Siyaset13 Ocak 2005 00:00
Altemur Kılıç:ABD’NİN KÜRT - PKK KARTI
ABD asker ve sivil temsilcileri ve ‘figüran’ durumundaki Irak “Cumhuriyeti” temsilcileriyle , Ankara’da, Kuzey Irak ve Özellıkle Kürt- PKK-Kongra-Gel konusunda yapılan müzakerelerin sonucunu özetlemek gerekirse; Ortak bildiriye göre...naproxennatrium go naproxen kruidvatclaritin mazilo speeddatingmixers.co.uk claritin mazilobuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusdiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cardskamagra link kamagra gel
ABD asker ve sivil temsilcileri ve ‘figüran’ durumundaki Irak “Cumhuriyeti” temsilcileriyle , Ankara’da, Kuzey Irak ve Özellıkle Kürt- PKK-Kongra-Gel konusunda yapılan müzakerelerin sonucunu özetlemek gerekirse; Ortak bildiriye göre ;
* Amerikalılar , PKK- Kongra-Gel’in terör örgütü olduğu ve bu örgüte karşı Türkiye ile birlikte mücadele edilmesi gerektiğini ,zevahiri kurtarmak,zaman kazanmak için , “ilke” olarak kabul etmişler.. ,bu alanda ortak istihbarat çalışmaları yapılması hususunda , prensip anlaşmasına varılmış..
* Açıkçası, Amerikalılar, PKK ile Kuzey Irak’ta, şu sırada radikal,silahlı mücadeleye, ne kendileri, ne TSK ıle birlikte , yapmaya yanaşmıyorlar. TSK’nin Kuzey Irak’a kuvvetle girip PPK‘yi bitirmesine “müsaade etmeleri” de- herhalde söz konusu değil.
* Netice itibariyle topu “taca atmışlar- yani bu konuyu “ilerdeki” toplantılara bırakmışlar. PKK’ya karşı mücadele başka bahara kalmıştır!
* Amma Amerikalılar , Türkiye’den İncirlik Üssünü operasyonel olarak kullanmak da istiyorlar-
* Kerkük-Musul konusunda- Türkmenlerin geleceği konusunda Amerikalılardan, vaatten başka sadra şifa verici –somut bır vaat çıkmış değil.
OYALAMA – SAVSAKLAMA
ABD nın bu oyalama taktiğinin sebebi belli. ; ABD Kuvvetleri Irak’ta güç durumda- batağa saplanmışken ve “onurlu” bir çekilişin yollarını ararken, maksatları, öncelikleri maksatları PKK ıle mücadele etmek değildir. Askeri bakımından da, Irak’ın başka bölgelerinde direnişçilerle “meşgulken” , askeri Bir u mücadeleye ayıracak güçleri yoktur ve bu mücadelede daha fazla asker kaybetmeyi de göze alamazlar.. Güçleri olsaydı bile ,sadık müttefikleri Kürtleri karşılarına almak istemezler ve de- yıllardır,alttan alta irtibatta olukları PKK kartını ellerinden bırakmak istemezler.
Ankara görüşmelerinde ileri sürdüğümüz , PKK kökenli ve PKK ile irtibatlı iki Partinin Irak seçimlerine sokulmamsı talebini, ABD Generali, topu “sözde” Irak Hükümetine havale ederek , savsakladı..
REEL POLİTİKA GEREĞİ
Her kendini bilen devletin, hele ABD gibi bir süper- devletin reel politika icabı, -kendi sıyası çıkarları ve bu çıkarlara göre planları vardır.. ABD de kendi uzun vadeli çıkarları açısından – yıllardan beri- “ Kürt kartını” hazırlamış ve elinde tutmuştur. Bunun PKK’ ya paraşütlerle atılan silah ve teçhizat yardımlarından CIA ıle gizli buluşmalara kadar, askerlerimizin ve istihbaratçılarımızın tespit ettikleri delilleri var. Kürtler, hatta PKK kartı Irak’ta sıkışan ABD, için şu sırada ve hatta orta vadede petrol kuyu ve hatlarının güvenliği bakımından gerekli olabilir. Ancak gerçekte ve uzun vadede ,Washington, Kürtlere – ve hangi Kürtlere - ne kadar güvenebileceği hususunu daha derin düşünmeli!
Ancak Türkiye için,şu sırada asıl soru ve sorun şudur; bugünkü Hükümetin ,Kuzey Irak konusunda, Güney Doğu ve Kürt sorunu konusunda planları ve, hala , kırmızı çizgileri var mıdır?
Hatırlayalım, ABD nin PKK’cılara af çıkarın, sonra mücadele ederiz vaatlerin de , bu hükümet kanmış ve PKK'lılar da hiç larda pişman olmadan, dağdan inmişlerdi ..Sonra ne oldu?
BARIŞÇI ÇÖZÜM
Amerikalılar , şimdi Türkiye’nin -Kürt sorununu ,silahlı mücadele yerine barışçı yollardan yani Kürtlerle “müzakere” yoluyla çözmesinin daha uygun olacağını imadan öte söylemeye başladılar. Bundan sonra “Canım Kürtlere Güney Doğu'da özerklik , yani Federasyon verin de kurtulun” da derler. Bır devlet bır defa “vermeye” başlamaya görsün!
Bu öneri, bizim medyamızdaki- daha yıllar öncesinde “silahla olmaz,barışçı çözüm gerek” demiş işbirlikçiler arasında da, kolaylıkla muhatap ve taraftar bulur..Mesela Cengiz Çavdar’ı..O ,"barışçı müzakereleri" başlatmak için, APO'ya postacılık da yapmıştı ! Neden korkarım , bilir misiniz ; şimdi “Bakın biz haklı çıktık” diyeceklerdir ! Ben, AKP iktidarının da pek farklı düşünmediğini sanırım. Bulunduğum yerden gördüğüm şudur; , Devletin idaresi şu bağlamda, deneyimsiz , “tarih hafızası” ümmetçiliğe takılı , beklentileri rant olan , ellerde…, ” AB süreci “ ,”ABD süreci”, “Orta Doğu süreci” derken”,ütün milli dava ve çıkarlarımız, Kıbrıs’ta – Güney Doğu’da , Ermeni konularında , bir teslimiyetçilik ve taviz sürüngenliğinin başlamasından endişe ediyorum:
Başbakanın , dört bir tarafa açılmak , yani çok kutupluluk çabaları doğru da, kaş yaparken ,mevcut gözleri çıkarmak tehlikesi var. Bu ayrı bir yazı konusu!
/habertürk
* Amerikalılar , PKK- Kongra-Gel’in terör örgütü olduğu ve bu örgüte karşı Türkiye ile birlikte mücadele edilmesi gerektiğini ,zevahiri kurtarmak,zaman kazanmak için , “ilke” olarak kabul etmişler.. ,bu alanda ortak istihbarat çalışmaları yapılması hususunda , prensip anlaşmasına varılmış..
* Açıkçası, Amerikalılar, PKK ile Kuzey Irak’ta, şu sırada radikal,silahlı mücadeleye, ne kendileri, ne TSK ıle birlikte , yapmaya yanaşmıyorlar. TSK’nin Kuzey Irak’a kuvvetle girip PPK‘yi bitirmesine “müsaade etmeleri” de- herhalde söz konusu değil.
* Netice itibariyle topu “taca atmışlar- yani bu konuyu “ilerdeki” toplantılara bırakmışlar. PKK’ya karşı mücadele başka bahara kalmıştır!
* Amma Amerikalılar , Türkiye’den İncirlik Üssünü operasyonel olarak kullanmak da istiyorlar-
* Kerkük-Musul konusunda- Türkmenlerin geleceği konusunda Amerikalılardan, vaatten başka sadra şifa verici –somut bır vaat çıkmış değil.
OYALAMA – SAVSAKLAMA
ABD nın bu oyalama taktiğinin sebebi belli. ; ABD Kuvvetleri Irak’ta güç durumda- batağa saplanmışken ve “onurlu” bir çekilişin yollarını ararken, maksatları, öncelikleri maksatları PKK ıle mücadele etmek değildir. Askeri bakımından da, Irak’ın başka bölgelerinde direnişçilerle “meşgulken” , askeri Bir u mücadeleye ayıracak güçleri yoktur ve bu mücadelede daha fazla asker kaybetmeyi de göze alamazlar.. Güçleri olsaydı bile ,sadık müttefikleri Kürtleri karşılarına almak istemezler ve de- yıllardır,alttan alta irtibatta olukları PKK kartını ellerinden bırakmak istemezler.
Ankara görüşmelerinde ileri sürdüğümüz , PKK kökenli ve PKK ile irtibatlı iki Partinin Irak seçimlerine sokulmamsı talebini, ABD Generali, topu “sözde” Irak Hükümetine havale ederek , savsakladı..
REEL POLİTİKA GEREĞİ
Her kendini bilen devletin, hele ABD gibi bir süper- devletin reel politika icabı, -kendi sıyası çıkarları ve bu çıkarlara göre planları vardır.. ABD de kendi uzun vadeli çıkarları açısından – yıllardan beri- “ Kürt kartını” hazırlamış ve elinde tutmuştur. Bunun PKK’ ya paraşütlerle atılan silah ve teçhizat yardımlarından CIA ıle gizli buluşmalara kadar, askerlerimizin ve istihbaratçılarımızın tespit ettikleri delilleri var. Kürtler, hatta PKK kartı Irak’ta sıkışan ABD, için şu sırada ve hatta orta vadede petrol kuyu ve hatlarının güvenliği bakımından gerekli olabilir. Ancak gerçekte ve uzun vadede ,Washington, Kürtlere – ve hangi Kürtlere - ne kadar güvenebileceği hususunu daha derin düşünmeli!
Ancak Türkiye için,şu sırada asıl soru ve sorun şudur; bugünkü Hükümetin ,Kuzey Irak konusunda, Güney Doğu ve Kürt sorunu konusunda planları ve, hala , kırmızı çizgileri var mıdır?
Hatırlayalım, ABD nin PKK’cılara af çıkarın, sonra mücadele ederiz vaatlerin de , bu hükümet kanmış ve PKK'lılar da hiç larda pişman olmadan, dağdan inmişlerdi ..Sonra ne oldu?
BARIŞÇI ÇÖZÜM
Amerikalılar , şimdi Türkiye’nin -Kürt sorununu ,silahlı mücadele yerine barışçı yollardan yani Kürtlerle “müzakere” yoluyla çözmesinin daha uygun olacağını imadan öte söylemeye başladılar. Bundan sonra “Canım Kürtlere Güney Doğu'da özerklik , yani Federasyon verin de kurtulun” da derler. Bır devlet bır defa “vermeye” başlamaya görsün!
Bu öneri, bizim medyamızdaki- daha yıllar öncesinde “silahla olmaz,barışçı çözüm gerek” demiş işbirlikçiler arasında da, kolaylıkla muhatap ve taraftar bulur..Mesela Cengiz Çavdar’ı..O ,"barışçı müzakereleri" başlatmak için, APO'ya postacılık da yapmıştı ! Neden korkarım , bilir misiniz ; şimdi “Bakın biz haklı çıktık” diyeceklerdir ! Ben, AKP iktidarının da pek farklı düşünmediğini sanırım. Bulunduğum yerden gördüğüm şudur; , Devletin idaresi şu bağlamda, deneyimsiz , “tarih hafızası” ümmetçiliğe takılı , beklentileri rant olan , ellerde…, ” AB süreci “ ,”ABD süreci”, “Orta Doğu süreci” derken”,ütün milli dava ve çıkarlarımız, Kıbrıs’ta – Güney Doğu’da , Ermeni konularında , bir teslimiyetçilik ve taviz sürüngenliğinin başlamasından endişe ediyorum:
Başbakanın , dört bir tarafa açılmak , yani çok kutupluluk çabaları doğru da, kaş yaparken ,mevcut gözleri çıkarmak tehlikesi var. Bu ayrı bir yazı konusu!
/habertürk