İstihbarat16 Temmuz 2005 00:00

ABD, Türkiye'nin PKK ile mücadele alanını daraltmaya çalışıyor

ANKARA'NIN KUZEY IRAK'TA OPERASYON İSTEĞİNE ABD'DEN İLGİNÇ TERÖR YANITI: Sizinki yöresel, bizimki küresel terör. ABD Irak'ın kuzeyinde çok sayıda PKK'li olduğunu ve bunlara karşı operasyon düzenlenmesini isteyince, ABD'nin ''Biz küresel teröre karşı savaşıyoruz. Sizin uğraştığınız ise yöresel ve etnik bir hareket. Buna karşı bir şey yapamayız'' yanıtını verdiği öğrenildi.   ABD, yayılmacı politika izlerken Türkiye'nin PKK ile mücadele alanını daraltmaya çalışıyor Amerika'nın çifte standardı:Amerikan politikası terör gerekçesine sığınarak tanklarını ülkesinden binlerce kilometre uzaklığa sevk etme haklılığını savunuyor, Türkiye'nin burnunun dibindeki ateşi söndürmesine ise izin vermeyeceğini söylüyor.  coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardsarcoxia 90 mg wikipedia read arcoxia cena

ANKARA'NIN KUZEY IRAK'TA OPERASYON İSTEĞİNE ABD'DEN İLGİNÇ TERÖR YANITI:

Sizinki yöresel, bizimki küresel

ABD'nin, Kuzey Irak'taki PKK/KONGRA GEL varlığının sona erdirilmesi için operasyon düzenlemesini isteyen Ankara'ya ''Savaştığımız terör farklı bizimki küresel terör... Sizinki ise yöresel terör'' karşılığını verdiği öğrenildi. Ankara'nın bu yaklaşım üzerine İngiltere'den konuya ilişkin destek isteyeceği bildirildi.

Irak'ın kuzeyindeki PKK varlığına karşı neredeyse hiçbir operasyon gerçekleştirmeyen ve Türkiye'nin de bölgede etkin bir harekette bulunmamasını isteyen ABD'nin Türkiye'ye beklemediği bir yanıt verdiği öğrenildi. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre, ABD Irak'ın kuzeyinde çok sayıda PKK'li olduğunu ve bunlara karşı operasyon düzenlenmesini isteyince, ABD'nin ''Biz küresel teröre karşı savaşıyoruz. Sizin uğraştığınız ise yöresel ve etnik bir hareket. Buna karşı bir şey yapamayız'' yanıtını verdiği öğrenildi. İsmini vermek istemeyen bir ABD'li yetkili de önceki gün ''Türkiye'nin kendi sınırları içerisinde PKK'ye yönelik bir operasyon düzenlemeye hakkı olduğunu'' söylemiş, ancak yoğun insan hakları ihlalleri yapılması halinde, durumun değişebileceğini belirtmişti.

ABD, yayılmacı politika izlerken Türkiye'nin PKK ile mücadele alanını daraltmaya çalışıyor.

Amerika'nın çifte standardı:Amerikan politikası terör gerekçesine sığınarak tanklarını ülkesinden binlerce kilometre uzaklığa sevk etme haklılığını savunuyor, Türkiye'nin burnunun dibindeki ateşi söndürmesine ise izin vermeyeceğini söylüyor.

Türkiye sınırları içinde kalmak koşuluyla PKK'ye yönelik operasyonları destekleyeceğini açıklayan ABD, terörle mücadelede çifte standart uyguluyor. PKK'nin son 1 yılda 114 güvenlik görevlisini şehit etmesini ve örgütün Irak'taki tehdidini görmezden gelen Amerikan hükümeti, kendi topraklarındaki terör eylemlerini gerekçe göstererek Afganistan ve Irak'ı işgal etmeyi meşru sayıyor.

Türkiye 21 yıldır mücadele ettiği PKK terörünü kendi olanaklarını kullanarak bertaraf etmeye çalışırken ne komşu ülkeler ne de müttefiklerinin desteğini alıyor. PKK'nin yurtdışındaki 200 civarındaki derneğinin lobi çalışmalarından etkilenen Avrupa ülkeleri, örgütün siyasallaşma çalışmalarına destek veriyor, diplomatları ise Güneydoğu'da cirit atıyor.

Son 4 yılda terörden en çok etkilenen ABD ise El Kaide, New York'un göbeğinde katliam yapmasına karşın küresel tehdidin salt kendi insanını etkilediğini düşünüyor, terörle mücadele gerekçesiyle Ortadoğu'da yayılmacı bir politika izliyor.

Bir ABD'li yetkilinin, Türkiye'nin PKK'yle mücadelesinin sınır içinde kalması yolundaki uyarısı bu ülkenin Türkiye'nin huzuruyla ilgili duyarlılıklarını göz ardı ettiğini bir kez daha gösteriyor.

İLETİŞİM KOPARILMIYOR

ABD'li yetkililer, 3 binden fazla militanın uçaksavarlar ve ağır silahlarla üslendiği, sınırı geçerek vur-kaç eylemleri yaptığı Kandil Dağı'nda PKK yöneticileriyle iletişimi koparmıyor. Örgüt ise 1 Eylül 1999'da aldığı tek taraflı ateşkes kararını 1 Haziran 2004'te bozmasının ardından terör saldırılarını sürdürüyor. Örgütün son 13 ay içinde şehit ettiği güvenlik görevlisi sayısı 114'e ulaşmış bulunuyor. 13 aylık sürede suikast, sabotaj, bombalama, pusu ve saldırılardan oluşan 200'den fazla eylem gerçekleştiren örgüt, Kuzey Irak'tan yurda soktuğu 1 ton civarındaki patlayıcıyı da sanayi ve turizm sektörünü vurmak için yurtiçine dağıtmaya çalışıyor. Yalnızca son 45 gün içinde gerçekleşen saldırılarda şehit olanların sayısı 20, yaralanan asker ve sivil sayısı 69'a ulaşıyor. PKK yöneticilerinden Murat Karayılan bu eylemleri ''meşru müdafaa'' diye niteliyor, saldırıların boyutunun, örgütün en kanlı eylemleri gerçekleştirdiği 1992-1993 dönemine ulaştırılacağı tehdidinde bulunuyor.

'MÜTTEFİK İHANET'

ABD ise örgütün Irak'taki varlığını Ortadoğu'daki stratejilerinin geleceği açısından Türkiye'ye karşı bir koz olarak kullanmayı sürdürüyor. Ancak ABD'li bir yetkilinin son açıklaması bu ülkenin, PKK'yi kıskaca almak yerine Türkiye'nin terörle mücadele alanını daraltma amacında olduğunu da ortaya çıkarıyor.

Bu arada 11 Eylül 2001'deki saldırıları gerekçe gösteren ABD'nin Afganistan ve Irak'ı işgali kanlı biçimde sürüyor. Salt Irak'ta ölen 100 bin insana her gün yenileri ekleniyor. Terörü yok etme bahanesiyle Irak'a giren ABD güçleri bu ülkenin her sokağına yayılan kan bataklığını büyütmekten de ileri gidemiyor.

ABD bu süreçte ne koalisyon güçlerini ne de Kuzey'de kendi kontrolündeki Kürt gruplarını PKK'ye yöneltmek istiyor. Irak'taki Amerikan ordusu da PKK'ye yönelik operasyondan uzak duruyor. Bu durum PKK'ye yönelik korumacı tavır bir yana Pentagon'un terörle mücadeledeki çifte standardını da gözler önüne seriyor. Güvenlik birimleri ABD'nin tavrını ''aymazlık ve müttefik ihanet'' olarak tanımlıyor.

AB SÜRECİNİN ETKİSİ

Bu bağlamda Emekli Kurmay Albay Atilla Şimşek 'in Yeni Çağ gazetesine yansıyan, ''Terörün nedeni ABD'' sözlerini ciddiyetle irdelemek gerekiyor.

Emekli Korgeneral Hasan Kundakçı 'nın, terörle mücadeledeki yanlış politikada AB sürecinin etkili olduğunu söylemesi ise dikkat çekiyor.

Türkiye sınır ötesi terör mücadelesinde diplomasi etiğine dikkat ederken ABD bir taraftan terör iddiasıyla Ortadoğu'da kanlı bir işgali sürdürüyor, diğer taraftan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin elini kolunu bağlamaya çalışıyor. Amerikan politikası terör gerekçesine sığınarak tanklarını ülkesinden binlerce kilometre uzaklığa sevk etme haklılığını savunuyor, Türkiye'nin burnunun dibindeki ateşi söndürmesine ise izin vermeyeceğini söylüyor. Çifte standart ikiyüzlü politikanın girdabında kilitleniyor.