Dış Politika1 Ağustos 2005 00:00

Başkent,Washington mu yoksa Brüksel mi? - Savaş Süzal

PKK’nın Kerkük’te büro açmasına çok şaşıran mütareke basını haberi hayret manşetleri ile yayınladı. Bildiğimiz konuları ilk kez duyuyormuş gibi şaşırmamızı bugüne kadar bir türlü anlayıp, çözemedim. Hele basınının tepkisi akıl alacak gibi değil. Aynı bilinen ancak yazılıp yayınlanmasından korkulan konuların, yabancı gazetelerde yayınlanmasını bekleyip, ardından “bak New York Times ne diyor, bak Washington Times gazetesi ne diyor” dercesine sayfalarda yeralması gibi. Allah razı olsun şu yabancı gazetelerden ve gazetecilerden de sayelerinde Türkiye’de ne olup bittiğini öğrenebiliyoruz.  Efendim PKK, Kerkük’te büro açmış. Vay vay vayyy... Peki Amerika kontrolundaki Irak’ta, Kandil dağında bu teröristler, Türk askerine yönelik Türk ekonomisinin can damarlarına vurmak için bomba eğitimi ve imalatı yapıp Türkiye’ye sızmalarına göz yumulmuyor mu? naproxennatrium go naproxen kruidvatclaritin mazilo claritinekombo claritin maziloarcoxia 90 mg wikipedia read arcoxia cena

Hani ne oldu? Sınır ötesi operasyonlar falan yapıyorduk, bu teröristlerin kafalarını eziyorduk? Ne oldu kırmız çizgiler, hala mora dönmedi mi? Biz o zamanda yapamazlar demiştik şimdi de söylüyoruz. İş başında ülke çıkarından önce kendi çıkarlarını düşünen yöneticiler varken laftan başka bir şey olmaz.  

Bu arada Kıbrıs rum kesimini kim ne derse desin, tanıdık hayırlı uğurlu olsun. Bence Talat denilen bizim İmam hatipli takımın oyuncağı Kıbrıslının da işine son verilse iyi olur en azından paradan tasarruf etmiş oluruz. Artık KKTC’ye de para falan yollanmasının bir nedeni kalmadı. Rum hükümeti baksın kendi azınlık Türklerine. Allah rızası için ben mi bu kadar kötümserim ve herşeyi kötü görüyorum, yoksa gerçekten her şey çamurlar içinde mi yahu?

 Düşünüyorum da, işbaşında öylesine bir hükümet var ki iç ve dış konularda karar verme yetkisi yok. Yalnızca verilen kararları uygulayıp Brüksel ve öteki başkentlerin istediği yasaları çıkarmakla meşguller. Önemsiz konularda Washington, Brüksel, Atina, Londra, Paris ve Roma karar veriyor. Ankara’da oldukça kalabalık bir dizi temsilcilikleri var onlarda başkentlerden gelen talimatları uyguluyorlar. Önemli bağırıp çağırma, halkı ve herkesi azarlama gibi önemli işlerde bu temsilciliklerin görevi. İnanmıyorsunuz değil mi? Bakın madde madde dökeyim siz karar verin. 

PKK konusunda Washington karar verecek de bizimkiler önlemlerini alacak değil mi?. Ne zaman Bush, yeter diyecek veya demiyecek bizim ampul altı takım hemen faaliyete geçip uygulamaya koyacak. Yoksa karar verilene kadar oturup beklemek zorundalar. Iraklı Türkmenler, Kerkük konuları da aynı kategoriden. Buralar Washington’un sorumluluk ve görev alanı.

Brüksel kurulacak Kürt devletinin temellerini atma ve Atatürk Türkiyesini yıkmakla görevli. Hıristiyan kiliseleri Fener patrikhanesi ile Cumhuriyetin temeline dinamit koyma gibi aslında ince yapılması gereken ama en kaba şekliyle Brüksel’den gelen talimatlara bağlı  ampul takımı tarafından uygulanan konular. Yediğiniz yemekten doktora ve hatta eğitim sistemine kadar AB başkenti karar vermek zorunda. Gördüğünüz gibi Brüksel’in işi zor. Türk adalet sistemini, ülkeyi ayakta tutan tüm kurum ve kuruluşları teker teker yok etmek te bu başkentin görev alanı.  

Kıbrıs, Ege gibi önemsiz konularsa Atina’nın sorumluluk ve karar alanına giriyor. Ama bazı Türkler yapış yapış bir yalakalık oyunu oynanıyor. Neymiş, “Türk ve Yunan halkları kardeşmiş”. Yok kardeşim siz olabilirsiniz ama ben değilim. Kardeşiniz hayırlı olsun. Ermenilerin yayılması ve alacakları ile Türk ekonomisinin içine edecek Türk halkı üzerinde uygulanacak kapütülisyonlar da Paris, Londra ve Roma üzerinden uygulatılıyor. Aynı ihale dağıtımı gibi. Bu başkentler Türk ekonomisini talan etmekle görevli. Tabii insan merak ediyor komisyonlar nereye ve kimin gizli hesaplarına gidiyor diye.  

Ha unuttum. Tüm bu saydığım başkentlerde ülkelerini yöneten ve talimatları hazırlayan yabancı liderlerde Tayyip Erdoğan’ın dostu ve yakın arkadaşı. Yani Allah razı olsun insanın böyle dostu olduktan sonra düşmana ihtiyaçı olmaz herhalde? Şimdi elinizi vicdanınıza koyarak, ülke Ankara’dan yönetiliyor diyebilir misiniz? Sanmam. Bizde birileri Türkiye’yi ve cumhuriyeti tahrip gücü olarak çalışıyor. Belediye tecrübeleri olduğu için de ben daha çok bu gurubu belediye zabıtasına benzetiyorum. Aynı onlar gibi yukardan verilen yasakları ve uygulamaları yerine getiriyorlar. Ne yapalım milletimiz bir de bunları deniyor işte......