Siyaset29 Temmuz 2005 00:00

Iraklı Çocuğun ABD Masalı Bitti Ama Bizimkisi Devam Ediyor

Haber çok ilginç, düşündürücü ve öğretici. Neymiş 13 yaşındaki Ayad el-Sirovi’nin hikayesi: Savaşın ilk günlerinde, Amerikan salkım bombasını patlatmasının ardından vücuduna şarapnel parçaları isabet eden Ayad, sol gözünü kaybetmiş ve yüzü delik deşik olmuş. Eski yüzüne ve sağlam iki göze kavuşma umudu ile 13 Temmuz'da babası Ali ile New York uçağına atlayıp gitmişler. Miami'li emekli bir avukatın himayesinde tedavi görmek üzere Amerika'ya giden Ayad, lüks, şımarıklık hakkı, alışveriş, birinci sınıf tıbbi bakım ile tanışıp bol bol Pepsi içerek geçirdiği iki haftanın sonunda, Irak'a dönme vakti gelip çatınca, kendi ülkesini yerle bir eden 'rüyalar ülkesi'nden ayrılmamak için isyan ediyordu: "Gitmek istemiyorum. Dönmek istemiyorum". Başkan George W. Bush fotoğraflarını da, İngilizce "Bush, çok çok iyi" sözleriyle selamlamış. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesnew prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponsescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholabilify link abilify

Ancak baba-oğulun BM'deki Irak misyonuna ziyaretleri rüyadan uyanmalarına yetmiş. "Burada kalıp çalışamaz mıyım?" sorusuna BM Irak temsilcisi Samir Şakir Sumeyde'den "Hayır" cevabını alan baba Ali ile Ayad valizlerini toplayarak dönüş hazırlığına başladı.

Haber bu. Devşirilmek ve halkına, toprağına ihanet böyle sağlanıyormuş meğer. Nedenler üzerine kafa yormaktan aciz insanlar için sonuçlar önemli oluyor. Halkın bütünü nedenler üzerinde kafa yormazlar elbette, bunu beklemiyoruz, ancak aydın dediğiniz, yönetici konumuna gelmiş insanlar da aynı durumda ise... Gözler hep nasıl oluştuğu sorgulanmayan güzellikleri görmeye meyilli olunca, Batı’nın şehirlerinde, çoğu göçmen, ezilmiş halk kitlelerinin sefaleti görülmez, üst tabakanın bu insanlara yönelttikleri iğrenme ve nefret dolu bakışlar es geçilir. Güvenlik önlemleri artırılmış sitelerin, paranoyaya varan önlemlerle korunan malikanelerin, alış veriş merkezlerinin kan ve sömürü kokan duvarları için türlü türlü parfümler vardır çünkü. Ekmek parası için koşuşturan, çocuğuna daha iyi bir gelecek için çırpınan anne-babalar, üst tabaka için, servetlerinden ve çevrelerinden uzak tutulması gereken düşmanlardır.

Görgüleri, bilgileri artsın, yerinde incelesin ve ülkesi için iyi şeyler yapsın diye yurtdışına gönderdiğiniz insanlar geri döndüklerinde Irak’lı zavallı çocuk gibi etrafına bakmakla yetinip görmezse, tıpkı özendiği Batılılar gibi, yoksul halktan nefret eder, dolayısıyla milletiyle arasına kalın duvarlar çeker, “tam bağımsızlık” kavramı giderek “tam hayranlığa”, oradan “tam ihanete” ve nihayet “tam sömürgeye” dönüşür, kahramanlar ve hainler yer değiştirir. Yaşadığı acıların sorumlusu olanlar için ne demiş (dedirtilmiş) Iraklı çocuk: İngilizce "Bush, çok çok iyi"

 

Haber aktifhaber.com’dan alınmıştır.