Siyaset14 Temmuz 2005 00:00

PKK Terörü ve "Bizim" Başbakan! - Mehmet Aça

Bütün devlet ricaliyle birlikte şehit cenazesini katılıp da siyah gözlüklerinin arkasına sığınan sayın Başbakan ile yanındaki askeri erkanla birlikte cenazeye katılan Org. Özkök'ün televizyondaki görüntüleri çok ilginçti. Sanki, kaderlerini birbirlerine bağlayan iki önemli insanın kendi sonlarını düşünür gibi halleri vardı. Özellikle de boyca Başbakan'dan kısa olan Org. Özkök'ün başını yukarıya kaldırarak Tayyip Erdoğan'ın gözlerine "Ne olacak şimdi, ne yapacağız?" dercesine bakışları unutulacak cinsten değil. Bilinmelidir ki, akan şehit kanları, gaflet, dalalet ve ihanet içerisinde olanları birgün mutlaka boğacaktır! renovation vejle link renovacialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer couponmicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mgdiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cards

CNN Türk'te Taha Akyol'un ''Eğrisi Doğrusu'' programına katılan Başbakan Erdoğan, ''Terörde tırmanma var. Anadolu Ajansı, bugün bir  haber geçti. Adının açıklanmasını istemeyen ABD'li bir yetkili, 'Türkiye, PKK'nın Irak'ta varlığına karşı sınır ötesi bir harekat yapamaz, kendi sınırları içinde mücadele eder, o mücadele de insan haklarını aşmamalı' şeklinde... Bu, ABD'nin bugüne kadar PKK konusunda söylediği Türkiye'yi destekleyen uslübuna uygun değil. Ne ölçüde dikkate alıyorsunuz?'' sorusunu şöyle cevaplandırdı:

''Adını belirtmeyen, kimliği belli olmayan bir insanın
açıklamasını, doğrusu Anadolu Ajansı'nın geçmesini de doğru bulmuyorum. Böyle kimliği belli olmayan insan, belki ABD'li değil.  Ben, ABD'nin böyle bir yaklaşımda bulunduğu söyleyemem, bu ciddi yanlış olur.''
Allah Allah! ABD'nin PKK ve Kuzey Irak (özellikle de Kandil Dağı) konusundaki tutum ve görüşlerini sokaktaki çocuklar bile biliyor sayın Başbakan! PKK'nın Türkiye'yi kayıtsız şartsız ABD ve AB'nin kucağına atmak, ABD'nin BOP fedaisi haline getirmek için için yeniden devreye sokulduğunu, PKK ve Kürtlerin ABD'nin elindeki en güçlü kartlardan birisi olduğunu bir siz, bir de çevrenizdeki yalakalarınız bilmiyor herhalde? 
 
 
Erdoğan, ''Türkiye yapar mı?'' sorusunu yanıtlarken,
''Gerektiğinde, şartlar gerektirdiğinde o da olur. Bunlar
uluslararasında olağan şeyler. Ama ne diyorum, gerektiğinde, gerekli
olduğu halde. Durup dururken bunlar olmaz. Bir şeyler olduğu zaman,
herhalde Türkiye de üzerine düşeni muhakkak yapacak. Ama gerekirse.
Temenni ederiz ki böyle bir şart oluşmaz'' dedi.
 
Ne demek "durup dururken bunlar olmaz"? Ne demek "Temenni ederiz ki böyle bir şart oluşmaz"? Üç ay içinde şehit verdiğimiz askerin sayısı sizce kaçtır sayın Başbakan? PKK militanlarının Kuzey Irak'ta eğitildiği, Kandil Dağı'nda yuvalandığı, ABD korumasında ellerini kollarını sallayarak sınırı geçtiği ve yollara mayın döşeği, asker kaçırdığı gerçeği ne olacak? Adamlar araçları durdurup Türk kökenli insan arıyorlar sayın Başbakan! Şartların oluşması için PKK'nın illa ki oğlunuzu, kızınızı kaçırması, Ankara ve İstanbul'u bombalaması, 30.000 kişiyi daha öldürmesi mi gerekiyor? Ne yani, ABD'nin "buyurun, Kuzey Irak'a girebilirsiniz" demesini mi beklememiz gerekiyor? Sözünü ettiğiniz şart, yoksa bu mudur?
 
 
''NİYE DİYARBAKIR, HAKKARİ?''-

''Bu sözlerinizle, ABD'ye seslendiğinizi düşünüyorum''
değerlendirmesi üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:

''AB üyesi ülkelerde var, onlara da söylüyorum, sadece ABD değil. AB üyesi ülkeler içinde yakalanan teröristler var, bunlar yakalanıyor,
'yargıla' diyorsun yargılamıyorlar, 'teslim et' diyorsun teslim
etmiyor, bu ne demek? Ülkemize geliyorlar. Gelen insan diplomat, bakan... Nereye gidiyor? Diyarbakır'a, Hakkari'ye gidiyor. Tamam da görüşme yapacaksan, görüşmeyi yapacağım yer, burası Başkent Ankara. Ankara'da yapman lazım. Niye orası. Ne yapmaya gidiyorsun, gerekçen
ne?''

Gülsek mi, ağlasak mı? Bu ülkenin Başbakanısın, dışişleri, içişleri, istihbarat, asker senin emrinde. Sokaktaki sıradan vatandaş gibi sızlanıp duracağına, millet ve devlet çıkarına ne gerekiyorsa onu yapsana! Hem, Diyarbakır'ı BOP'un parlayan yıldızı yapmak isteyen sen değil miydin? Başta Diyarbakır Belediyesi Başkanı olmak üzere, bölgedeki belediyelerin Ankara'yı iplemeyip de doğrudan AB ülkeleri ile temasa geçmelerine göz yuman sen değil miydin? Gücün yetiyorsa oralara gidenleri, bölge insanlarını Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve Türklere karşı kışkırtanları derdest edip sınırdışı etsene! Sahi, bugüne kadar bölgede cirit atan kaç yabancı servis elemanını sınır dışı ettin, ya da ettirdin!
 
Not: Bütün devlet ricaliyle birlikte şehit cenazesini katılıp da siyah gözlüklerinin arkasına sığınan sayın Başbakan ile yanındaki askeri erkanla birlikte cenazeye katılan Org. Özkök'ün televizyondaki görüntüleri çok ilginçti. Sanki, kaderlerini birbirlerine bağlayan iki önemli insanın kendi sonlarını düşünür gibi halleri vardı. Özellikle de boyca Başbakan'dan kısa olan Org. Özkök'ün başını yukarıya kaldırarak Tayyip Erdoğan'ın gözlerine "Ne olacak şimdi, ne yapacağız?" dercesine bakışları unutulacak cinsten değil. Bilinmelidir ki, akan şehit kanları, gaflet, dalalet ve ihanet içerisinde olanları birgün mutlaka boğacaktır!