Terörden siviller kadar askerler de sorumludur - İsrafil KUMBASAR
''Bölücü faaliyetlerin serbest bırakılmasına'', ''anadilde yayın hakkının tanınmasına'', ''cezaevindeki teröristlere af getirilmesine'', ''Leyla Zana ve arkadaşlarının serbest bırakılmasına'', ''Apo''nun yeniden yargılanmasına'' karşı ''kararlılık'' göstermekten kaçındılar!..Öyle ki Türk topraklarına Amerikan askerlerini konuşlandırmayı amaçlayan 1 Mart tezkeresi''nde bile "Biz karışmayız!.." diye topu sivil hükümete atmayı yeğlediler!..Üniter Türk Devleti''nin simgesi olan "tek vatan, tek devlet, tek bayrak, tek dil" yazılı tabelaları birer birer kışlalardan indirip, ülke güvenliğini ''başörtüsüne'', ''imam hatip okullarına'', ''kuran kurslarına'' indirgeyenler, şimdi ''28 Şubat süreci'' ile önünü açtıkları Tayyip Erdoğan ile aynı dili konuşuyorlar!.."Şartlar oluşursa Kuzey Irak''a sınır ötesi operasyon da düzenleriz" diyerek, kamuoyundan gelen tepkilerin önünü kesmeye çalışıyorlar!..''Şartlar oluşursa'' ne demek!.. ''Savaşmak'' bir askerin en mukaddes görevi değil midir?..Ya görevinizi gereği gibi yapın, ya da sırtınızdaki üniformalarınızı çıkarın!..cialis coupons printable link discount prescription drug card
Tayyip Erdoğan''ın başında bulunduğu ''sivil'' iktidar, ''Eve Dönüş Yasası''nın ardından dağa çıkan teröristlere ''daha kapsamlı'' bir af getirmek için zaten fırsat kolluyordu!..
Tek çekincesi, ''askeri'' erkanın ortaya koyacağı tavırdı!..
Ancak, beklenen ''sinyal'' nihayet geldi!..
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, medya yöneticilerini bilgilendirme toplantısında, Amerika''nın PKK''nın lider kadrolarının yakalanması için direkt talimat verdiğini belirterek şöyle dedi:.
"Türk Silahlı Kuvvetleri olarak genel affa karşıyız.
Ancak örgüte 1999 sonrasında katılan yüzde 40''lık bir kitle var.
Bunlar suça karışmamış unsurlar.
Bunlarla ilgili bazı uygulamalar olabilir!..".
Nereden, nereye?..
Bir zamanlar affın ''a''sını bile ağızlarına almaktan imtina eden askerler, ne acıdır ki bugün bölücü teröristlere ''kısmi af'' isteme noktasına geldiler!..
Neden?..
Çünkü elleri kolları bağlandı!..
Teröristlerin başını ezmek için ''Irak''a girip çıkmak'' artık o kadar kolay değil!..
Önce ''stratejik ortağınız'' olan ''Amerika''dan izin alacaksınız!..
Ardından ''üyelik için'' kapısında beklediğiniz ''Avrupa Birliği ülkelerini'' teker teker ikna edeceksiniz!..
Daha sonra Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani''ye başvurarak, ''onay'' isteyeceksiniz!..
Nihayet Kuzey Irak''taki ''kukla yönetimin'' başında bulunan Mesut Barzani''nin kapısını çalacaksınız!..
Onlar da zaten hazır:.
"He ya, bıyırın gelin lo!.." diyecekler!..
Herkes ''siyasi iktidarları'' suçluyor!..
Aslında, Türk devletinin bölücü terör örgütü karşısında içine düştüğü bu hazin durumdan, en az siyasi iktidarlar kadar ''askerler'' de sorumludur!..
Ülkede son on yıl içerisinde meydana gelen gelişmelere kabataslak bir gözattığımızda, rahatlıkla şunu söyleyebiliriz:.
Türkiye Cumhuriyeti''ni ''korumak'' ve ''kollamak'' ile görevli olanlar, ''ülke güvenliğini yakından ilgilendiren'' hiçbir meseleye doğrudan müdahil olmadılar!..
Bölücü örgüt ile dağlarda ''göze göz'', ''dişe diş'' kıyasıya mücadele eden ''terörle mücadele'' timlerinin dağıtılmasına el altından destek verdiler!..
''Dağları mesken yapan'' kahramanların, ''Susurluk'' tezgahından geçirilerek kamuoyu vicdanında mahkum ettirilmesi için yürütülen kampanyaları ''uzaktan'' izlemeyi tercih ettiler!..
Bölücü örgüt başı Apo''nun asılmayarak İmralı''da beslenmesine yolaçan ''gayrihukuki'' hükümet kararlarına sadece seyirci kalmakla yetindiler!..
Avrupa Birliği''ne üyelik adı altında yürütülen ''teslimiyet'' sürecine karşı tavır almaktan kaçındılar!..
''Tahkim Yasası''nın çıkarılmasına, ''ikiz sözleşmelerin'' imzalanmasına, ''hazine arazilerinin yabancılara satışına imkan tanıyan'' yasanın Meclis''ten geçirilmesine ses çıkarmadılar!..
Türk devletinin ''bağımsızlığına'' gölge düşüren ''birinci'' ve ''ikinci'' ulusal programların hazırlanışına göz yumdular!..
''Birinci'', ''ikinci'', ''üçüncü'', ''dördüncü'', ''beşinci'', ''altıncı'', ''yedinci'', ''sekizinci'', ''dokuzuncu'' AB uyum yasaları Meclis''ten geçirilirken, kaşlarını çatıp da "Arkadaşlar siz ne yapıyorsunuz?.." diye sorma gereği hissetmediler!..
''Bölücü faaliyetlerin serbest bırakılmasına'', ''anadilde yayın hakkının tanınmasına'', ''cezaevindeki teröristlere af getirilmesine'', ''Leyla Zana ve arkadaşlarının serbest bırakılmasına'', ''Apo''nun yeniden yargılanmasına'' karşı ''kararlılık'' göstermekten kaçındılar!..
Öyle ki Türk topraklarına Amerikan askerlerini konuşlandırmayı amaçlayan 1 Mart tezkeresi''nde bile "Biz karışmayız!.." diye topu sivil hükümete atmayı yeğlediler!..
Üniter Türk Devleti''nin simgesi olan "tek vatan, tek devlet, tek bayrak, tek dil" yazılı tabelaları birer birer kışlalardan indirip, ülke güvenliğini ''başörtüsüne'', ''imam hatip okullarına'', ''kuran kurslarına'' indirgeyenler, şimdi ''28 Şubat süreci'' ile önünü açtıkları Tayyip Erdoğan ile aynı dili konuşuyorlar!..
"Şartlar oluşursa Kuzey Irak''a sınır ötesi operasyon da düzenleriz" diyerek, kamuoyundan gelen tepkilerin önünü kesmeye çalışıyorlar!..
''Şartlar oluşursa'' ne demek!..
''Savaşmak'' bir askerin en mukaddes görevi değil midir?..
Ya görevinizi gereği gibi yapın, ya da sırtınızdaki üniformalarınızı çıkarın!..