Küresel Terörü, kim yönetiyor? - Arslan Bulut
22 kasım 2003 tarihli "El Kaide''nin mimarı kim?" başlıklı yazımızda "El Kaide, İslami bir kuruluş değildir, patenti İngiliz İstihbarat Servisi MI6''ya aittir..." demiş ve ABD Başkan aday adayı LaRouche''un, ABD Yönetimi''ne verdiği raporu hatırlatmıştık. Birçok yazımızda da El Kaide''nin MI6, CIA, MOSSAD, Suudi Arabistan ve Pakistan istihbarat servislerinin ortak yapımı olduğunu belirtmiştik. LaRouche, raporunda, Usame Bin Ladin''in 1996 yılının Temmuz ayında Londra''da bulunduğunu, tedavi gördüğünü, BBC ve The Independent gazetesine sık sık demeç verdiğini hatırlatmıştı. Yine hatırlayalım; Yemen kökenli Usame Bin Ladin''in Sudan''da yakalandığı halde CIA''nın baskısıyla serbest bırakıldığını Sudanlı yetkililer açıklamıştı. Usame Bin Ladin''in Sudan''dan Afganistan''a gitmesine seyirci kalan da ABD yönetimiydi! Ayrıca, Taliban''ın 200 komutanı Pentagon''da eğitilmişti...levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetesescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenadiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cardsoxcarbazepine dosage click oxcarbazepin
Kaynak''ın "Küresel terör, ulus devletlerle küresel sermaye arasındaki savaştır" tespiti eksik… Çünkü saldıran taraf, küresel sermayedir ama ulus devletlerden şu ana kadar aynı yöntemle cevap verilmiş değildir! Kaynak''ın "ılımlı İslam" kavramını koruması ise tespitlerinin değerini sıfırlıyor! Çünkü kamuoyuna bir doğruyu anlatırken, yanlışları da beraberinde doğru gibi veriyor..
Biz doğrularına bakalım:
"El Kaide diye bir örgüt yok. Eğer bir örgütten bahsediyorsanız, bu örgütün siyasal bir hedefi olması gerekir. Kimse El Kaide''nin hangi somut hedefe ulaşmak istediğini bilmiyor. Oysa İRA, ETA gibi terör örgütlerinin somut hedefleri ve somut coğrafi alanları vardır. Ayrıca bunların bir kadrosu ve bir örgüt yapısı da vardır. El Kaide''de bu unsurların hiçbiri yok. Ne kadrosu var, ne de coğrafi bir alanı. Bütün dünya eylem alanları bunların.
El Kaide, bir istihbarat servisinin yaptığı operasyonun kod adıdır. Bu yüzden de bizim önce yapılan bu operasyonu deşifre etmemiz gerekir. Çünkü El Kaide operasyonuyla dünyada bir siyasi sonuç yaratılmak isteniyor.
El Kaide eylemlerinden çıkan tek siyasi sonuç, Batı dünyasında bir İslam aleyhtarlığının doğuşudur ve İslam''ın terörle özdeşleşmesidir. Böyle bir siyasi sonuç niçin isteniyor ve bunu kim istiyor sorusunun cevabını bulmalıyız.
Operasyonlarda projeye uygun olarak üç-beş Müslüman kullanılıyor. Ellerinde de zaten Afganistan ve Pakistan''da daha önce Sovyetler''e karşı yetiştirdikleri adamlar var. Militanlar çok kısa süreli istihdam ediliyor ve hatta eylemi yapanlar da ölüyor. Bilgi sızmaması için bütün tedbirleri alırlar. Mesela bazen militanın kendisi bile militan olduğunu bilmeyebilir. Adamı gizli servis için angaje edersiniz, al şu çantayı götür dersiniz. Uzaktan kumandayla çantayı patlatırsınız. Alın size bir intihar bombacısı işte. Bir kamyoncuya şu sütleri götür dersiniz. Yoldan geçerken de patlatırsınız.
El Kaide sayesinde artık Batı''da Müslüman denildiğinde akla terör geliyor. Her yanda Müslümanlar baskı görüyor. Zaten bir siyasal fikri yok etmek istiyorsanız, önce onun içini düşünceden boşaltacaksınız sonra da o hareketi sadece eylemci yapacaksınız. Amerikan derin devleti, siyasal İslam''ı böyle tasfiye ediyor. Siyasal İslam dünyada solun yerini alıyordu. Batı toplumlarında da ezilmiş insanlar İslam''ı bir kurtuluş dini olarak görüyordu."
Mahir Kaynak''ın aksine ben küresel terörü, ABD, İngiltere ve İsrail''in, küresel sermaye ile birlikte sürdürdüğünü düşünüyorum. Küresel sermaye ile ulus devletler arasında bir çatışma var ama, küresel terörün arkasında bu üç devlet bulunduğuna, küreselleşme ideolojisi onlara ait ve küresel sermaye de kontrollerinde veya kendileri küresel sermayenin kontrolünde olduğuna göre kendi içlerinde çatışmıyorlar ya! Ancak hepsinin ortak hedefinin İslam olduğu kesindir ve stratejinin arkasında Yaşar Nuri Öztürk''ün ifade ettiği gibi ünlü İngiliz tarihçi Toynbee''nin stratejik tespitleri vardır!
İslam bir siyasal güç olarak ortadan kalkarsa, "ılımlı İslam" haline gelecek, bugün Amerikan çiftliklerinde CIA kontrolünde yaşayan liderleri gibi küresel sermayeye teslim olacak ve ABD, İngiltere ve İsrail, dünyayı teslim alacaktır.
Ama, bütün dünya artık bu senaryoyu tespit etmek üzeredir ve üç ülkenin yöneticileri yakın gelecekte kendi ülkelerinin mahkemeleri tarafından yargılanacaktır!