İslam, direnmektir - Rıza Zelyurt
Bin yıl öncesinde Batı dünyası geri kalmış, yoksul ve ilkel bir haldeydi. O sıralarda İslam dünyası çok zengindi. Vahşi batı, zengin doğuyu yağmalayarak hayatını düzeltme kararına vardı. 1096 yılında yüzbinlerce serseri, şövalye kimliğinde Türkiye üzerinden İslam dünyasına saldırdı.Tam bin yıldır, Batılının kurtuluş formülü değişmemiştir. Doğuyu yağmalamak... Avrupa'dan Amerika'ya göçüp oraları talan eden Batılı, bugün bile doğuyu yeinden sömürgeleştirme mücadelesi veriyor.Bu çatışma maddi zenginlikler yüzünden çıksa bile, kültürel kimliği Hıristiyanlık-Müslümanlık olmuştur.İslamiyeti sahte sayarlarTürkiye'deki din eğitimi, gerçekleri gizleme temelinde yapılıyor. İslam dinini, savm-salat-hacc-zekat kalıbına sokup özünü boşaltmak bunlardan birisidir. İslam dininin, baskıya karşı bir direniş hareketi olduğu saklanır. cialis manufacturer coupon cialis coupons and discounts drug coupon carddiscount drug coupons site printable coupons for cialisnaproxennatrium go naproxen kruidvatescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholabilify abilify alkohol abilify
Bu dinin; yoksullara, kölelere, gençlere, ezilen kadınlara dayanarak kendisine yer edindiği gerçeği de gizlenir. İslam peygamberinin, saldırganlar karşısında öbür yanağını da uzatmadığı; mücadele ettiği de örtü altında tutulur.
En önemlisi de son yıllarda ortaya çıkan dinlerarası diyalog adına İslam dininin Hıristiyan bir kimliğe çekilmeye çalışılmasıdır. Bunu açarsak şuraya ulaşırız: İslam dinini Batılı Hıristiyan dünyasına güzel göstermek adına, bu dinin ilkeleri çiğnenir. Ayrıca, Hıristiyan dünyasının İslam dini ile ilgili önyargıları da Müslümanlardan saklanır.
Müslümanlar şunu bilmelidir: Hıristiyanların gözünde Müslümanlık diye bir din yoktur. Onlar bu dine sahte, bu dini getiren Hazreti Muhammet'e de sahtekar gözüyle bakarlar. Hazreti Muhammet ve Hazreti Ali en büyük günahkarlar olarak kabul edilirler.
Kilise literatüründe yer alan bu kötüleyici kabuller, Hıristiyan dünyasında hem halka hem entelektüel kesime mal olmuştur. Batılı yazarların Hazreti Muhammet'e saldırılarının örneklerini İtalyan yazar Dante'den tutun da Fransız düşünür Voltaire'e kadar geniş bir yelpazede yakalarsınız.
Çok gelişmiş gibi gözüken Batı medeniyeti bugün de aynı saplantı içindedir. Son Papa Joseph Ratzinger de İslam dünyasını dışlayan sert açıklamalarını bu gelenekten almıştır. Şimdi Hıristiyanlık, yanına Museviliği alarak İslam dünyasına karşı 1096'daki havasına dönmüştür.
Sahte din adamları
Hal bu iken Türkiye'deki ve dünyadaki bazı müslüman din adamları; İslam dinini olduğundan farklı gösterecek açıklamalar yapıyorlar. Böylece Hıristiyan dünyasına kendilerini beğendireceklerini sanıyorlar.
Gerçeği görelim: 'Bir yanağına vururlarsa öbür yanağını uzat!' diyen İsa Peygamber'in felsefesi ile bugünkü Hıristiyan dünyasının ilişkisi kalmamıştır. İsa'nın inancı ve yaşam modeli; batıda zamanla, sömürgeci, yağmacı, dünyayı tüketici bir zihniyete evrilmiştir.
Müslüman din adamları, politik davranmayı bırakarak Hakk'ın sözcüsü olmalıdır.
Öncelikle İslam dininin özünün ilerici, devrimci bir hareket olduğunu ortaya koymak. Bu hareketin saldırgan yağmacılığa karşı olduğunu vurgulamak.
Sonra da Batı dünyasına; İsa düşüncesi ile ters düştüklerini mertçe söylemek...
İslam dinini savm-salat-Hacc üçgenine hapsedenler; bu dine papalar ideolojisinden bile daha fazla zarar verdiler.