Özelleştirme: Karakolda Doğru Söyleyip Mahkemede Şaşan AKP liler
AKP Adana Milletvekili Abdullah Çalışkan''Sıcak paranın bir nedenle ülkeden ani çıkışı krize yol açar. Bunun için sıcak paranın çıkışına engel olunmalı'' yorumunu yaptı. Eski Fazilet Partili, yeni AKP'li milletvekillerinden Dengir Mir Mehmet Fırat ile Zeki Ergezen 'in, Mayıs 2005'te Türk Telekom'un özelleştirmesine olanak tanıyan yasaya koydukları muhalefet şerhinde ''Hükümet Türkiye'yi layık olmadığı hakaretlere maruz bırakıyor. Telekom peşkeş çekilecektir'' dedikleri ortaya çıktı. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Hükümetin ekonomi politikalarını eleştirerek, yabancı sermayenin, cari açığı kapatmaya yetmeyeceğini, itiraf etti.new prescription coupons sporturfintl.com online cialis couponsmicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mg
AKP Adana Milletvekili Abdullah Çalışkan , Türkiye'de meydana gelen ekonomik krizlerin ekonomik nedenlerle çıkmadığını, bir tür siyasi kriz gerekçesi olduğunu ve bir tür 'krizmaker' lar tarafından tezgâhlandığını söyledi. Çalışkan, ''Türkiye'de krizler siyasi olarak çıkarılıyor, bu yönetim krizine dönüştürülüyor ve ekonomik kriz de burada araç olarak kullanılıyor'' dedi.
Bir süre önce Adana Ticaret Odası'nda yaptığı açıklamada, ekonomiyi 'şişirilmiş balon' a benzeterek Türkiye'de 2001 krizinden daha büyük bir kriz ortamının yaşandığını iddia etmesi üzerine AKP yönetiminden büyük tepki gören Çalışkan, hükümetin ekonomik programının olmadığını, Kemal Derviş 'in başlattığı programın devam ettirildiğini öne sürdü. Doğrudan yabancı sermaye girişinin artması gerektiğini söyleyen Çalışkan, ''Sıcak paranın bir nedenle ülkeden ani çıkışı krize yol açar. Bunun için sıcak paranın çıkışına engel olunmalı'' yorumunu yaptı.
Çalışkan, Cumhuriyet gazetesine verdiği demeçte ise özelleştirmeye değil özelleştirmenin şekline karşı olduğunu belirtti. Çalışkan, stratejik sektörlerde faaliyet gösteren TÜPRAŞ, Telekom ve Petkim gibi kurum ve kuruluşların yabancılara blok halinde satışının yanlış olduğunu savundu.
Eski Fazilet Partili, yeni AKP'li milletvekillerinden Dengir Mir Mehmet Fırat ile Zeki Ergezen 'in, Mayıs 2005'te Türk Telekom'un özelleştirmesine olanak tanıyan yasaya koydukları muhalefet şerhinde ''Hükümet Türkiye'yi layık olmadığı hakaretlere maruz bırakıyor. Telekom peşkeş çekilecektir'' dedikleri ortaya çıktı. Bir diğer eski Faziletli, yeni AKP'li Avni Doğan ise Meclis Genel Kurulu'nda, ''IMF dayattı diye 50 milyar dolar değeri olan Telekom 2.5 milyara satılamaz'' diye konuşmuştu.
Ergezen ile Fırat'ın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen Türk Telekom'un özelleştirmesi ile ilgili tasarıya, 11 Mayıs 2005'te koyduğu ''muhalefet şerhi'' nde şu ifadeler yer aldı:
'Bizi küçük düşürüyorlar'
''Tasarı 'Telekom Özelleştirmesi' ismi ile iki yıldır uluslararası sermaye kuruluşları tarafından Türkiye'ye baskı vasıtası olarak kullanılmakta, yapılacak yardımlar bu özelleştirmenin yapılması şartına bağlanmaktadır. Özelleştirmede sınır kabul edilmemekte, tamamının özelleştirilmesi istenmektedir. Dört yıldır iktidar olan hükümetler Türkiye Cumhuriyeti'ni küçük düşürmekte, milli itibarımızı zedelemektedir. Siyasi ve iktisadi yönden memleketi batıran bugünkü hükümet, Türkiye'yi layık olmadığı istiskal ve hakaretlere maruz bırakmaktadır.'' Muhalefet şerhinde ''Türk Telekom kelepir fiyatına satılacaktır. Her geçen gün değeri düşürülmektedir. Dünyanın sayılı Telekom firmaları arasında bulunan Türk Telekom, bir milli varlık olarak peşkeş çekilecektir'' görüşlerine de yer verildi.
'Mal kaçırır gibi...'
Tutanaklara göre, dönemin Fazilet Partisi, şimdinin AKP milletvekili Doğan, 12 Mayıs 2001'de yasa ile ilgili Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada ''IMF, çok katı şart koşuyor; niye, bilemiyoruz. Acaba Telekom zarar mı ediyor, devlet bütçesine yük mü getiriyor, teknolojisi mi eski? Hayır. Ama bunu özelleştirmede acelemiz var. Türkiye'den mal kaçırır gibi yapılan özelleştirmeye karşıyız'' dedi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Hükümetin ekonomi politikalarını eleştirerek, yabancı sermayenin, cari açığı kapatmaya yetmeyeceğini, itiraf etti. Şener, yabancı sermayenin gelirin yurtiçinde yaratıldığı sektörlerde yoğunlaştığına dikkat çekerek, Türkiye’de yaratılan gelirin bu yolla yurtdışına aktarılacağına işaret etti ve ‘Bu şekilde cari açık kapanmaz’ dedi. Şener, “Ben uyarıyorum. Yabancı sermayeye yasal sınır gerekiyor. Kimse tehlikenin farkında değil” dedi.
Arjantin’in kriz nedeni: Yabancı sermaye!
Abdüllatif Şener, yabancı sermayenin grossmarket-perakende, elektrik üretim-dağıtımı, bankacılık ve telekom-iletişim gibi “gelirin yurtiçinde yaratıldığı” dört sektörde yoğunlaşma eğilimi içinde olduğunu belirtti. Devlet Bakanı Şener, “Arjantin’de yaşanan ekonomik krizler de bu yolla ortaya çıktı” dedi.