Sıcak Para Türkiye'nin Kanını Emiyor
Türkiye sıcak para olarak nitelendirilen yabancıların İMKB’den hisse senedi alımı ve Devlet iç borçlanma kağıdı alımı için Türkiye’ye gelmeye başlamaları, tüm kambiyo kontrollerinin kaldırılarak kısa vadeli sermaye hareketlerinin tümüyle serbest bırakıldığı 1989 yılından sonra başladı.O tarihten bu yana, Türkiye’nin yaklaşık 16 yılda 7.4 milyar dolarlık bir net finansman için 25 milyar dolarlık bir maliyet üstlendiği hesaplanıyor. 2005 yılında da döviz kurlarındaki düşüş, hala yüksek sayılabilecek faiz oranı ve İMKB'deki yüksek performans, yabancı portföy yatırımcılarının Türkiye'de son bir yılda dolar bazında yüzde 31-63 oranları arasında kazanç sağlamalarına yol açtı.renovation vejle site renova
Kısa vadeli sermaye hareketlerinin serbest bırakıldığı 1989 yılından bu yıl mayıs ayı sonuna kadar Türkiye’ye hisse senedi ve Hazine iç borçlanma kağıdı alımı için net olarak sadece 7.4 milyar dolarlık giriş yaşandığı, buna karşılık, mayıs sonu itibariyle yabancıların Türkiye’deki hisse senedi ve DİBS portföyünün toplam tutarının 36 milyar dolarlık bir büyüklük oluşturduğu belirlendi. Mayıs sonundaki bu stok 1989 yılından sonra yaşanan devalüasyonlara rağmen sıcak paranın Türkiye’deki gerçek kazancını da ortaya çıkarıyor.
ANKA’nın Merkez Bankası’nın verilerinden yaptığı hesaplamaya göre, Türkiye sıcak para olarak nitelendirilen yabancıların İMKB’den hisse senedi alımı ve Devlet iç borçlanma kağıdı alımı için Türkiye’ye gelmeye başlamaları, tüm kambiyo kontrollerinin kaldırılarak kısa vadeli sermaye hareketlerinin tümüyle serbest bırakıldığı 1989 yılından sonra başladı.
Merkez Bankası’nın sadece net giriş rakamlarını açıkladığı, 1989-1992 yılları hariç tutulduğunda, yabancılar 1993 yılından bu yıl mayıs ayı sonuna kadar Türkiye’ye hisse senedi ve Devlet iç borçlanma kağıdı almak üzere toplam 93.7 milyar dolar getirdiler. Ayın dönemde Türkiye’den portföylerini satarak çıkardıkları miktar ise 87 milyar dolar olarak gerçekleşti. Diğer bir ifadeyle 1993 yılından sonra Türkiye’ye bu yolla giren net sıcak para 6.7 milyar dolar oldu. 1989 yılından bu yana net giriş ise 7.4 milyar dolar olarak hesaplandı. Başlangıçtan bu yana giren net 7.4 milyar dolarlık tutara rağmen, mayıs sonu itibariyle yabancıların Türkiye’deki hisse senedi ve DİBS portföyünün toplam değeri 32.6 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Bu tutar haziran sonunda ise 37 milyar dolara ulaştı. Bu ölçüdeki bir net girişe rağmen yabancıların Türkiye’deki portföylerinin ulaştığı bugünkü nokta, sıcak paranın Türkiye ekonomisine getirdiği maliyeti de ortaya çıkarıyor. Türkiye’nin yaklaşık 16 yılda 7.4 milyar dolarlık bir net finansman için 25 milyar dolarlık bir maliyet üstlendiği hesaplanıyor.
KUR BURDA KALMAZ SAVUNMASI
Türkiye’deki mevcut sıcak para stoku ve belli dönemler itibariyle elde ettiği getirilerle ilgili hesaplamalara, bazı ekonomistler, "sıcak para çıkışı başladığında döviz kuru burda kalmaz o nerenle de elde edilen getiri realize olmaz" görüşüyle karşı çıkıyorlar.
Ancak, önceki yıllardaki net girişler bir yana bırakılırsa, yabancıların şu andaki portföylerine göre, döviz kurunu artırarak Türkiye’den hiç bir getiri elde etmeden ayrılmaları için dolar kurunun en az 2.76 YTL’ye yükselmesi gerekiyor. Başka bir ifadeyle kurun yüzde 100’den fazla artmasına, başka bir ifadeyle YTL’ye yüzde 50 değer kaybettirilmesine ihtiyaç bulunuyor. Döviz kurundaki böyle bir artışın ise "bir ekonomik kriz" anlamına geleceği ifade ediliyor. Bu tür bir kur artışının ekonomi üzerinde yapabileceği yıkıcı etkiye dikkat çekiliyor.
YILLAR İTİBARİYLE GİRİŞ-ÇIKIŞLAR
Türkiye’nin kambiyo kontrollerini kaldırarak sıcak paraya kapılarını açtığı 1989 yılında Türkiye’ye net 17 milyon dolarlık, 1990 yılında 89 milyon dolarlık, 1991 yılında 147 milyon dolarlık 1992 yılında ise 360 milyon dolarlık net giriş yaşandı. Türkiye’ye sıcak para girişindeki asıl büyüme ise 1993 yılıyla birlikte başladı ve 762 milyon dolara kadar yükselen söz konusu giriş, 1994 krizinin etkilerinin üç ay için net yüzde 50 dönemsel faiz (yıllık bileşik yüzde 245) verilerek aşılmaya çalışılmasıyla birlikte, yılın ilk aylarındaki sıcak para çıkışını tersine döndürdü ve yıl net 1 milyar 24 milyon dolarlık girişle sonuçlandı. 1995, 1996 ve 1997 yıllarında toplam net 1 milyar 457 milyon dolarlık giriş yaşandı. Türkiye 1994’te bir iki ay süren sıcak para çıkışı dışında sıcak parayla ilk zorlu sınavını 1998 yılında yaşadı.
ASIL SERÜVEN 1998’DEN SONRA BAŞLADI
Yabancılar 1998 yılında Türkiye’ye portföy yatırımı için 10.1 milyar dolar getirdiler. Ancak aynı yıl Türkiye’den portföylerini satarak çıkardıkları para 14.6 milyar doları buldu. 1989-1997 yılları arasında Türkiye’ye net 3.9 milyar dolar getiren yabancıların, sadece 1998 yılında çıkardıkları net tutar 4.5 milyar doları buldu.
Serbest kur uygulamasına rağmen yabancı yatırımcılar karlarını realize etme olanağı buldular.
Yabancılar 1999 yılında da Türkiye’ye net portföy yatırımı getirdi. 3 milyar 659 milyon dolarlık giriş yaşanan 1999 yılındaki çıkışlar ise 2 milyar 766 milyon dolar oldu ve net 929 milyon dolarlık giriş yaşandı. Türkiye sıcak paradan ikinci büyük darbeyi ise 2000 yılında aldı. 2 milyar 971 milyon dolar portföy yatırımı girişi yaşanan 2000 yılında çıkış ise 7 milyar 603 milyon dolar oldu ve yabancılar net 4 milyar 634 milyon dolar çıkardılar.
Sıcak paranın "taahhüt edilmiş kur nedeniyle geldiği" iddialarının aksine, Türkiye’nin 1989’dan sonra kur çıpası uyguladığı tek yıl olan 2000 yılı, serbest kur uygulanan 1988 yılı gibi yoğun bir yabancı portföy yatırımı girişine sahne olmadı. Aksine yabancılar özellikle Kasım 2000 krizinde Türkiye’den, sabit kurun da yardımıyla önemli miktarda sıcak para çıkardılar. Aynı eğilim 2001 yılında da devam etti. Türkiye’ye 3 milyar 300 milyon dolarlık phortföy yatırım getiren yabancıların, portföylerini satarak ülkeden çıkardıkları para ise 7 milyar 123 milyon dolar oldu. 2001 yılı net 3 milyar 823 milyon dolarlık çıkışla sonuçlandı.
2001 SONRASI
Sıcak paranın "ekonomik istikrar" nedeniyle geldiğini savunan görüşlerin aksine, Türkiye’nin en istikrarsız yıllarından biri olan 2002 yılında da Türkiye’ye net sıcak para girişi yaşandı. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in rahatsızlığı, DSP’deki parçalanma, erken seçim gibi faktörlerin yarattığı istikrarsızlığa rağmen 2002 yılında yabancalar Türkiye’ye 8 milyar 299 milyon dolarlık portföy yatırımı getirdi. Aynı yıl portföylerini satarak çıkardıkları para 7 milyar 386 milyon dolar oldu ve net 913 milyon dolarlık giriş kaydedildi.
2003 yılında yabancılar Türkiye’den 11 milyar 474 milyon dolarlık, 2004 yılında 26 milyar 104 milyon dolarlık, bu yılın ilk beş ayında 19 milyar 161 milyon dolarlık hisse senedi ve Devlet iç borçlanma kağıtı aldılar.
Portföylerinden satarak çıkardıkları tutarlar ise 2003 yılında, 8 milyar 955 milyon, 2004 yılında 18 milyar 652 milyon dolar, bu yılın ilk beş aylık döneminde 14 milyar 500 bin dolar oldu. Bu dönemde 2 milyar 519 milyon doları 2003 yılında, 7 milyar 452 milyon doları 2004 yılında ve 4 milyar 661 milyon doları da bu yıl olmak üzere toplam 14 milyar 632 milyon dolarlık net giriş yaşandı.
2005 Yılı Sıcak para
Döviz kurlarındaki düşüş, hala yüksek sayılabilecek faiz oranı ve İMKB'deki yüksek performans, yabancı portföy yatırımcılarının Türkiye'de son bir yılda dolar bazında yüz -de 31-63 oranları arasında kazanç sağlamalarına yol açtı.
Türkiye'ye geçen yıl temmuzda giren ve İMKB'de hisse senedi alınan 1000 doların bugünkü değeri 1.692 dolara çıktı. 1000 YTL'sini dolara dönüştürüp bir yıl vadeli döviz hesabında tutan Türk yatırımcının parası ise 938 YTL'ye kadar düştü.
Toplam tutan haziran sonunda 40 milyar doların üzerine çıkan Türkiye'deki sıcak para, son bir yılda dolar bazında Türkiye'de yüzde 31'den yüzde 69.2'ye kadar değişen oranlarda getiri elde etti.
Geçen yıl temmuz sonundaki kurdan 1.463 YTL'ye dönüştürülen 1000 dolar, bu yıl temmuz sonunda vadeli mevduatta 1.740-1.744 YTL arasında bir büyüklüğe erişti. Söz konusu tutar bu yıl temmuz sonundaki kurdan dolara dönüştürüldüğünde 1.317 dolarla 1.320 dolar arasında değişen bir büyüklüğe ulaşıyor. YTL bazında son bir yılda yüzde 18.9 ile yüzde 19.2 oranları arasında getiri sağlayan söz konusu yatırımcının döviz kurlarındaki düşüş nedeniyle dolar bazındaki getirisi ise yüzde 31.7 ile yüzde 32'ye ulaştı.
Sıcak para Devlet iç borçlanma kağıtlarında ise dolar bazında son bir yılda yüzde 33 ile yüzde 43 oranlan arasında getiri sağladı. 1000 dolar son bir yılda altı ay vadeli Hazine bonosunda 1.335 dolara, dokuz ay vadeli bonolarda 1.359 dolara, 12 ay vadelide Devlet tahvilinde 1.376 dolara ve 15 yıl vadeli tahvilde de 1.434 dolara kadar yükseldi.
İMKB Ulusal 100 endeksindeki gelişme dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre ise 1000 dolar İMKB'de son bir yılda 1.692 dolara kadar yükseldi.
Sıcak paranın bu yılın ilk yedi aylık döneminde Türkiye'de elde ettiği getiri de önemli bir büyüklüğe ulaştı. Bu yıl başından başlanarak YTL mevduatta değerlendirilen para dolar bazında yedi ayda yüzde 11.3, İMKB'de yüzde 19.9, devlet iç borçlanma kağıtlarında yüzde 11.3'le yüzde 14.9 oranları arasında getiri sağladı.
Türkiye'deki sıcak para büyük ölçüde İMKB'deki hisse senetleri ve hazine iç borçlanma kağıtlarından oluşan bir portföye sahip bulunuyor. Haziran sonunda 40.2 milyar dolar olan Türkiye'deki yabancı sıcak para yatırım stokunun 19.2 milyar dolan hisse senetleri, 17.5 milyar doları Devlet iç borçlanma kağıtlarında, geri kalan kısmı da mevduat olarak tutuluyor.
Reel faizin seyri
İç borç stokunun yıllık ortalama bileşik reel faizi 2003 yılı sonunda yüzde 11.91 olarak hesaplanmıştı. Bu oran aralık 2004'te yüzde 9.49'a, bu yıl ocakta yüzde 9.06'ya indi. Ancak şubattan itibaren özellikle beklenen enflasyondaki hızlı düşüşle birlikte yeniden artmaya başlayarak yüzde 9.42 oldu. Martta yüzde 9.92'ye çıkan stokun reel faizi nisanda faiz oranlarında ve döviz kurlarında uluslararası koşullar nedeniyle kaydedilen yükselişle birlikte yüzde 10.47'ye çıktıktan sonra mayısta yüzde 9.54'e gerilemişti.