Siyaset20 Temmuz 2005 00:00

Kürdistan Devleti Kurulurken - Orhan Birgit

Ankara'nın bundan sonraki politikasının bu uyarılar yönünde oluşturulması için PKK'nin özellikle Kandil Dağı'ndaki varlığının sona ermesi için ABD'nin hazırladığı plan gerçekten ilginç. Kandil'deki teröristlerin önemli bir bölümünü Türk vatandaşı Kürtler oluşturuyordu. Ama aralarında İran, Irak ve Suriye 'li kürtler de vardı. Kandil niçin boşaltılıyor? Yeni federasyonun başını ağrıtmamasının yanı sıra bu ''yetişmiş terör elemanlarının'' İran ve Suriye gibi, yöneticilerinden Washington'un haz etmediği ülkelerde de görev yapmasının kapısı açılmış oldu. Kandil ''evli evine'' parolası ile boşaltılıyor. Türkiye'yi geniş kapsamlı ve içerikli bir af yasası çıkartmak için ikna etme aşamasına gelinemediği için Karayılan ve Bayık çekirdek karargâhları ile bu boşaltılmanın kapsamı dışında kalacak. Öylelikle hem çekirdek karargâh muhafaza edilecek hem de PKK'nin Türkiye'deki varlığı elde bir halinde sürdürülerek terör örgütüne insan, silah ve malzeme takviyesi yapılmış olacak. Hatta bakarsınız stratejik müttefikimiz, Türk kamuoyunu hoşnut etmek amacıyla, boşaltılmış dağın uçaklarımız tarafından bombardımanını bile el altından sağlar! coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cards

Federal Irak Devleti'nin Anayasası henüz son biçimini almadı. Ama bu ülkedeki Kürtler, Washington 'un politikasına kulak vererek ellerini çabuk tuttukları için kendi devletlerini oluşturma işlemini aşağı yukarı bitirmiş olmalılar.

Güney sınırımızdan Kuzey Irak'a girip çıkan Türk vatandaşlarının pasaportlarına bu oluşumun resmi habercisi olarak, Barzani' nin devletinin adını taşıyan vize damgaları basılıyor.

Ankara'nın bu emrivaki için söyleyebilecek sözü varsa, ya ''şimdi konuşmalı, ya da sonsuza kadar susmalı'' dır. Türkiye, yeni oluşan Kürt devletinin attığı ilk adımlar karşısında uzun ve sessiz bir seyircilik dönemini seçti. Kerkük 'teki Türkmenleri bir araya toplamayı bile başaramadı. Bütün bunların Avrupa Birliği yolundaki ucu açık maratonun aksamaması uğruna yapıldığını da saklamaya gerek olmadığını dost düşman herkes biliyor.

Barzani'den dün gelen uyarı

Kürt Yerel Federasyonu Başkanı Barzani, Kerkük Valilik Kurultayı'nda yer alacak Türkmen ve Arap temsilcilerin dün kendisine yaptığı ziyaret sırasında, Kerkük'ün Kürdistan'ın bir parçası olduğunu kabullenmeleri konusunda uyarıda bulunmuş. Barzani gerçeklerin saklanmasının Kürt halkı tarafından kabul edilmeyeceğini de söylüyor. Aynı anda Barzani'nin peşmergeleri Türkmen Bağımsız Hareketi'nin Musul bürosunu basarak 7 kişiyi tutukluyor, büroyu tahrip ediyor ve yakıyorlar. Bu, yarı resmi bir gözdağı.

 

Ankara'nın bundan sonraki politikasının bu uyarılar yönünde oluşturulması için PKK'nin özellikle Kandil Dağı'ndaki varlığının sona ermesi için ABD'nin hazırladığı plan gerçekten ilginç. Kandil'deki teröristlerin önemli bir bölümünü Türk vatandaşı Kürtler oluşturuyordu. Ama aralarında İran, Irak ve Suriye 'li kürtler de vardı.

Kandil niçin boşaltılıyor?

Yeni federasyonun başını ağrıtmamasının yanı sıra bu ''yetişmiş terör elemanlarının'' İran ve Suriye gibi, yöneticilerinden Washington'un haz etmediği ülkelerde de görev yapmasının kapısı açılmış oldu. Kandil ''evli evine'' parolası ile boşaltılıyor. Türkiye'yi geniş kapsamlı ve içerikli bir af yasası çıkartmak için ikna etme aşamasına gelinemediği için Karayılan ve Bayık çekirdek karargâhları ile bu boşaltılmanın kapsamı dışında kalacak. Öylelikle hem çekirdek karargâh muhafaza edilecek hem de PKK'nin Türkiye'deki varlığı elde bir halinde sürdürülerek terör örgütüne insan, silah ve malzeme takviyesi yapılmış olacak. Hatta bakarsınız stratejik müttefikimiz, Türk kamuoyunu hoşnut etmek amacıyla, boşaltılmış dağın uçaklarımız tarafından bombardımanını bile el altından sağlar!

 

Yeni devletin oluşması sırasında Türkiye'den de, Güneydoğu Anadolu yöresi için, çok açık bir şekilde Kürdistan olarak söz edilmesi elbette rastlantı sayılmamalı. Bu söylemin ne zararı olduğunu söylemeye kalkanlar ise, yaşadıkları toprakların başka bölgelerinde doğup büyüyenlerin de mesela Lazistan kavramına sahip çıkacaklarını, dahası Kurtuluş Savaşı'nın TBMM'sine gönderme yaparak bazı milletvekillerinin resmi belgelerde bu adı taşıyan bölgenin temsilcileri olduğunun yazıldığını da söyleyeceklerini hesaba katmalılar.

 

Ben, bizi yönetenlerin gerçekten donanımlı ve neyi, nasıl yapacaklarını hesap etmiş vatandaşlarımızdan oluştuğu takdirde Türkiye'nin badirelerden uzak, sağduyuya dayanan sağlam bir devlet olarak sadece varlığını sürdüreceğine değil, daha da aydınlığa çıkacağına inanmak isteyenlerdenim.

Kürtçe öğrenmek isteyen yok mu?

Bu inancımım en taze örneğini, DHA 'nın dünkü bülteninde Batman Muhabiri Arif Arslan 'ın haberinde okudum.

 

''Batman'da Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde, 16 ay önce açılan 480 öğrenci kapasiteli Özel Kürtçe Dil Kursu, geçen süre içinde beklenen ilgiyi görmedi. Dörder aylık dönemler halinde sürdürülen Kürtçe dil kursuna katılımın az olması ve yaşanan maddi sıkıntılar sonucu, kursun tabelaları dün gece sessizce ve gizlilik içinde indirilerek kapısına kilit vuruldu. Kursa 4 dönem içinde yaklaşık 500 kişi katılarak sertifika alırken kursun yöneticileri, alınan kapama kararı ile ilgili herhangi bir açıklama yapmadı... Kurs, 30 bin kişinin katıldığı görkemli bir törenle faaliyete girmişti.''

 

Zoraki bir Kürt politikasını kendi çıkarları için Türkiye'ye empoze etmeye kalkışan AB yada ABD yöneticilerini de, bizde bu politikayı sıçrama tahtası olarak kullanmak isteyenleri de mahcup edecek haberin ta kendisi değil mi yukarıdaki alıntı...

Yöre insanının uygulamalı bir referandumunun da sonucu hatta. Sessiz çoğunluk, bölünmenin değil bütünleşmenin uğraşını verirken Ankara hâlâ aş ve iş götürmede ayak sürçen bilinçsiz ve tutarsız tutumunu ne zamana kadar ve ne hakla sürdürecek?