irak büyükelçiliğinin askeri ataşesi de bir kürt general. Benim bildiğim Saddam’ın ordusunda bir iki kürt general vardı eskiden ama onlarda Ebu Garip cezaevinde şimdilerde. Bu ataşenin adı da Tuğgeneral Ramazan Abdullah. Hangi Harp okulundan mezun olupta generalliğe kadar böyle hızla yükseldiyse? Amerikalılar 250 kadar kürt peşmergeyi birinci Irak savaşı sonrasında buralara getirmiş ve eğitmişti. Bizimkiler Şuralarda falan boğuşurken onlarda hızla 10 sene içinde general olup çıkmışlar gördüğünüz gibi.
Gelelim Washington toplantısına. ABD Dışişleri bakanlığı sözcüsünün açıklaması dikkat çekici. AP’nin (Associated Press Haber ajansı) Dışişleri muhabirinin bu toplantı Irak’taki PKK unsurları için miydi sorusuna ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Tom Casey, “O konuda var ama toplantıların esas gündemi bu konudan çok daha geniş, Türkiye ve Irak terörle mücadele konusunda bir koordinasyona gitme konusunda görüşbirliğindeler” yanıtı verdi. Dilerseniz biraz beyin jimnastiği yapalım, nedir bu geniş gündem maddeleri, ne olabilir?
Türkiye bu günlerde Amerikalıların Irak’ta yapmak istemedikleri işleri daha güvenli bir ortam içinde yapabildikleri bir yer haline gelmeye başladı. Hani Irak askerlerini eğitimden polisini, gazetecisini ve diplomatlarını da eğitiyoruz ya belki başka bazı araştırma ve soruşturma sorgulama işlemleri de Türkiye’de yapılıyor. Hani Mısır da Ürdün’de Pakistan’da yapılan türlerden.
Bir kere konunun çözümü Iraklılarla Türkler arasında olacaksa Amerikalıların ne işi var bu toplantılarda. Yok eğer Amerikalılar bu işte koçluk yaparak Iraklılara Dış politika ve müzakere dersi veriyorlarsa, Türkiye’nin terörle mücadele sorunu öyle aylarca bekleyecek bir durumdan çıktı, her gün patlayan bombalar altında aciliyet gösteriyor.
Öyleyse olay daha önce de olduğu gibi Amerikalıların gözetimi altında Iraklı kürtlerle Türkiye’yi uzlaştırmak mı ne dersiniz? Hani federasyon konfederasyon ve bazı kürt uçuşları gibi. Neden Amerikan tarafı bu toplantıları gizlemeye gerek görmezken Washington’daki bazı Türk diplomatlar önce toplantıyı gizleyip, daha sonra Amerikalıların açıklaması ardından "konu ile ilgili beklenti içine girilmemesini" tavsiye eder bazı gazetecilere? İşte benim midemi bulandıran konular bunlar. Bu iş bence de PKK’lıların teslim işinden başka ve daha büyük bir iş. Sanki birilerinin kirli işlerine alet ediliyormuşuz gibi içimde tuhaf bir duygu var. Bugünlerde yanılmıyorum ama gene de İnşallah yanılmışımdır.
Bir de dikkatimi çeken bir başka nokta milliyetçi akımların yüksek olduğu kentlerde girişilen sabotaj eylemleri, APO yanlısı gösterilere benzer yeni tahrik olaylarının patlak vermesi. Hani Erzurum, Trabzon, Sıvas ve öteki kentlerde birileri milletin sabrını taşırıp, Ermeni olayına benzer bir toplu katliamı kışkırtıyor gibi geliyor. Tarihte benzeri olan olaylardan. Aklıma gelen bu kötü senaryolardan biri de sanki olaylarla bir kürt-Türk çatışması yaratıp da bizim de çanak tutarak Irak ta uygulanan uçuşa kapalı bölge olayının –nofly zone- benzerinin bizim Güneydoğu Anadolu bölgesinde hani Amerikalıların istediği gibi mıncıkladığı dünya örgütü Birleşmiş Milletler marifetiyle uygulamaya koymak istiyor olmasınlar?.
Bu dönemde gördüğünüz gibi Ankara’dan bizimkiler ne açıklama yaparsa dış politika da tam tersi meydana geliyor da, korkuyorum........