ORGENERAL BAŞBUĞ'DAN 8 ÖRTÜLÜ MESAJ !
Bugün cenaze törenlerinde inanılmaz görüntüler ortaya çıkıyor, inanılmaz sloganlar atılıyor. Güvenlik güçleriyle öne sürülen çocuk ve kadınların karşı karşıyla gelmesi için her türlü provokasyona giriliyor. Amaç, güvenlik görevlilerinin çocuklara, kadınlara saldırdığını dünyaya yaymak, halkın gözünden düşürmek… Vatandaş, PKK bayraklı, Apo posterli gösterilerin yasak olduğunu sanıyor. Hayır, bunlar yasak değil. O yüzden bu gösterileri yapanlar için bir yaptırım da yok! cialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholcialis walgreen coupon site cialis couponcialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer coupon
Avrupa Birliği’nin 2001 yılında terörün tanımını yaptı. Ülkeler, bu tanıma uygun olarak yasal düzenlemeler gerçekleştirdi. Türkiye’de ise Terörle Mücadele Yasası’nın içinin yeni düzenlemelere göre doldurulması şöyle dursun, var olan düzenlemeler de çıkarıldı.
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, “Biz, daha fazlasını değil, batı ülkelerinde bu konudaki yasaların bazı hükümleri bile olsa razıyız” diyor. Mevcut yasaların içi öylesine boşaltılmış ki bugün PKK’nın başı Abdullah Öcalan’ın posterini taşımak, PKK’nın sözde bayraklarıyla yürümek suç sayılmıyor.
Ülkemizde bunlar olurken, Orgeneral Başbuğ, diğer ülkelerin Terörle Mücadele Yasalarından örnekler veriyor:
- İngiltere’de, yasaklanmış bir örgütün renklerini taşıyan rozet takılamaz.
- Bir teröristin resmi veya sesi radyo-televizyonlardan verilemez.
- Amerika’da bir kişi çıkıp Usame Bin Laden’i överse, anında tutuklanır.
Başbuğ, bu örnekleri verdikten sonra ülkemizdeki durumu anlatıyor:
“Ülkemiz, terörü öven, onu yücelten yayınlarla doludur. Bölücü terör örgütünü öven kitaplar ise rahatlıkla satılabilmektedir. Adalet Bakanlığı’na başarısız bir intihar saldırısında bulunan teröristin öldürülmesinin ardından bazı sivil toplum örgütleri üyeleri açıktan bu teröristin ölümsüz olduğu şeklinde slogan atabilmişlerdir.”
Bugün cenaze törenlerinde inanılmaz görüntüler ortaya çıkıyor, inanılmaz sloganlar atılıyor. Güvenlik güçleriyle öne sürülen çocuk ve kadınların karşı karşıyla gelmesi için her türlü provokasyona giriliyor. Amaç, güvenlik görevlilerinin çocuklara, kadınlara saldırdığını dünyaya yaymak, halkın gözünden düşürmek…
Bugün, Terörle Mücadele Yasası’nın bırakın suç olmadan önce önlemeyi, suç işlendikten sonra bile yapılması gerekenler kolay kolay yerine getirilemiyor. Bu yasanın değiştirilmesi için henüz bir adım da atılmış değil. Dün, konunun yetkililerine yasa değişikliği için bir tasarı hazırlanıp hazırlanmadığını sorduğumda henüz bir çalışma olmadığını öğrendim.
Terörün can almaya, PKK bayraklı gösteriler, Apo posterli yürüyüşler devam ederken, Genelkurmay Başkanlığı rahatsızlığını açıkça ortaya koyarken, üstelik Avrupa Birliği ülkelerinden örnekler verirken, o yasaların en asgarisinin Türkiye’de uygulanmasını istemesi de, gelecekte bir yasal düzenlemenin olabileceğinin işareti olarak görülmeli.
Seçim bölgelerine giden milletvekilleri, terörle ilgili soruları cevap vermekte zorlanır hale geldi. Vatandaş, PKK bayraklı, Apo posterli gösterilerin yasak olduğunu sanıyor. Hayır, bunlar yasak değil. O yüzden bu gösterileri yapanlar için bir yaptırım da yok. Aslında bu durumdan rahatsız olanların başında da Cumhuriyet Savcıları geliyor.
Terörle Mücadele, askerin işi değil. Ancak, şehit veren, mücadelenin her aşamasında olan asker. O yüzden onların yaptığı açıklamalar yadırganmamalı. Siyasi makamlar sessizliğini korukken, askerler konuyu gündeme getirme gereğini duymuştur. Siyasilerin, bir an önce Terörle Mücadele Yasasını, Avrupa Birliği ülkeleri düzeyine çıkarmalı. Yoksa, sorunlar giderek büyümeye, içinden çıkılmaz hal almaya başlayacaktır.
ASKER, DURUMU ORTAYA KOYDU
Orgeneral İlker Başbuğ, merak edilen her şeyi açıkladı. Mücadelenin yalnız silahla olmayacağını vurguladı. Aslında bunlar yıllardır söylenen, her dönemde gündeme getirilen konu. Ancak hep görüldü ki bir çok kuruluş üzerine düşeni yapmadı, yapamadı. Bugün eğitime Güneydoğu’da en büyük desteği yine asker veriyor. İllerde, ilçelerde dershaneler açılıyor, okuma-yazma kursları düzenliyor, sağlık taramaları yapılıyor.
Terörle mücadelenin en sıcak günlerinde yer alan bazı komutanlarla konuştum. Orgeneral Başbuğ’un açıklamalarıyla ortaya çıkan mesajları şöyle sıraladılar:
- Güneydoğu’da yaşanan terör olaylarıyla ilgili mevcut durumu objektif olarak ortaya koydu.
- Askerin üzerine düşebilecek görevi yapmaya her zaman hazır olduğunu söyledi.
- Askerin terörle mücadelede son derece kararlı olduğunu belirtti.
- Dost ülkelerin ve özellikle ABD’nin Türkiye’nin maruz kaldığı terör tehdidini fazla önemsemediklerini ortaya koydu.
- Bazı yasal düzenlemelerin yapılması, eğitime, işsizlikle mücadeleye ağırlık verilmesiyle terörün azaltılacağını söyledi.
Orgeneral Başbuğ’un bu mesajlarının yanı sıra, “üstü kapalı” önemli mesajlar da verdi. Bunu, terörle mücadelenin içinde yer alanlar şöyle değerlendirdi:
- Terörün bitirilmesi için Türkiye’de kararlılık yok.
- Konuşmalarında, terörle mücadelede kararlı olduklarını vurgulayan sorumlu makamlardakilerin bu sözleri uygulamaya yansımıyor.
- Irak ve ABD, terörle mücadelede büyük sorun oluşturuyor. Aslında teröristlerin Irak’ın Kuzeyinde belli bir yerde kümelenmeyip araziye yayıldığı anlaşılıyor.
- Bilinenin aksine, teröristler ağırlıklı olarak Irak’ın Kuzeyindeki hududumuza yakın 10-25 kilometre derinlikteki bir bölgede bulunuyor.
- Bu durum Barzani tarafından bilinmesine rağmen, PKK terör örgütüne karşı hiçbir olumsuz harekette bulunmuyor. Irak’ın Kuzeyinde Barzani aşireti, PKK terör örgütüyle eşdeğer çalışıyor. Terör örgütü mensupları, Barzani aşiretinin vatandaşı olmuş durumda.
- Mevcut Terörle Mücadele Kanunu’nun bir kısım maddelerinin değiştirilmesi de sorunu çözmeye yeterli olmayabilecek. Çünkü Türkiye’de insanların rahatlıkla Türk ırkı dışında azınlık statüsünde olmayan Kürt ırkı söylevini bölgeye yerleştiriyor.
- Kuzey Irak’a girip çıkmakla problem çözülmeyecek.
- Terörü besleyen kaynaklar ortadan kaldırılmıyor. İlgili makamların, yasadışı örgütlere yabancı ülke desteğinin kesilmesi konusunda yeterli gayreti göstermiyor.
ABD OYALAMAYA DEVAM EDECEK
Değişik ülkelerin askeri de olsalar onlar hep aynı dilden konuşur. Birbirlerini çok iyi anlarlar. Polisler de öyle. Terörle mücadele konusunda kendi aralarında dayanışma ve işbirliği yaparlar. Ama, işin içine siyaset girince elleri-kolları bağlanır.
Türkiye, iki yıl önce Amerika’ya, Irak’ta bulunan PKK’nın önde gelen isimlerin listesini verdi. Aradan iki yıl geçmesine rağmen bugüne kadar bırakın 150 kişinin tamamını birini bile yakalayıp teslim etmediler. Kolay kolay da etmezler.
Amerika, kullanacağı bir silahlı güç varken bunu karşısına niçin alsın? Daha onlara yaptıracağı çok şeyler var. Gözünü Ortadoğu’dan sonra Kafkaslara ve Hazar bölgesine diken Amerika, Türkiye’yi terörle meşgul etmeye devam edecek.
Genelkurmay İkinci Başkanı Başbuğ’un “Amerika’dan, bazı konularda kararlı emareler alındı. PKK’nın lider kadrolarının yakalanması için direkt yönlendirme yaptılar. Bu ay içinde Türkiye’ye üst düzey ABD yetkililerini bekliyoruz” dedi. Üst düzey ABD yetkililerinin, 2 orgeneral olduğunu öğrendim. Kuşkusuz gelişlerinde Irak’ın Kuzeyindeki gelişmeler, Türkiye’nin duyduğu rahatsızlıklar da ele alınacaktır.
Başbuğ’un açıklamaları üzerine, ABD makamlarının, PKK’lıların yakalanması için emir verildiğin ilişkine haberleri doğrulamadı. ABD makamlarının bunu doğrulamasını da beklenmemeli. Ama bir gün, onlara göre “zamanı gelince” gözden düşmüş birkaç PKK’lının teslim edileceği günlerde çok uzakta değil… ABD, bsunu doğrudan yapmayıp, başka kanalları kullanacak. Tıpkı bir zamanlar Barzani’nin, kendisine teslim olan Şemdin Sakık’ı yakalatıp gönderttiği gibi…
ÖNCELİK, IRAK’IN KUZEYİ Mİ OLMALI?
Son dönemlerde, Irak’ın Kuzeyinde yuvalanan 3 bin 100 civarında PKK’lı bulunurken, Türkiye topraklarında ise bin 900 PKK’lı olduğu saptandı. Kuzey Irak’a yapılacak operasyonlardan istenilen sonucun alınması zor. Sınırımızın 10-25 kilometre uzağında olan PKK’lıların, Türk askerinin Kuzey Irak’a girmesi halinde iç bölgelere dağılacakları da geçmişteki operasyonlarda da görülmüştü.
Tabii bu konuyu en iyi güvenlik birimlerinin yetkilileri bilir ama sınırötesi operasyondan önce vatandaşlar, ülkemiz topraklarında bulunan bin 900 civarında teröristin etkisiz hale getirilmesini bekliyor. Mayınlar ülkemizde patlıyor, yollar kesiliyor, trenlere sabotajlar düzenleniyor, ülkemiz insanı hayatını kaybediyor, askerimiz, polisimiz şehit oluyor.
Amerika, PKK’nın hain tuzaklarının malzemelerini Irak’tan götürdüğünü biliyor. Mayınlar, uzaktan kumandalı patlayıcılar, insanlık dışı uygulamalara ABD daha ne kadar seyirci kalacak? Hani teröre, teröriste karşı mücadele ediyordunuz?