"KUZEY IRAK GİRERİM" DEMEKLE OLMUYOR- SAYGI ÖZTÜRK
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Irak’dan söz ederken „Sınır ötesi operasyon yaparız“ dedi. Terör olaylarının yeniden ülke gündemine girmesi, Başbakanın sınır ötesi operasyonu konuşması, terörle mücadelede Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte neler söylediğine bakmamız gerektiğini anımsattı.Mahkeme kararıyla, Kayseri Milli Gençlik Vakfı'nda arama yapıldı. Bu aramada üzerinde "Recep Tayyip Erdoğan- Ümraniye" yazılı bir video kaset bulundu. Kaset Terörle Mücadele Şubesi'nde görevli 201698, 49702 ve 60154 sicil numaralı görevliler tarafından çözümü yapıldı. Önemli bir belge. Bu kaset ve çözümü Ankara Adliyesi’nde duruyor. cleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenacialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Irak’dan söz ederken „Sınır ötesi operasyon yaparız“ dedi. Terör olaylarının yeniden ülke gündemine girmesi, Başbakanın sınır ötesi operasyonu konuşması, terörle mücadelede Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte neler söylediğine bakmamız gerektiğini anımsattı.
Mahkeme kararıyla, Kayseri Milli Gençlik Vakfı'nda arama yapıldı. Bu aramada üzerinde "Recep Tayyip Erdoğan- Ümraniye" yazılı bir video kaset bulundu. Kaset Terörle Mücadele Şubesi'nde görevli 201698, 49702 ve 60154 sicil numaralı görevliler tarafından çözümü yapıldı. Önemli bir belge. Bu kaset ve çözümü Ankara Adliyesi’nde duruyor.
Marşlar, alkışlar arasında kürsüye Recep Tayyip Erdoğan geliyor. Mikrofona bir kaç kez üfleyip çalışıp çalışmadığını denedikten sonra gür bir sesle şiir okumaya başlıyor:
Mihraptan ilahi kalem geliyor,
Yere dipsiz gökten selam geliyor,
Ne para ne pul ne makam ne mevkii,
Savulun kalplere adil düzen geliyor.
Recep Tayyip Erdoğan'ın Refah Partili (RP) olduğu günler. Erdoğan da, RP'nin il başkanı. Şiirden sonra alkış geliyor. Konuyu laiklikten, Güneydoğu'da terörün o dönemde niçin önlenemediğini, bombaların niçin atıldığını anlatıyor.
Erdoğan “Tutturmuşlar ‘laiklik elden gidiyor, laiklik elden gidiyor’ diye. Bu millet istedikten sonra tabi elden gidecek ya... Ve bunun önünü kesemezler” diyor. Alkışlar yükseliyor. Erdoğan konuşmasına laiklik, egemenlik anlayışıyla devam ediyor:
“Hem laik, hem Müslüman olunmaz. Ya Müslüman olacaksın ya laik. İkisi bir arada olduğu zaman adeta ters mıknatıslanma yapar. Mümkün değil ikisinin bir arada olması. Durum böyle olunca ‘Ben Müslümanım’ diyenin aynı zamanda gelip ‘laikim’ demesi mümkün değil. Niye? Çünkü Müslüman'ın yaratıcısı olan Allah, kesin hakimiyet sahibidir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bak yalan. Koskoca bir yalan. Nereye giderken? Sandığa giderken milletindir. Ama maddede de manada da egemenlik kayıtsız şartsız Allah'ındır. Bu inceliği iyi kavramaya mecburuz.”
Erdoğan, her kavmin mensubu rahatlıkla ben Kürt'üm, ben Türk'üm, ben Çerkezim, ben Abhazayım deme hak ve hürriyetine sahip olduğunu belirtiyor, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Osmanlı, 30'u aşkın etnik grubu ümmet düşüncesiyle 600 sene bir arada tuttu. Buyurun şu anda 70 senedir tutabildiler mi? Tutamadılar. İşte bak ülke birbirine girdi. Peki siz nasıl tutacaksınız? Biz inanç birliği ile tutacağız Allah'ın izniyle çözüm bu. çünkü ben Hakkari'nin Yüksekova'sındaki Kürt Ahmet'i benim Müslüman kardeşim olduğu için seviyorum ve bağrıma basıyorum.”
CUDİ DAĞI, NİÇİN BOMBALANIYOR?
Türkiye’nin gözde turizm merkezlerinde bombalı eylemler oluyor. Turizmimizi baltalamak için PKK’nın bazı komşu ülkeler tarafından “taşeron” olarak kullanıldığı biliniyor. Lamia kampında bomba eğitimi alanların, Türkiye’ye hangi yollarla geçtiği güvenlik güçleri tarafından biliniyor.
Erdoğan’ın bir dönem terörle mücadele edenler için yaptığı konuşma devam ediyor. Cudi dağının niçin bombalandığını, terörün nerede olduğunu Erdoğan o günlerde şöyle açıklıyor:
“Hala terörü Cudi dağlarında arıyorlar, terörü Kuzey Irak'ta arıyorlar. Terör Meclis'te, terör bakanlar kurulunda. Orada işi halledin. Cudi dağlarında basmadıkları bir santimetre kare yer kalmadı. Yalan. Bir santimetrekare dedikleri. Cudi dağını geçen hafta yine bombaladılar. Hani bir santimetre yer kalmamıştı?
Kuzey Irak'ı bombaladılar televizyonda da gösteriyor. Yok PKK'nın ini cini bitmiş ne oldu? Ne anlıyorsunuz? Yukarıdan uçaklar gidiyor bombaları indiriyor. Niye? Yahu Amerika bomba satacak, silah satacak, stokların erimesi lazım ki tekrar o stokları doldursun, onun tatbikatını yaptılar olay bu kadar basit. Yok şuymuş, yok bu imiş hepsi hikaye?”
EMEKLİ SUBAYIN YAZDIKLARI
İşte o yıllarda bir siyasi partinin il başkanı olan Erdoğan, şimdi, AKP’nin genel başkanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin de başbakanıdır..O gün söylenenler ile bugün söylenenler de çok farklı. Erdoğan’ın “değiştiği” söylendi. Başbakan da, Kuzey Irak’a sınır ötesi operasyon yapılabileceğinden söz etti. Terörle mücadele konusunda kararlı olduğunu vurguladı. Bölücü örgütün mayın tarlasına dönüştürdüğü ülkemizde, askerlerimizin, vatandaşlarımızın ne hale getirildiğine tanık oldu. Gözleri doldu, terörle mücadele ile ilgili olarak suskunluğunu da bozmaya başladı.
Emekli Binbaşı Zahit Engin’den gelen elektronik posta, terörle, Başbakanın Kuzey Irak operasyonuyla ilgili. Bu iletiyi okuyoruz:
“Amerika’dan birileri Türkiye’nin terörle mücadelesine sözde destek verip(!); ‘Türkiye insan haklarını ihlal etmeden ülkesi içinde operasyonlar yapabilir, sınır ötesi operasyonlar yapamaz’ dedi.
İkiz kulelere saldırılardan sonra kendilerinin Afganistan ve Irak’ı işgal ettiklerini ve hala bu
ülkelerde yönetimi ellerinde bulundurduklarını, bunları terörle mücadele adına yaptıklarını unutmuş olamazlar. Ortaya koydukları bu anlayış dünya ülkelerinin terörizme bakış açılarını ve terörizmin niçin önlenemeyeceğini çok güzel anlatmaktadır.
Ucu kendilerine dokunan terör kötü, kendi ülkelerine ve ülkeleri insanlarına dokunmayan terör zararsız anlayışı yüzünden maalesef uluslar arası terörle mücadele başarılı olamaz.
ABD’den gelen bu sözlere Başbakanımız anında yanıt verdi; ‘Sınır ötesi (Kuzey Irak’a) operasyon yaparız.’ Dış politika ve Askeri danışmanları mı böyle cevap vermesini tavsiye etti, yoksa Başbakanımız Irak’ı hala Saddam’ın Irak’ı sanıp coşarak mı böyle konuştu bilinmez. Eğer birincisi doğruysa hemen danışmanlarının işine son versin, doğru olan ikincisi
ise Başbakan’ın beni ve ülkemi küçük düşürmeye hakkı yok.
“KOMŞUMUZ, IRAK DEĞİL, AMERİKA”
Operasyon yapılırsa, Amerika ve tüm dünya da kararlı olduğumuz görülecektir. Ama, Kuzey Irak’a operasyon yaptırmazlar. Yapabiliyorsak ABD’ye savaş açtık demektir. Artık komşumuz Saddam’ın Irak’ı değil; Amerika çünkü, bu yüzden yaptırmazlar.
Restinizi, ABD Genelkurmay Başkanı Myers restle gördü. ‚ ‘Egemen bir ülke olan Irak’a herhangi bir sınır ötesi operasyon konusunda sanırım Irak’ın söyleyeceği bir çok şey bir çok şey olacaktır.’ Afganistan yönetiminin, Irak yönetiminin söyleyecek hiçbir şeyleri olmamıştı, çünkü ABD dünyanın patronu. Aslında bir çok şey söylemişlerdi de, duyan ve dinleyen olmamıştı… ABD’den operasyon izni alınamaz mı? Alınır tabii, bedeli ödenerek…
Şimdi Başbakanımızın yapabileceği iki şey var. Birincisi her şeyi göze alarak bir-iki kilometre
(sembolikte olsa) Kuzey Irak’a asker sokarak onurumuzu kurtarmak. İkincisi, kapalı kapılar arkasında bedel ödeyerek Kuzey Irak’a girmek…Myers daha nasıl söylesin, ‘iznimiz olursa yaparsınız yoksa yapamazsınız’ diyor. Bende diyorum ki, beni küçük düşürdün Tayyip Bey onurumuzu kurtar…
TÜRKİYE’DEN SES ÇIKMAYINCA
Ülkemizde bombalar, mayınlar patlıyor. Terör yalnız ülkemizin Güneydoğu’sunda değil, turizm bölgelerine de dayanmış durumda. Türkiye’de sivil toplum örgütleri olup bitenleri sessizce izliyor. Gür bir ses Almanya’nın Köln kentinden geldi.
Avrupa Atatürkçü Düşünce Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Dursun Atılgan, ülkemizde yaşanan terör olaylarını kınamaya çekinenlere bir ders vermiş oldu. İşte bu konuda yayımlanan bildiri o yüzden anlamlı. Belki birilerine ders olur. O bildiriyi okuyoruz:
PKK VE KARANLIK GÜÇLER : Şu bir gerçektir ki, Türkiye'de ne zaman belli bir ekonomik ve toplumsal istikrar hissedilir olsa, o zaman PKK terör örgütü, istikrarsızlık için, derhal terör saldırılarına başvurmaktadır. Yakın geçmişte bu örnekler sık sık yaşanmıştır. Bu gerçekler de göstermektedir ki, PKK terör örgütü ve arkasındaki bazı karanlık, kişiliksiz ve kimliksiz iç güçler, emperyalist güçlerin emellerine alet olmayı kendileri için vazgeçilmez bir görev bilmektedirler.
SİYASETÇİ VE MEDYA: Kanlı terör örgütü PKK'yı, bu terör örgütüne destek veren emperyalist güçleri ve bu emperyalist güçlerle işbirliği içindeki kimlik bunalımlı iç güçleri şiddetle ve nefretle kınıyoruz. Şunun da çok iyi bilinmesi gerektiğini bir kez daha yineliyoruz: Türk Ulusu her türlü güç koşullar altında birlik ve beraberlikle tüm engelleri aşmayı başarmıştır ve bundan sonra da başaracağına asla şüphe olmamalıdır. Çünkü, Türk Ulusu gücünü Kemalizm'in dinamizminden ve ilkelerinden almaktadır.”
Türkiye, sıcak günler geçiriyor. ABD, verdiği sözleri yerine getirmezken, Türkiye’nin adım atmasına da kısıtlamalar getiriyor. Terör can almaya, sakat bırakmaya devam ediyor…