HAZIRLANIN… EYLÜL de AF GELİYOR! HEMDE İŞ GARANTİSİ DAHİL!
Dağdaki gençlerin neredeyse yüzde 40'ı henüz çatışmaya girmemiş. Bunları topluma kazandırmak için kapsamlı bir yasa düşünülüyor. Bu fikir Cumhurbaşkanı Sezer'e de sunulmuş. Eski 'pişmanlık' yasaları gibi değil, daha etkili, daha cazip bir yasa... Mesela dönenlere belli ekonomik yardım yapılması, durumuna göre iş sağlanması, 'dönüş'ü psikolojik olarak kolaylaştıracak bir yaklaşım sergilenmesi gibi alternatifler düşünülüyor. Eylülde yapılacak bir 'güvenlik zirvesi'nde gündeme alınması bekleniyor.fusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnesymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenacialis walgreen coupon site cialis coupon
''Ankara'nın bir hazırlık içinde olduğu anlaşılıyor:
Dağdaki gençlerin çok büyük bir kısmı, Apo'nun yakalandığı 1999 yılından sonra örgüte katılmış! Bu, Ankara'nın dikkatini çekiyor. Demek ki, Apo yakalandıktan sonra da örgütün cazibesi devam ediyor! Bunu sadece gençlerin işsizliği ile izah etmek yanıltıcı olur. Bu noktada 'sosyo-psikolojik' araştırmalara ihtiyaç duyuyor Ankara...
Eskiler yorularak, yılgınlığa kapılarak dağılırken, örgüte daha çok gencin katılması elbette çok önemli.
Dağdaki gençlerin neredeyse yüzde 40'ı henüz çatışmaya girmemiş. Bunları topluma kazandırmak için kapsamlı bir yasa düşünülüyor. Bu fikir Cumhurbaşkanı Sezer'e de sunulmuş. Eski 'pişmanlık' yasaları gibi değil, daha etkili, daha cazip bir yasa...
Mesela dönenlere belli ekonomik yardım yapılması, durumuna göre iş sağlanması, 'dönüş'ü psikolojik olarak kolaylaştıracak bir yaklaşım sergilenmesi gibi alternatifler düşünülüyor. Henüz siyasetin gündeminde değil. Eylülde yapılacak bir 'güvenlik zirvesi'nde gündeme alınması bekleniyor.
Halkın durumundaki olumlu değişme Ankara'yı cesaretlendiriyor. Gençler arasında örgütün cazibesi devam etse de, PKK'nın eskiden sahip olduğu sivil taban desteği giderek daralıyor. Bu, PKK'nın siyasi inisiyatifinin daralması anlamına geliyor.
PKK denetiminden kurtulmuş yeni siyasi kadrolar. Bölgede teröre tepki geliştikçe, PKK bağlantılı siyasilerin yerini zamanla teröre karşı yeni politikacılar alabilir, böyle bir gelişme 'çözüm'ü kolaylaştırır………
ASIRLAR ve son zamanlar gösteriyor ki, Kürtleri yok saymak ve çağın gereği olan bireysel liberal özgürlükleri tanımamak da, etnik milliyetçilik de yanlış!
Topluma bağlanmak için iş ve sosyal statü gibi irtibatlara sahip olmayan heyecanlı gençlerde bir ''dağ'' romantizmi, belli ki, devam ediyor.
İş ve sosyal statü bağlarının geliştirilmesi ve politik tansiyonun düşürülmesi gerekiyor.
Halk elbette daha gerçekçi; ekonominin de demokrasinin de ancak silahsız mümkün olacağını daha iyi görüyor. Üstelik son çeyrek asırda bölgede doğan her üç kişiden biri Batı'ya yerleşti, iş güç kurdu; Hikmet Fidan ailesi gibi...
….Bu sosyolojik entegrasyon gerçeği ve onun politik ifadesi olan üniter devlet esas alındıktan sonra, sorun kolay çözülür. Kudretini kandan alan PKK bundan telaşlı zaten.’’
Taha Akyol/ Milliyet..''
Şimdi düşünmek ve sorgulamak, sorgulatmak lazım …
İşsizlik sadece Güneydoğu'ya mı has bir konu?
Her işsiz olan dağa çıkıp eline silah mı alıyor?
Her işsiz olan vatanı bölmek için öyle yada böyle illegal bir grup içine mi giriyor?
O terörün kaynağı olan bölgede hiç mi zengin yok? Toprak ağaları, aşiret reisleri ne işe yarıyor, halkın kanını emmek için mi ?
Güneydoğudaki zenginler neden kendi bölgelerine yatırım yapmıyorlar?
Yine o bölgelerdeki kişilerin zenginlik yada fakirlik gibi ekonomik konumlarını neye dayanarak yapacağız? Diğer bölgelere göreyse birçok yerden zenginler…( bundan adım kadar eminim)
O bölgede yaşayan insanlar neden devlete olan vergi, fatura gibi mecburi ödemelerinde bile tutarsız,bedavacı zihniyetinde davranıyorlar?
Diğer bölgelerimizdeki işsizliğin önüne de geçmek için planlı bir strateji uygulamaktansa , toplumun içinde bu bölünme yaratacak aflar kime ne kazandıracak?
Uzun zamandır, altını çizdiğimiz Türk medyasının PKK sempatisi, artık iyice ayyuka çıktı!Yukarıda alıntısını yazdığımız makalenin yazarı da buna en güzel örneklerden sanırım ki..
Zanaların her attığı adım haber yapıldı! Kimileri için Kürt aydını, yok Kürt düşünürü, Kürt sorunu, Kürt hareketi, denerek Türk milletinin gözüne çomaklar yüzsüzce sokuldu!Sanki ülkemizin başka sıkıntısı yokmuş gibi Kürtlerle ilgili haberler yapılarak Kürt ajitasyonu Türk toplumuna enjekte edildi. Eve dönüş yasasını bile basın tef çalıp kutlamıştı..
Ne oldu eve dönüş yasası? Dağa dönüş olarak mayın ve bomba şeklinde, Türk milletine geri döndü! Demokratik hak istiyoruz diye fetva veren terörist başı, demokratik hakları aldıkça kelle istemeye devam etti!
PKK kendini Kürt halkının savunucusu ilan edeli çok uzun zaman oldu. AB de dahi PKK nın siyasi kanatları, maddi manevi her türlü desteği görmeye devam etti.
Ancak, Türkiye de PKK ayrı Kürt hareketi ayrı denmeye devam ediyor.. Birileri bizimle dalga geçmeyi de arsızca sürdürüyor. Madem PKK, Kürt halkını temsil etmiyor, nasıl oluyor da DEHAP güneydoğuda en yüksek oyu alıyor?
Madem Kürt halkı PKK yı desteklemiyor, neden DEHAP lı belediyeler öldürülen teröristleri kahraman gibi defnediyor?
Dünyanın en gelişmiş liberal demokrasilerinde dahi, hiç bir terör örgütü açık aşikâr propaganda yapamadığı gibi, belirli bir etnik kimliğin desteğini alıp tef çalıp oynayamıyor!
Dostlar! Kürt ayrılıkçılığını açıkça desteklemenizi demokrasi gelişimi olarak maskeleyemezsiniz! Demokrasi, sizin çirkin emellerinizin tezgâhı değil!
Bir dönem ruh hastası Hitler de demokrasiyi kullanmaya kalkmıştı, tarihte aldığı yer de ortada! Kürt hareketi, Kürt aydını, Kürt bilmem nesi diye bize dayattığınız PKK propagandalarını alın kendiniz afiyetle yiyin!
Arkasına AB ve SAM AMCA yı almış olan R.Tayyip; TÜSİAD’taki konuşmasında terörle mücadelede binlerce şehit vermiş olan Türk Silahlı Kuvvetlerimizle birlikte tüm güvenlik güçlerimizin mücadelesini, ‘Güvenlik güçlerimiz bütün tedbirleri alıyor. Ama sonuç sıfır. Netice almak mümkün değil…’ sözleriyle boşa düşürmeye çalışıyor.’’ Biz terör örgütü içerisinde yer alan tüm aktörleri bu konuda insani davranmaya davet ediyoruz… Davet edeceğiz.’’
Siz sadece bu sözleri alın ve istediğiniz gibi yorumlayın!
İmralı’da beslediğimiz katilde aynısını söylemiyor muydu? Söylüyordu.
Bebek katilinin bu tür söylemlerinden sonra da teröristlere af çıkartılmadı mı? Çıkartıldı.
Türk milletinin bağrından çıkan ve bu uğurda mücadele ederken şehitler vermiş olan ordusunu yalnızlığa itmeye çalışan, güvenlik güçlerinin özverili mücadelesini küçümseyen ne yazık ki bir terör örgütünün elebaşısı değil.
Şehitlerimizin kemiklerini sızlatan, gazilerimizin yüreğini dağlayan bu sözler maalesef, Laik devletin Laik olmayan başbakanına ait!
Türkiyeli R.Tayyip’e göre bütün mücadele boşa ve onca gencimizi de boşuna toprağın bağrına gömdük…
ABD’nin kuklası Irak Dışişleri Bakanı Beyan Barg Sulak, Türkiye'nin PKK'ya karşı yapacağı sınır ötesi operasyon için, ‘Önce bizden, sonra da Kürtler''den izin alacaksınız’ diyor, Dışişleri Bakanı’ndan tısss ses yok! Fakat söz konusu Kıbrıs’ı vermek olunca, ‘Kıbrıs’ı çözmezsek AB’den koparız’ diye hepimize inceden inceye tehditler savuruyor.
R.Tayyip ve kabinesi kendi insanlarını azarlayacak cesarete sahip ama, ABD’ye ve AB’ye karşı konuşamıyorlar. Konuşamazlar.
Dışişlerinin konuşmaya cesaret edemediği ABD’ye ve onların kuklalarına, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ gerekli olan cevabı en sert şekilde verdi:‘Sınırı geçer, gerekeni yaparız.’
Merak ediyoruz, Diyarbakır’da düzenlenen Kürt federasyonu için imza kampanyası etkinliği kaç gün sürecek!
Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, düğünlerden fırsat bulduğunda kaçırılan Mehmetçiğimiz için ne yapacak?
Türk Milletin den kendini farklı bir kimlik ve hareket için de gören hangi soysuz varsa, bilsin ki hoş görünün de, demokrasinin de bir sınırı var!
Aslında bu soruları, ithamları, eleştirileri uzatmak mümkün… Buradan tüm işsiz veya konudan rahatsız olanlara bir önerim var…Görülen odur ki adam gibi olup devletini sevenlere bu ülkede 2.sınıf vatandaş muamelesi yapılıyor. Ancak olurya; bu uzaktan kumandalı (!!!!) kişiler, elini kukla gibi kaldırıp ta af denen yasayı çıkartmaya kalkıştıklarında; hepimiz( işsizler en önde) dağlara çıkalım ! Nasılsa arkamızda hem adı insanhakları olan dernekler, holding medyası, AB yalakaları olacaktır.. Üstelik hem af kapsamında hem de iş garantimiz var… Ne dersiniz?
Aslında biliyorum düşüncesi bile saçma; korkutucu… Ama bu uzaktan kumandalı kırmızı koltukluların çıkartacağı her yasa artık bende alerji yapmaya başladı. Önerimi öfkeme verin derim…
Üstelik kendince üstteki alıntısını yaptığım bu makaleyi yazan Taha Akyol a da sormak isterdim..: BRE GÖZÜNDEN BAŞKA YERLE(!) BAKIP TA ANALİZ YAPAN ADAM(?)…. Soyadından bile anlaşılıyor senin AKEPE ye yakınlığın.… Sen kaç tane şehit cenazesinde bulundun şimdiye kadar? Sen vücudunun bir parçasını mayınla kaybetmiş; iş göremez raporu olan askerlerimize iş ve aş sorgulamasını yazdın mı? Hiç sordun mu devlet baba ya bunun hesabını?…
SON SÖZ= Böyle devletbabayı, benim babam da yönetir!…. Töbe ya sabır..
Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içerideki cephenin suskunluğudur.
Mustafa Kemal