Siyaset2 Eylül 2004 00:00
Özkök’ün çelişkileri! - Arslan Bulut
Sayın Özkök, başta Atatürkçülük olmak üzere bütün ulusal değerlerimizin AB tarafından sorgulandığını, dolayısıyla ulusal bütünlüğümüzü tehdit eden güçlerden birinin AB olduğunu bile bile nasıl oluyor da o güçlerin sınıfına katılmaktan söz edebiliyor?Atatürkçülüğün gereği bu mudur?claritin mazilo claritin tablete claritin mazilocialis walgreen coupon cheap cialis cialis coupon
| Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni Türk Silahlı Kuvvetleri kurmuştur. Koruma ve kollama görevinin TSK’ya verilmesinin sebebi budur! Tabii bu görev, TSK komutanlarına, dünyanın diğer ülkelerinin komutanlarından çok daha ağır sorumluluklar yüklemektedir. Bu sorumluluğu Genelkurmay Başkanı olarak halen taşımakta olan Orgeneral Hilmi Özkök, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajda, “Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk’ün sahip olduğu eşsiz öngörü yeteneğiyle belirlediği somut hedefler sayesindedir ki sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde bugünlere ulaşabilmiş ve AB’yi oluşturan müreffeh devletlerin sınıfına girme ve çağdaş uygarlık hedefine ulaşma yolunda önemli adımlar atılabilmiştir” dedi! Özkök hemen ardından da “Özellikle belirli çevrelerce ulusal değerlerimizin sıkça sorgulandığını, ulusun ve bu arada Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sabır ve kararlılığının denenmek istendiği ve terör eylemleri ile ulusal bütünlüğümüzün tehdit edildiğini” hatırlattı. Bu mesajların içinde önemli çelişkiler vardır! *** Bir defa Sayın Özkök, “AB’yi oluşturan müreffeh devletler sınıfına girmek”ten bahsederken, Türkiye’nin şu anda bir alt sınıfta olduğunu kabul ettiğini açıklamış olmaktadır! İkincisi, Özkök, “AB’yi oluşturan müreffeh devletler sınıfına girmek”le çağdaş uygarlık hedefine ulaşmayı eş anlamlı zannettiğini göstermektedir! Sayın Özkök’e soruyorum: ABD, Japonya, Çin, Rusya veya Hindistan, “AB’yi oluşturan müreffeh devletler sınıfına girmek” diye bir hedefe sahip midir? Ayrıca, Genelkurmay Başkanları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusunun gösterdiği hedefleri herkesten iyi bilmek mecburiyetindedir. Çünkü, milleti o hedefe ulaştıracak mevkide ve görevdedirler. Peki ama Sayın Özkök, Atatürk’ün 1932 yılında söylediği ve Türk Milleti’ne hedef gösterdiği sözün “Türk kültürünü muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkartacağız” şeklinde olduğunu bilmiyor mu ki, hem sözü yanlış kullanıyor hem de çağdaş uygarlık ile Avrupa Birliği’ne katılmayı aynı şey gibi gösteriyor? İkisi aynı şey değildir! Atatürk’te esas olan Türk Milleti ve Türk kültürüdür. Sadece “çağdaş uygarlık” hedefinde ise hiçbir ilke yoktur! Çelişkiler bunlarla kalmıyor. Sayın Özkök, başta Atatürkçülük olmak üzere bütün ulusal değerlerimizin AB tarafından sorgulandığını, dolayısıyla ulusal bütünlüğümüzü tehdit eden güçlerden birinin AB olduğunu bile bile nasıl oluyor da o güçlerin sınıfına katılmaktan söz edebiliyor? Atatürkçülüğün gereği bu mudur? *** Orgeneral Özkök, açıklamasında Atatürkçü felsefenin halka dayanması üzerinde de durdu. Nitekim kutlama törenlerinde Genelkurmay Başkanlığı’nın davetlisi olarak 81 ilden gelen gazi ve şehit yakınlarının geçmesinin ardından, “Sevgili Türk Halkı, Parçan Olmakla Mutlu, Sevginle Güçlüyüz” yazılı pankartın askeri öğrenciler tarafından taşınması, şeref tribününün üstüne, Atatürk’ün “Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir” sözlerinin yazılı olduğu pankartın asılması güzeldi. Fakat, Genelkurmay Başkanlığı’nın, Zafer Haftası dolayısıyla, Hipodrom’da, Eurovision Şarkı Yarışması Birincisi Sertab Erener’e konser verdirmesinin anlamı nedir? Sertab Erener, o şarkıda, Osmanlı’nın hareminden seslenerek ve kendisini İstanbul yerine koyarak, Batı dünyasına İngilizce “Yeniden senin olmak için her yola razıyım” mesajını veriyordu! Halkçılığın gereği bu mudur? Yine Ankara’da, Atatürk Kültür Merkezi tören alanındaki geçit töreninde, paraşüt gösterileri sırasında, TSK Armoni Mızıkası, pop ve rock ezgileri çaldı! Mızıka, paraşütçülerin atlayışı sırasında ‘Görevimiz Tehlike’ filminin müziğini seslendirirken, İsveçli rock grubu Europe’un ‘Final Countdown’, ve ünlü film Children of Sanchez’den Chuck Mangione’nin ezgilerini ve tango parçalarını sundu! Bu eserlerin güzelliğine sözümüz yok ama, milli bir bayram kutlamasında ve paraşütçülerin atlayışı sırasında icra edecek bir Türk ezgisi bulamadılar mı? Halkçılığın gereği bu mudur? Türk Silahlı Kuvvetleri bu zihniyetle, Türk halkının parçası olmaktan adım adım uzaklaştırılmaz mı? |
Yeniçağ 1.08.2004