Ortadoğu29 Temmuz 2005 00:00

BOP’un hayata geçirilmesi: Türkiye,Irak, Kıbrıs, Filistin, Lübnan, Suriye, İran’da yaşananlar

<P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana">Türkiye&#8217;de, AB reform süreci ile Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ulus devlet yapısından, etnik,dini,mezhepsel ayrılıklar temelinde bir federasyona dönüştürülmesinin, Kıbrıs&#8217;tan<SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </SPAN>küresel güçler lehine , milli menfaatler aleyhine olmak üzere çekilmesinin<SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp; </SPAN>alt yapısı tamamlanırken , <STRONG><FONT color=#cc0000>IMF-Dünya Bankası talepleri özelleştirmeler yolu ile ulus devletin ekonomisi de yabancılara devrediliyor,</FONT></STRONG> <STRONG><FONT color=#cc0000>AKP'nin Maliye Bakanı Sümer Bank'ı tarihe gömdük diye şişiniyor</FONT></STRONG>.&nbsp;İstanbul ile ilgili planlar (vize, Haydarpaşa, tarihi yarımada v.b.) ve Vahdettin - Patrikhane tartışmaları da Türkiye&#8217;nin ulus devlet yapısının çözülerek emperyalistlerin Büyük Ortadoğu Projesi<SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </SPAN>içinde eritilmesine yönelik gelişmeler. <STRONG>Anlıyoruz ki Türkiye aslında Kurutuluş Savaşı- Lozan- Cumhuriyet'le birlikte belki de 20. yüzyılın başında hayata geçirilmesi düşünülen Büyük Ortadoğu Projesinin önünü kesmiş.</STRONG> Ancak planlarını 100 yıl geçtikten sonra bile uygulamaktan vazgeçmeyen Emperyalistler, kullandıkları işbirlikçileri vasıtasıyla 21. yüzyılın başında önemli kazanımlar elde etmiş durumdalar. Türkiye&#8217;de yeni Sevr olarak da tanımlayabileceğimiz BOP bağlamında bu gelişmeler yaşanırken , bölgemizin diğer ülkelerinde de şu gelişmeler öne çıkıyor:</SPAN></P><div style="display:none">coupons for cialis 2016 <a href="http://blog.nvcoin.com/page/Coupon-Cialis">prescription savings cards</a> prescription drug cards</div><div style="display:none">discount drug coupons <a href="http://codesamples.in/page/Discount-Drug-Coupon">lilly coupons for cialis</a> free discount prescription card</div><div style="display:none">cialis coupons printable <a href="http://blog.suntekusa.com/page/Free-Printable-Cialis-Coupons">link</a> discount prescription drug card</div><div style="display:none">cialis sample coupon <a href="http://bilgecammakina.com/pages.asp?Id=2">cialis coupon card</a> cialis manufacturer coupon</div>

BOP’tan en fazla fayda sağlayacak İsrail, BOP için piyon fedası yapıyor, ve Yahudi yerleşimcileri işgal ettikleri Filistin topraklarından çıkartıyor, Rumsfeld Irak hükümetine Suriye ve İran’a karşı daha sert tedbirler almalarını emrederken, PKK da  Türkiye , Suriye’den sonra şimdi de İran’ın bölünmesi için emperyalistlere uşaklık yapıyor, Lübnan’da Filistin Halkına karşı işlediği suçlardan dolayı hapis yatan Hıristiyan Milisler’in lideri Suriye’nin çekilmesinden sonra hapisten çıkarılıyor, Türkiye’nin yıllar boyu aktif desteği ve himayesi ile palazlanan, gelişen ve Irak’ın bölünmesinde en önemli işbirlikçilerden olan Peşmergeleri ziyaret Polonya Başbakanı Kürdistan Marşıyla karşılanıyor. Kısaca İsrail hariç bölgenin tüm güçlü  devletlerinin , Irak örneğinde olduğu gibi, etnik , dini, mezhepsel temellerde bölünmelerine çalışılıyor. Bir tek etnik-dini gruptan oluşan ve diğer etnisitelerle karışmamakta ve onlara yönetiminde yer vermemekte çok mahir olan İsrail’in etnik,dini, temellerde bölünmesi gibi bir derdi de  yok, ve diğer devletlerin bu temelde bölünmelerinin İsrail'i bölgenin en güçlü devleti yapacağı da çok açık. 

 

BOP için İsrail’in piyon fedası:

 

Büyük Ortadoğu Projesi’ni Ortadoğu halkının gözünde kabul edilebilir kılmak için, emperyalistler , İsrail’de fanatik Yahudiler’i işgal ettikleri  Filistin topraklarından çıkartma operasyonuna başladılar. Ancak , bunun kaz gelecek yerden tavuğu esirgememe olduğunu anlayamayan yani bu çekilmeye karşılık Ortadoğu, Afrika’nın kuzeyi ve  Türkiye dahil bölgenin tümüne hakim olunacağını idrak edemeyen yobaz Yahudiler  işgal ettikleri topraklardan çıkartılmalarına büyük tepki ve direnç gösteriyorlar.  Bunlara göre, işgal ettikleri Filistin toprakları Tevrat’a göre kendilerinin ve bu nedenle Filistinliler’in topraklarını işgal etmiyorlar, kendilerinin olanı geri alıyorlar, ayrıca yobaz Yahudi yerleşimciler Tevrat’ta Yahudilerin olan toprağın en küçük parçasının bile başkalarına bırakılmasının yasaklandığını hatırlatıyorlar. Yobaz Yahudi yerleşimcilerinin İsrail hükümetine en ilginç tepkisi ise, İsrail Başbakanı Şaron’a  “pulsa denura” (ateşin laneti) adında bir  Kabalistik  lanet büyüsü yapmaları oldu. Amerikan Yahudi Kongresinden Marc D. Stern “Bu büyüyü yapanların ve bunu devamlı okuyanların gerçek niyetlerini bilemiyoruz. Ancak buna benzer bir büyü 1995 senesinde bir suikasta kurban giden Başbakan Yitsak Rabin’e de yapılmıştı.” diye konuştu.

 

Lübnan'da da eski Hıristiyan milis güçleri lideri Samir Caca (52), cezaevinden çıktı.

 1975-1990 arasında iç savaş sırasında işlediği suçlardan dolayı 11 yıldır cezaevinde bulunan Suriye karşıtı Caca, parlamentonun geçen hafta kendisi hakkında af kararı çıkarmasından sonra, dün serbest bırakıldı. İç savaştan sonra cezaevinde tutulan teklider olan Caca, 1994'te 4 kez ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı. Caca,eski başbakanlardan Raşid Kerami'yi öldürmek ve 1991'de Savunma Bakanı Mişhel Murr'a yönelik suikast girişiminde bulunmak suçlarından idamcezası almış, daha sonra bu cezalar ömür boyu hapse çevrilmişti. Fransa'da sürgünde bulunan General Mişel Aun'un dönmesinden sonra, Suriye karşıtı gruplar Caca için kampanya başlatmışlardı.

 

Rumsfeld: Irak, Suriye ve İran’a karşı sertleşmeli

 

ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, Iraklı liderlerin, Suriye ve İran’a karşı daha sert bir tutum takınması gerektiğini söyledi.

Irak’ın başkenti Bağdat’a sürpriz bir ziyaret gerçekleştiren ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, Iraklı liderlerin, Suriye ve İran’dan gelen zararlı müdahaleye karşı koymaları gerektiğini söyledi.

 

Bu arada PKK ise  İran ile çatışıyor, Melih Aşık’ın yazdıkları:

 

İran'ın Türkiye sınırına yakın bölgesinde, İran kuvvetleriyle PKK'nın İran kolu PJAK arasında çatışmalar oluyor. PJAK'ı İran üzerine kim kışkırtıyor? İlk akla gelen elbet ABD...
Suriye'deki Kürt hareketi de giderek canlanıyor. Doçent Hasan Ünal, Amerika ve onun kuklası olan Irak'taki güçlere karşı bir "Türkiye - Suriye - İran" işbirliği öneriyor. Askeri ittifak değil, sadece işbirliği... ABD ve onun kuklalarına karşı bu tür alternatif arayışlarının sırası değil mi? Kuzey Irak'a girmeden önce yapılacak çok şey var.

 

Yine Melih Aşık Kıbrıs’taki gelişmelerle ilgili olarak da şunları yazdı:


Le Figaro gazetesinde ilginç bir haber - yorum:
"Ankara İngiltere'ye jest yapmaya hazırlanıyor''
Gazeteye göre... Başbakan Tayyip Erdoğan, Londra ziyareti sırasında İngiltere Başbakanı Tony Blair'e paraf edilmiş Ek Protokol metnini sunacakmış...
AB, Ek Protokol'ün bir an önce imzasında ısrarlı. Çünkü bir başka hükümetin AB hayali karşılığında böyle bir belge imzalayacağı konusunda kuşkulular.
Bizim hükümet, Ek Protokol'ü imzalarken bunun Kıbrıs'ı tanımamız anlamına gelmeyeceğini bir deklarasyonla ilan edecek... Haberlere göre 25 AB ülkesi de kendi görüşünü bir karşı deklarasyonla açıklayacak. CHP Milletvekili Onur Öymen uyarıyor:
- AB'nin deklarasyonunun içeriği belli olmadan Ek Protokol'ü imzalamamız yanlış olur...
Bizim deklarasyon iç kamuoyunu teskin etme dışında bir işe yarayacak mı? Sanmayız. Türkiye, bu protokolle Rum tarafını "Kıbrıs Cumhuriyeti" sıfatıyla tek yetkili hükümet olarak tanıyor... Hemen peşinden sıra Türkiye'nin havaalanlarını ve limanlarını Rum uçak ve gemilerine açmasına geliyor.
Biz dirensek de Rumlar, müzakereleri kâh tıkayıp kâh açarak isteklerini teker teker kabul ettirecekler.
Ek Protokol, Kıbrıs'ta sonun başlangıcıdır... KKTC'yi bir tabela cumhuriyetine indirmenin ve Türk askerinin geri dönüşü için geriye saymanın başlangıcı... Hükümetin sorumluluğu çok ağır olacak.

Polonya Başbakanı Barzani tarafından Kürdistan marşıyla karşılandı:

Irak'ta Kürt bölgesini ziyaret eden ilk Avrupalı lider olan Polonya Başbakanı Marek Belka için Erbil'de düzenlenen devlet töreninde Polonya ve Kürt marşı çalındı

NAMIK DURUKAN Ankara milliyet com.tr nin haberi:

Polonya Başbakanı Marek Belka, Kuzey Irak'ın Erbil kentine yaptığı ziyarette devlet töreniyle karşılandı. Törende Polonya'nın yanı sıra Kürdistan milli marşı da çalındı. Belka'nın Kürt bölgesine gelişi ile "Kürdistan Bölge Başkanlığı"na seçilen Mesud Barzani'yi ilk kez bir yabancı başbakan ziyaret etmiş oldu.
Irak'a ani bir ziyaret yaparak Bağdat'ta üst düzey temaslarda bulunan Belka, dün askeri bir uçakla, geçen hafta açılan Uluslararası Erbil Havaalanı'na indi. Barzani'nin yeğeni yerel yönetimin başbakanı Neçirvan Barzani tarafından karşılanan Belka için devlet töreni yapılırken, Polanya marşı ile birlikte Kürdistan marşı çalındı ve Kürt bayrağı taşındı. Belka, geniş güvenlik önlemleri altında Barzani'nin özel karargâhına geçti. Baş başa yapılan görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Kürt yönetimiyle ekonomik ilişkileri geliştirmeyi amaçladıklarını söyleyen Belka, Polonyalı şirketlerin Kürt bölgesinde faaliyet gösterebilmeleri için bir takım kolaylıklar sağlanmasını istedi.

Erbil'e konsolosluk
Belka, Kuzey Irak'ın güvenli bir bölge olduğunu, bu nedenle Polonyalı yatırımcıları bölgeye çekmek için çağrı yapacağını ve Erbil'de bir konsolosluk açılması için girişim başlatacaklarını anlattı.
Barzani de bölge başkanı olduktan sonra ilk kez bir yabancı ülke başbaşkanı tarafından ziyaret edildiğine dikkat çekerek, Belka'ya teşekkür etti.
Bölgenin iktisadi yapısı, Kuzey Irak'ta faaliyet gösteren şirketlerin mali yapısı, güvenlik sorunları ve Irak'ta yazımı devam eden yeni anayasa çalışmaları ile Kürtlerin istekleri ele alınan görüşmelerde, Türkiye'nin PKK'ya yönelik Kuzey Irak'ta gerçekleştirmek istediği operasyon da konuşuldu. Belka'nın Barzani'ye, Kürtlere Avrupa'da gerekli desteği sunmaya hazır oldukları mesajını da verdiği öğrenildi.
Barzani, El Arabiya TV'sine verdiği demeçte, federal devlet isteklerinden vazgeçmeyeceklerini ve peşmerge gücünün dağıtılmayacağını söyledi. Barzani, bu gücü ortadan kaldıracak bir kuvvet bulunmadığını da iddia etti.