Terör Saldırıları “Büyük Biradere” Hizmet Ediyor
Londra’daki terör saldırıları emperyalist Batıda, özel hayatı sınırlayacak önlemlerin alınmasına ve ırkçılığın tırmanmasına neden oldu . Yetkililer ise bütün bu tedbirlere rağmen yeni terör saldırılarının olabileceğinden bahsediyor. G8'lerden teröre karşı seferberlik planı: Önlemlerden biri, herhangi bir ülkeden vize talebinde bulunan kişilere ait tüm bilgilerin elektronik olarak kaydedilmesini içeriyor. Bunlar söz konusu kişinin sadece kimlik belgesinde yer alan bilgilerle sınırlı değil. Londra'da Müslümanlara yönelik 100'den fazla saldırı düzenlendi: Londra'da Müslümanlara yönelik 100'den fazla saldırı düzenlendi ve bir Pakistanlı göçmen öldürüldü. CIA'NIN YENİ YATIRIMI : (CIA), olası suçluların hemen tanınmasını sağlayacak yeni bir teknoloji üzerinde çalışıyor. 'Vatandaş ihbar et!'Avustralya Başbakanı John Howard "Saldırıya uğramayacağımız varsayımı saçma" diyerek halkın tetikte olması için terör karşıtı medya kampanyası başlattı.. AB'nin terör paketi: Eylem planında öne çıkan unsurlar şunlar: Telekomünikasyon verileri saklanıp, polisle paylaşılacak. Ayrıca Bakınız:http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=3300 http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=3310 http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=3291 http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=3289 http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=3288 http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=1496 http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=1495 http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=1490acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadaclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilo
G8'lerden teröre karşı seferberlik planı:
Londra'da geçtiğimiz perşembe günü gerçekleştirilen bombalı saldırıların İskoçya'da yapılan G8 Zirvesi'ne denk gelmesi dünyanın en gelişmiş ekonomilerine sahip sekiz ülkenin liderlerini yeni kararlar almaya itti.
Zirve sonuç bildirisinde 'terörizm' başlığı altında, terörle mücadelede biyometrik teknolojiye dayalı önlemlerin hayata geçirilmesini öngören kararlara yer verildi.
Biyometrik teknoloji sayesinde teröristlerin sahte belgelerle seyahat etmelerinin engellenmesi amaçlanıyor. Önlemlerden biri, herhangi bir ülkeden vize talebinde bulunan kişilere ait tüm bilgilerin elektronik olarak kaydedilmesini içeriyor. Bunlar söz konusu kişinin sadece kimlik belgesinde yer alan bilgilerle sınırlı değil.
Alınan yeni önlemlerden bazıları ise şöyle:
Kişinin parmak izi, avucunun içi ve iris ile retinasına ait özellikler de elektronik taramaya tabi tutulup kaydedilecek.
Sınır kapılarındaki pasaport kontrol görevlileri bu bilgilere ulaşabilecek
G8 Zirvesi'nde alınan kararlar uyarınca Almanya'da biyoteknoloji uzmanlarından oluşan üst düzey bir grubu biraraya getirecek ve eşbaşkanlığını ABD ile Fransa'nın üstleneceği bir toplantı yapılacak.
Bu toplantıda biyometrik teknolojilerin nasıl daha da geliştirilebileceği ve ne derece etkin olduğu da değerlendirilecek.
G8 Zirvesi'nin sonuç bildirgesinde altı çizilen bir diğer konu da istihbarat birimleri ile polis arasındaki işbirliğinin önemi.
'Yeni saldırı' endişesi
Bu arada, Londra'yı geçtiğimiz perşembe günü vuran terör saldırılarının ardından Scotland Yard, başkentte yeni bir saldırının 'muhtemel' olduğunu açıkladı.
Londra'nın, ABD'nin New York kentiyle birlikte teröristlerin 'ilk hedefi' olduğunu belirten Scotland Yard lideri Ian Blair, BBC radyosuna verdiği demeçte, ''yeni bir saldırı muhtemel. Bunda şüphe yok. Ama ne zaman, kimse bilemez'' diye konuştu.
Blair, ''kardeş şehir New York ile birlikte teröristlerin ilk hedefi durumundayız'' diyerek, yeni bir saldırıdan duyduğu endişeyi dile getirdi. Öte yandan, saldırıların düzenlendiği perşembe günü ABD'li askerlere getirilen Londra'ya girme yasağı da kaldırıldı.
ABD'nin ihtiyaten alındığını belirttiği bu tedbir, basının ve siyaset dünyasının tepkisini çekmiş, İngiliz hükümetinin tüm güvenlik önlemlerini ülkedeki her topluluk için aldığı belirtilmişti. İngiltere Savunma Bakanı John Reid, daha önce yaptığı açıklamada, ABD Büyükelçiliği ile temasa geçildiğini, kararın kaldırılacağını duyurmuştu.
İngiliz polisinden beş eve baskın
Bu arada, Londra'da geçtiğimiz hafta düzenlenen bombalı saldırıları araştıran polis, Leeds kentindeki beş eve baskın düzenledi. Polis ayrıca Londra'daki bir tren istasyonunu da kapattı.
İngiliz polisinin bazı sokakları kordon altına aldığı ve 500 kişiyi bölgeden uzaklaştırdığı belirtiliyor. Baskın yapılan evlerden birinde bulunan şüpheli bir paket de patlatıldı.
Leeds kentindeki baskınların bombalanan metro ve otobüslerin enkazından çıkan ipuçları doğrultusunda yapıldığı belirtiliyor.
Tren istasyonu kapatıldı
İngiliz polisi ayrıca başkent Londra'nın kuzeyindeki Luton tren istasyonunu da kapattı ve saldırılarla bağlantısı olduğundan şüphelenilen istasyonun park yerindeki bir aracı incelemeye aldı.
Polis, park yeri ve çevresindeki caddeleri kordon altına aldı. Konuyla ilgili olarak gözaltına alınan olup olmadığı henüz açıklanmadı.
'İslam karşıtlığı yükseliyor' uyarısı
İngiltere'de radikal İslamcı bir örgütün üstlendiği terör saldırılarının ardından, camilere yönelik saldırıların artması üzerine Müslüman liderler 'İslam karşıtlığı yükseliyor' uyarısı yaptı.
Ülkenin önde gelen gazetelerinden The Independent da bugün yayımladığı bir haberle İslam karşıtlığının yükselişine dikkat çekti.
İngiltere'nin başkeni Londra'da geçtiğimiz perşembe günü üç ayrı metro istasyonu ile bir otobüste meydana gelen ve 50'nin üzerinde kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıları El Kaide bağlantılı 'Ebu Hafs El Masri Tugayları' adlı örgüt üstlenmişti.
Ülkenin başkentini kana bulayan saldırılarda radikal İslamcı örgütün parmağının olması, Müslüman topluma yönelik saldırıları da tırmandırdı.
İngiltere'deki Müslüman toplumun önde gelen isimlerinden Abdül Münim, 40 yıl önce geldiği İngiltere'de zor dönemlerden geçtiklerini belirterek, "bunların
geçmişte kaldığını düşünüyordum ama şimdi, dünyada olup bitenlerin ardından, güvenliğin hala bizden uzak olduğunu görüyoruz" diyor.
Münim, terör saldırıları konusunda kendilerinden şüphe duyanlara, 'bombalama olayları yanlıştı" yanıtını verdiklerini söylüyor.
Camide pusu
İngiltere'nin Birkenhead kentindeki Shajala camisi, geçtiğimiz pazar günü iki beyaz erkek tarafından saldırıya uğradı. Posta kutusuna benzin döküp ateşe veren saldırganlar, Müslüman din adamı Boshir Ullah'yı yatakodasının merdivenlerinde tuzağa düşürdü.
Olay yerine yetişen itfaiye ekipleri, Ullah'yı pencereden çıkarıp kurtardı ve yangını söndürdü. Cami daha önce de 11 eylül saldırıları sonrası saldırıya uğramıştı. Caminin genel sekreteri Faruk Ahmed, "camimize böylesi bir saldırının düzenlenmesini beklemiyorduk. Burası tüm insanların saygı duyabileceği bir ibadet merkezi. Bir kilise, sinagog, mabet ya da cami olması farketmez" diyor.
Nottingham'da geçtiğimiz pazar günü düzenlenen bir başka ırkçı saldırıda ise 48 yaşındaki bir Pakistanlı öldü. Olayla ilgili olarak altı kişi tutuklandı.
Londra'nın doğusunda yaşayan Bangladeş ve Pakistanlı müslümanlar da Mazahirul Uloom camisinin ve Mile End Road'daki okulun ırkçılar tarafından kundaklanmasının ardından korku içinde. Kundaklama olayında 19 pencereyi kıran saldırganlar, demir çubuklar ve çekiç kullanmıştı.
İngiliz basının Londra'daki terör saldırılarının şüphelilerinden olarak gösterdiği İngiliz vatandaşı Faslı Muhammed el Gerbuzi, olayla ilgisi olmadığını söyledi.
Fas'ın Kazablanka kentinde iki yıl önce düzenlenen bombalı saldırıya karıştığı iddiasıyla Fas'ta gıyabında 20 yıl hapse mahkum olan Gerbuzi, BBC radyosuna 'saklanmıyorum. Kendi güvenliğim ve ailemin güvenliği için polisle bizzat temas kurdum'' diye konuştu.
Gerbuzi, ''saldırıları kınıyorum. Masum insanları öldürmek hiç de iyi bir şey değil, ben veya oğlum da olabilirdik çünkü hepimiz metroya biniyoruz. İsmim ilk defa zikredilmiyor, Kazablanka ve Madrid'deki saldırıların ardından da gazetelerde aynı hikayeler yazılmıştı, bütün bunlar Fas istihbarat servislerinin eseri'' dedi.
|
Karamsar hava
İngiltere’de tehlikeli tırmanış:
İngiltere’de 54 kişinin ölümüyle sonuçlanan bombalı saldırıların ardından, ülkedeki Müslümanlara yönelik tehditler artıyor. İngiltere’deki aşırı sağcıların ve futbol holiganlarının, Müslümanlara misilleme saldırıları düzenlemek üzere organize olduğu iddia edildi. İngiliz polisi, Müslümanlara yönelik misilleme saldırılarına karşı önlemlerini artırıyor. Aşırı sağcıların ve futbol holiganlarının misilleme saldırısı hazırlığında olduğu bilgisini elde eden polis, bu grupların internet sitelerini yakın takibe aldı.
|
Londra'da Müslümanlara yönelik 100'den fazla saldırı düzenlendi
İngiltere'nin başkenti Londra'da geçen hafta düzenlenen bombalı saldırılardan sonra itidal çağrılarına rağmen, Müslümanlara yönelik 100'den fazla saldırı düzenlendi ve bir Pakistanlı göçmen öldürüldü.
Londra'daki saldırılardan Pakistan asıllı 4 İngiliz sorumlu tutulurken, Müslümanlara yönelik tepkinin artacağı endişesiyle polis Müslümanları koruma önlemlerini artırsa da Müslümanlara ve camilere yönelik saldırılarda artış oldu.
Nottingham kentinde pazar günü Pakistan asıllı bir kişinin dövülerek öldürüldüğü bildirildi. Kent'te Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) 18 yaşında bir öğrencinin çenesi, saldırılarla ilgili çıkan tartışma sırasında başka bir gencin attığı şişeyle kırıldı.
Londra dışındaki Camden kasabasında bir camiye birkaç kez bombalı saldırı düzenleneceği tehdidi yapılırken, yine Londra dışındaki Hackney kasabasında iki Müslümanın evi taşlandı. Ayrıca camilerin ve bazı binaların duvarlarına Müslümanlara hakaretler içeren yazılar yazıldı.
El Kaide üyesi olmakla suçlandığı için bir ABD cezaevinde iki yıl yatan Muazzam Begg, birçok Müslümanın özellikle Pakistan kökenlilerin İngiltere'yi terk etmeyi düşündüğünü belirterek, ''İngiltere'deki Müslümanlar saldırıların ardından büyük bir tepki olacağı düşüncesindeler'' dedi.
Bombalı saldırıları yaptıkları öne sürülen 4 gencin evlerinin bulunduğu Leeds kentinde yaşayan Pakistan asıllı Müslümanlardan birçoğu açık açık bu gençlerin ''kötü yola düştüğünü'' söylüyor. Adını açıklamak istemeyen 27 yaşındaki bir kadın, bombacıların ailelerinin iyi insanlar olduğunu belirterek, ''Çocuklarımızın geleceği konusunda kaygılanıyoruz, insanların onları kullanabileceğinden endişe ediyoruz'' dedi.
İngiltere Başbakanı Tony Blair, saldırılardan sonra Müslümanlara yönelik saldırılar düzenlenebileceği endişesiyle yaptığı açıklamada, ''İslam dininin yanlış ve sapkın yorumundan esinlenen kişilerin düzenlediği eylemlerden bütün Müslümanların sorumlu tutulmaması'' çağrısında bulunmuştu.
Blair ile dün görüşen İşçi Partisi milletvekillerinden Şahid Melik, İngiltere'deki Müslüman cemaatinin, saldırıları sadece kınamakla yetinmeyerek, radikallerin Müslüman gençleri kendi saflarına katmasına karşı mücadele etmesi gerektiğini söyledi.
Londra Belediye Başkanı Ken Livingstone, saldırılarla ilgili olarak Müslümanların yargılanamayacağını söyleyerek, ''İnsanlık tarihindeki birçok ilerlemenin kaynağı ve barışçı işbirliğinden yana insanların inandığı dünyanın en büyük dinlerinden birini bir avuç fanatik yüzünden yargılayamazsınız''' demişti.
Londra'da üç metro istasyonu ve bir otobüste düzenlenen saldırılarda 52 kişi ölmüştü.
CIA'NIN YENİ YATIRIMI : 'Olası suçlulara' karşı teknoloji
ABD Merkezi Haberalma Örgütü (CIA), havaalanı ve metro istasyonları gibi kalabalık mekânlarda olası suçluların hemen tanınmasını sağlayacak yeni bir teknoloji üzerinde çalışıyor.
Middle East Newsline'ın haberine göre, CIA, söz konusu teknoloji üzerinde çalışan Pixlogic şirketi ve diğer firmalara büyük yatırımlar yaptı. Yeni yazılım, şüpheli kaçaklarla saldırganların kalabalık mekânlarda saptanmasını öngörüyor.
Görsel tanıma
Pixlogic'in geliştirdiği yeni yazılım görsel tanıma modeli ve araştırma teknolojlerine dayanıyor. Bu yazılımla elde edilen görüntüler, güvenlik kameraları ya da diğer kaynaklar tarafından toplanan ve arşivlenen fotoğraf ya da video görüntüleriyle karşılaştırılıyor.
CIA'nın yeni teknoloji üzerinde çalışan şirketlere yatırım yaptığını belirten Pixlogic'in üst düzey yöneticisi Joseph Santucci, ''Yeni teknoloji aralarında benzerlik olan insanları eşleştiriyor. Rakip yazılımların çoğu sınırlı koşullarda çalışıyor'' dedi.
Yeni yazılımın video kayıtlarında yer alan olağandışı durumları da saptayıp yetkilileri uyarması planlanıyor. Şirket yöneticileri, olağandışı durumlara büyük bir kutu taşıyan bir insan ya da aynı noktaya geri dönen bir kamyon örneğini veriyor. Yöneticiler, ABD'de ve İngiltere'de şu anda bu tür bir teknolojinin kullanılmadığını vurguluyor.
Sanayi kaynakları, ABD istihbaratının ve polisin terörle mücadele teknolojisine yönelik yatırımları da arttırmasının beklendiğini kaydediyor.
ABD'DEN YENİ ÖNLEM :10 parmağın izi alınacak
Amerikan hükümetinin, ülkeye ilk kez girecek olan yabancı ziyaretçilere uygulanacak kontrolleri arttıracağı, bu önlem çerçevesinde yeni ziyaretçilerden ''10 parmak izi'' alınacağı bildirildi.
ABD İç Güvenlik Bakanı Michael Chertoff , ''Gelecekte, ABD'ye ilk kez giriş yapacak olan ziyaretçilerden on parmak izi alınacak. Daha sonraki girişlerde ise denetleme, alınacak iki parmak iziyle yapılacak'' dedi.
Chertoff, bu yeni önlemlerin, ABD'ye giriş yapmaya çalışan teröristlerin saptanması ve engellenmesindeki kapasitelerini belirgin bir şekilde arttıracağını savundu. 11 Eylül 2001'deki terör saldırılarının ardından ABD, ülkeye uçakla giriş yapan yabancılardan iki parmak izi alınması ve fotoğraf çektirmeleri gibi önlemler almıştı.
Hava taşımacılığındaki güvenliğin ''mevcut ve gelecekte kullanılacak teknolojilerin daha iyi kullanımıyla'' daha da geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Michael Chertoff, bu kontrollerin getireceği maliyetin karşılanması amacıyla ''yolcular için uygulanan vergilerde hafif bir artışa gidilmesi'' çağrısında bulundu.
Fransa İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy ise önceki gün AB içişleri ve adalet bakanları toplantısında 'vaizlerin militan toplamasını önlemek için camilerin gözetlenmesini' önerdi. Ancak Britanya İçişleri Bakanı Charles Clarke, bunu "Gerekirse yaparız" diyerek reddetti.
'Vatandaş ihbar et!'
Avustralya Başbakanı John Howard ise "Saldırıya uğramayacağımız varsayımı saçma" diyerek halkın tetikte olması için terör karşıtı medya kampanyası başlattı. 33 dildeki kampanyada, medya reklamları ve toplu taşıma araçlarındaki afişlerle halktan, terör eylemi planlandığı işareti gördüğünde Güvenlik Hattı'nı araması istendi. Terörle mücadele paketi açan İtalya, Müslümanların yaşadığı yerlere yapılan baskınlarda toplam 423 kişiyi sorgulayıp 174'ünü hâlâ gözetimde tuttuğunu açıkladı.
Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de istasyonlarla iş merkezlerine kamera konulması kararı alındı.
AB'nin terör paketi
Eylem planında öne çıkan unsurlar şunlar: Telekomünikasyon verileri saklanıp, polisle paylaşılacak. Saldırılara ilişkin bilgi değişimi sağlanacak. Terörist grupların mali kaynakları kesilecek. Terör soruşturmalarında mali soruşturma göz ardı edilmeyecek. Kaybolan ya da çalınan patlayıcılar için bilgi paylaşımı geliştirilecek. Kimlik belgeleri, bu belgelerin verilmesinde güvenlik düzeyi yükseltilecek.
Vizelerde biyometrik verilere yer verilecek. Hava ulaşımındaki güvenlik önlemleri gözden geçirilecek. Limanların güvenliği artırılacak. Kara ve demiryolu dahil kritik nitelikli altyapı unsurlarında güvenlik artırılacak.
Eyfel Kulesi'ne polis çemberi
İNGİLTERE'nin başkenti Londra'daki terör saldırılarının ardından güvenlik önlemlerini en üst düzeye çıkaran Fransa, 14 Temmuz Milli Bayram kutlamalarına aşırı güvenlik önlemleri altında girdi. Bu nedenle ilk kez Eyfel Kulesi'nin çevresindeki tüm sokaklar tutularak, kulenin çevresine hiç kimsenin yaklaşmasına izin verilmedi.
Eyfel Kulesi'nin etrafındaki alana çok sayıda polis, itfaiye, ilk yardım, sivil savunma ekipleri sevk edildi. Ayrıca kule yakınında bulunan Seine Nehri'nin çevresinde de yoğun güvenlik önlemeleri alındı. Kulenin çevresindeki trafik akışı da büyük oranda değişerek, bölgedeki araçların geçitlerine de yoğun güvenlik önlemleri altına izin verildi.
DHA muhabirinin sorularını yanıtlayan Fransız terör uzmanları ise, Eyfel Kulesi'ne yönelik somut bir saldırı tehdidi olduğunu düşünmediklerini belirttiler. Uzmanlar, Eyfel Kulesi'nin Fransa'nın ve Paris'in simgesi olduğu için sembolik bir önemi olduğunu vurgulayarak, bu nedenle de önlemlerin daha yoğun alındığını ifade ettiler.