Siyaset20 Temmuz 2005 00:00
Vahdettin hain değilse Atatürk mü hain? - Rıza Zelyurt
Vahdettin; hem Osmanlı padişahı olarak ülkesinin parçalanmasına, emperyalist ordular tarafından işgal edilmesine 'Evet!' demiş; hem de bu ülkeyi düşman çizmesinden kurtarmaya çalışan Mustafa Kemal ve arkadaşlarına düşmanlık etmiştir. Vahdettin, Anadolu'da düşmana karşı mücadele bayrağı açan Mustafa Kemal ile arkadaşlarını yok etmek istiyordu. Bunun için İstanbul'da Askeri Mahkeme kurdurttu; oradan da Mustafa Kemal Paşa ile arkadaşları için idam kararı çıkarttı. Tarih, 11 Mayıs 1920'dir.'Yüce İrade Mehmet Vahdettin' başlığı altında verilen mahkeme kararında şunlar söyleniyor:cleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgmicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mgoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Bülent Ecevit ; Vahdettin için 'Ben Vahdettin için hiçbir zaman hain demedim. Çünkü ne kadar zor koşullar altında padişahlık yaptığını biliyorum. Ülke işgal altındaydı. Ordusu kalmamıştı. Yine de çok önemli işler yaptı.' demiş. .
Bilindiği üzere Vahdettin, son Osmanlı padişahıdır.
Onun zamanında 1. Dünya Savaşı bitmiş; Osmanlı Devleti, Sevr Anlaşması'nı imzalamıştı. Bu anlaşma ile Osmanlı Devleti parçalara ayrılıyor. Türkiye'nin batısı Yunanlılara ve İtalyanlara veriliyor. Güney'de Fransızlar topraklarımıza el koyuyor. İngilizler Karadeniz bölgesi ve Boğazlar'da egemen hale geliyor. İstanbul ve Boğazlar elimizden alınıyor... Türklere, Anadolu'da küçük bir bölge bırakılıyor. Topraklarımızın doğusunda Kürdistan ve Ermenistan Devletleri kuruluyor. Trabzon ve çevresinde Pontus Rum Devleti oluşturuluyordu.
Bütün bu olumsuz gelişmeler Vahdettin döneminde yaşandı. Vahdettin; bunların olmasını elbette istemezdi. Gel gör ki yanlış işleri, yanlış tercihleri, iradesini doğru biçimde ortaya koyamaması yüzünden koskoca bir devleti gidiyor: Türklerin hayat alanı yok ediliyordu. Buna genel anlamda bir ihanet denilmez mi?
Vahdettin; bununla da kalmamış; kendi hayatı ve iktidarı için bir milletin hayatı ile oynayarak millete ihanet etmiştir.
Düşmanlık etti
Vahdettin; hem Osmanlı padişahı olarak ülkesinin parçalanmasına, emperyalist ordular tarafından işgal edilmesine 'Evet!' demiş; hem de bu ülkeyi düşman çizmesinden kurtarmaya çalışan Mustafa Kemal ve arkadaşlarına düşmanlık etmiştir.
Vahdettin, Anadolu'da düşmana karşı mücadele bayrağı açan Mustafa Kemal ile arkadaşlarını yok etmek istiyordu. Bunun için İstanbul'da Askeri Mahkeme kurdurttu; oradan da Mustafa Kemal Paşa ile arkadaşları için idam kararı çıkarttı. Tarih, 11 Mayıs 1920'dir.
'Yüce İrade Mehmet Vahdettin' başlığı altında verilen mahkeme kararında şunlar söyleniyor:
'Kuvayı Milliye adı altında çıkardıkları fitne ve fesadın ..... tertipçi ve kışkırtıcıları olan Üçüncü Ordu Müfettişliği'nden azledilmiş ve askerlik mesleğinden çıkartılmış Selanikli Mustafa Kemal Efendi ve.... Kara Vasıf Bey ..... Salacaklı Ali Fuat Paşa..... Alfred Rüstem.... Doktor Adnan ..... Halide Edip Hanım'ın ayrıntıları 11 Mayıs 336 sayılı yargı tutanağında yazılı olduğu üzere Mülkiye Ceza Yasası'nın 45. maddesi.... gereğince her türlü askeri ve mülki unvanlarının kaldırılmasına ve İDAMLARINA, ...... mallarına el konulmasına, .... karar verilmiştir.'
Vahdettin, Harbiye Bakanlığı aracılığı ile 6 Haziran'da da İsmet İnönü, Bekir Sami Bey, Dr. Rıza Nur, Yusuf Kamil Tengirşenk, Celalettin Arif Bey, Ankara Müftüsü Mehmet Rifat Börekçi ve Fahrettin Altay için de idam kararı verdirmiştir.
İstanbul 1. Sıkıyönetim Harp Divanı'nın verdiği bu idam kararlarının arkasındaki isim Vahdettin'dir. Bu işi yaptıran, imzalayıp Türkiye'ye dağıttıran odur. Allah'tan; Vahdettin'in bu idamları yapmaya gücü yetmemiştir.
Şimdi Vahdettin'i masum bir padişah gibi gösterenlere soralım: Türkiye'yi kurtarmaya çalışan bu insanları hain ilan ederek asmaya kalkışan Vahdettin mi haindir yoksa, Mustafa Kemal, İsmet İnönü, Fahrettin Altay ve diğer Kuvayı Milliyeciler mi haindir?
Rahmetli Uğur Mumcu'nun deyişi ile bilgi ve belge sahibi olmadan fikir sahibi olanlar yüzünden bu ülke bir türlü belini doğrultamıyor. Eğer bu belge yetmezse yarın başka belgeler sunalım. Sunalım da Sayın Ecevit gibi düşünenlerin ayağı suya ersin...
Bilindiği üzere Vahdettin, son Osmanlı padişahıdır.
Onun zamanında 1. Dünya Savaşı bitmiş; Osmanlı Devleti, Sevr Anlaşması'nı imzalamıştı. Bu anlaşma ile Osmanlı Devleti parçalara ayrılıyor. Türkiye'nin batısı Yunanlılara ve İtalyanlara veriliyor. Güney'de Fransızlar topraklarımıza el koyuyor. İngilizler Karadeniz bölgesi ve Boğazlar'da egemen hale geliyor. İstanbul ve Boğazlar elimizden alınıyor... Türklere, Anadolu'da küçük bir bölge bırakılıyor. Topraklarımızın doğusunda Kürdistan ve Ermenistan Devletleri kuruluyor. Trabzon ve çevresinde Pontus Rum Devleti oluşturuluyordu.
Bütün bu olumsuz gelişmeler Vahdettin döneminde yaşandı. Vahdettin; bunların olmasını elbette istemezdi. Gel gör ki yanlış işleri, yanlış tercihleri, iradesini doğru biçimde ortaya koyamaması yüzünden koskoca bir devleti gidiyor: Türklerin hayat alanı yok ediliyordu. Buna genel anlamda bir ihanet denilmez mi?
Vahdettin; bununla da kalmamış; kendi hayatı ve iktidarı için bir milletin hayatı ile oynayarak millete ihanet etmiştir.
Düşmanlık etti
Vahdettin; hem Osmanlı padişahı olarak ülkesinin parçalanmasına, emperyalist ordular tarafından işgal edilmesine 'Evet!' demiş; hem de bu ülkeyi düşman çizmesinden kurtarmaya çalışan Mustafa Kemal ve arkadaşlarına düşmanlık etmiştir.
Vahdettin, Anadolu'da düşmana karşı mücadele bayrağı açan Mustafa Kemal ile arkadaşlarını yok etmek istiyordu. Bunun için İstanbul'da Askeri Mahkeme kurdurttu; oradan da Mustafa Kemal Paşa ile arkadaşları için idam kararı çıkarttı. Tarih, 11 Mayıs 1920'dir.
'Yüce İrade Mehmet Vahdettin' başlığı altında verilen mahkeme kararında şunlar söyleniyor:
'Kuvayı Milliye adı altında çıkardıkları fitne ve fesadın ..... tertipçi ve kışkırtıcıları olan Üçüncü Ordu Müfettişliği'nden azledilmiş ve askerlik mesleğinden çıkartılmış Selanikli Mustafa Kemal Efendi ve.... Kara Vasıf Bey ..... Salacaklı Ali Fuat Paşa..... Alfred Rüstem.... Doktor Adnan ..... Halide Edip Hanım'ın ayrıntıları 11 Mayıs 336 sayılı yargı tutanağında yazılı olduğu üzere Mülkiye Ceza Yasası'nın 45. maddesi.... gereğince her türlü askeri ve mülki unvanlarının kaldırılmasına ve İDAMLARINA, ...... mallarına el konulmasına, .... karar verilmiştir.'
Vahdettin, Harbiye Bakanlığı aracılığı ile 6 Haziran'da da İsmet İnönü, Bekir Sami Bey, Dr. Rıza Nur, Yusuf Kamil Tengirşenk, Celalettin Arif Bey, Ankara Müftüsü Mehmet Rifat Börekçi ve Fahrettin Altay için de idam kararı verdirmiştir.
İstanbul 1. Sıkıyönetim Harp Divanı'nın verdiği bu idam kararlarının arkasındaki isim Vahdettin'dir. Bu işi yaptıran, imzalayıp Türkiye'ye dağıttıran odur. Allah'tan; Vahdettin'in bu idamları yapmaya gücü yetmemiştir.
Şimdi Vahdettin'i masum bir padişah gibi gösterenlere soralım: Türkiye'yi kurtarmaya çalışan bu insanları hain ilan ederek asmaya kalkışan Vahdettin mi haindir yoksa, Mustafa Kemal, İsmet İnönü, Fahrettin Altay ve diğer Kuvayı Milliyeciler mi haindir?
Rahmetli Uğur Mumcu'nun deyişi ile bilgi ve belge sahibi olmadan fikir sahibi olanlar yüzünden bu ülke bir türlü belini doğrultamıyor. Eğer bu belge yetmezse yarın başka belgeler sunalım. Sunalım da Sayın Ecevit gibi düşünenlerin ayağı suya ersin...