Siyaset11 Ocak 2005 00:00

Basındaki İsrail lobisi! - Arslan Bulut

Türkiye basınında bir Ermeni lobisi, bir Rum lobisi olduğu gibi bunlardan daha güçlü bir Yahudi lobisi var! Hatta sonuncusuna İsrail lobisi de diyebiliriz. Bu lobi, Ekim ayı içinde iki önemli olayı bilerek Türk halkından saklamaya gayret etti! Bunlardan birincisi, İsrail ile imzalanan mutabakat zaptıdır.Biz 9 Ekim 2004 tarihinde, bu mutabakat zaptının ne anlama geldiğini kamuoyuna duyurmaya gayret ettik.Resmi gazetede yayınlanan mutabakat, GAP ve Orta Anadolu bölgelerinde İsrail yatırımlarının önünü açıyordu.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesnew prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponsdiscount drug coupons codesamples.in free discount prescription cardcialis coupons printable link discount prescription drug cardsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenasymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenabuscopan floridafriendlyplants.com buscopan pluskamagra kamagra 100mg kamagra gel

Tarım Bakanı Sami Güçlü''nün daveti üzerine, 14-15 Temmuz 2004 tarihlerinde, Türkiye''yi ziyaret eden İsrail Başbakan Yardımcısı Ehud Olmert ile imzalanan mutabakat zaptının onaylanması hakkındaki karar, 5 Ekim 2004 tarihli Resmi Gazete''de "Milletlerarası Anlaşma" başlığı altında yayınlanmıştı.

Kararda, bütün hükümet üyeleri ile birlikte Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer''in de imzası vardı! *** Mutabakatın 12''inci maddesinde şöyle deniliyordu: "İsrail tarafı, İsrail Şrmalarının ilgilendiği GAP projelerinin 2005 yılı bütçesinde uygulamaya konulmasını Türk yetkililerden talep etmiştir.

Türk tarafı Türkiye ve İsrail arasındaki karşılıklı ekonomik işbirliğini güçlendirmede GAP kapsamındaki yukarıda bahsedilen projelerin önemini vurgulayarak konuyu Türkiye''deki ilgili kurumlara iletmeyi kabul etmiştir." Mutabakatın 13''üncü maddesi ise Konya Ovası Projesi ile ilgili: "Türk tarafı, Orta Anadolu''da yürütülen Konya Ovası Projesi''nin (KOP) önemini vurgulayarak su kaynaklarının geliştirilmesi alanında işbirliği imkanlarını değerlendirmek için ortak çalışma önermiştir.

İsrail tarafı, bu teklifi incelemeyi kabul etmiştir.

Türk tarafı, Tuz gölü yakınlarında seçilmiş Orta Anadolu köyleri civarındaki kuru bölgelerde damlama ve diğer modern sulama tekniklerinin Şzibilitesi konusunda ortak çalışma önermiştir.

İsrail tarafı, bu teklifi incelemeyi kabul etmiştir." Türkiye bu mutabakat metni ile buğday ambarı Konya Ovası''nı ve su deposu Güneydoğu''yu İsrail Şrmalarına altın tepsi içinde sunmaktaydı.

*** İkinci önemli olayı ise ilk olarak CHP İstanbul milletvekili Onur Öymen ortaya çıkarmış ve Cumhuriyet gazetesinden Leyla Tavşanoğlu''na açıklamıştı: "6 Ekim İlerleme Raporu''nun bir bölümünde, Türkiye''nin üyeliğinden sonra Dicle ve Fırat havzalarındaki barajların ve sulama tesislerinin uluslararası yönetiminden söz ediliyor.

Aynı cümlenin içinde İsrail ve diğer bölge ülkelerinin de adları geçiyor." Demek ki, AKP hükümeti, bir taraftan, AB''nin Türkiye''de yeni azınlıklar yaratma politikasına uyum sağlarken, diğer taraftan GAP ve Orta Anadolu bölgelerinde İsrail yatırımlarının önünü açıyordu.

İsrail ile imzalanan mutabakat metni 5 Ekim günü Resmi Gazete''de yayınlanıyor, 6 Ekim günü ise İlerleme Raporu açıklanıyor.

Birincisinde İsrail, GAP bölgesi ve Orta Anadolu''ya sulama tesisleri yatırımı için davet ediliyor, ikincisinde ise bu tesislerin uluslararası yönetime kavuşturulacağı belirtiliyordu! Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu raporunda da "Türk terimi etnik grup anlamına gelir, onun için Türkiyelilik kimliğini üst kimlik kabul eden bir toplum yapısı hedeflemeliyiz" denilmesi, bunun sık sık Tayyip Erdoğan tarafından tekrar edilmesi de herhalde İsrail projelerinden bağımsız değildi. Bu durumda, hala Türkiye''nin yabancılara ve özellikle Yahudilere toprak satışını küçümsemeye gayret edenlerin, Türkiye''ye değil İsrail''e hizmet ettikleri kesinlik kazanmıyor mu? *** Güneydoğu ve Orta Anadolu ile ilgili İsrail taleplerinin bir kısmı AB''nin Türkiye İlerleme Raporu''na yansıdığı gibi bir kısmı da Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Cumhurbaşkanı''nın imzası ile mutabakat metni halinde Resmi Gazete''de yayınlanıyor ve basın bu konuları Türk halkına duyurmuyor da duyuranların yabancılara toprak satışı ile ilgili yayınlarını, tam anlamıyla "psikolojik operasyon"la çürütmeye çalışıyorsa, bu davranışı nasıl tanımlamak gerekir? İsrail adına tipik bir beşinci kol faaliyeti değil mi bu?