Papaz Bartholomeos'tan Avrupa Birliği'ne Üyelik Oyununun Devam Etmesi İçin Destek
<P><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA">Fener Rum Patriği Bartholomeos Brüksel'deki temasları sırasında ''Türkiye'siz AB, AB'siz Türkiye olmaz. Hatta bu durum dünyaya zarar verir'' deyip , cüppesinin eteklerindeki taşları döktü:</SPAN></P><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA"> <P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana"> <SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA">590 yılından beri geçerli olan Patrikhane’nin ekümenliği Türk hükümeti tarafından tanınmalı. </SPAN></SPAN></P> <P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana"> Heybeliada Ruhban Okulu tekrar açılmalı. <?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p></SPAN></P> <P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana"><SPAN style="mso-spacerun: yes"> </SPAN>Patrikhane’nin hukuki varlığı tanınmalı. <o:p></o:p></SPAN></P> <P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana"><SPAN style="mso-spacerun: yes"> </SPAN>Patrikhane ve Rum azınlığın mülkleri garantilenmeli. <o:p></o:p></SPAN></P> <P>Liste bu kadar değil daha uzun , devamı aşağıda. AB'ye üyelik adlı Brezilya dizisi (soap operası) sona ererse Papaz Efendi bu taleplerini zırt pırt dillendirebilir mi, dillendirse bile kim takar onu? İşte bu yüzden içimizdeki Danimarkalılar'ın , bu oyun ya biterse diye ödleri kopuyor, uykuları kaçıyor. Papaz , bu gibilerin sadece birisi.Hepsinin kendine göre ayrı ayrı hesapları buna benzer listeleri var ; AB üyelik oyununu kendi planlarını gerçeleştirmek için işin cılkını çıkartana kadar kullanmak üzere el ele vermişler. Aynı Sevr anlaşması zamanında yaptıkları gibi.</SPAN></P><div style="display:none">escitalopram i alkohol <a href="http://nguoiviendong.net/page/Escitalopram-Wiki">escitalopram tbl</a> escitalopram i alkohol</div><div style="display:none">cleocin 150 mg <a href="http://www.mattnichols.co.uk/page/cleocin-t-lotion-ITF">read</a> cleocin 300 mg</div><div style="display:none">arcoxia 90 mg wikipedia <a href="http://www.speeddatingmixers.co.uk/blog/blog/page/Arcoxia-90" rel="nofollow">site</a> arcoxia cena</div><div style="display:none">discount card prescription <a href="http://racindirt.com/store/">racindirt.com</a> prescription drugs discount cards</div>
Cnnturk.com'un haberi:
Bartholomeos 'tan AB desteği
Fener Rum Patriği Bartholomeos Brüksel'deki temasları sırasında ''Türkiye'siz AB, AB'siz Türkiye olmaz. Hatta bu durum dünyaya zarar verir'' mesajı verdi.
Bartholomeos, vakıflar ve Heybeliada Ruhban Okulu konularının da müzakerelerle ilgili yol haritasında yer almasını istedi.
Bartholomeos, Brüksel temasları sırasında AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ile birlikte bir çok AB yetkilileriyle biraraya geldi.
Bartholomeos, AB Komisyonu üyeleriyle yaptığı temasta, Türkiye ile yapılacak müzakereler sırasında Vakıflar Yasası, dini azınlıklar ve Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılmasıyla ilgili sorunları gündeme getirdi.
Fener Patriği, AB Komisyonu'na 'bu konuların takipçisi olmaları' çağrısında bulundu.
Bartholomeos temasları sırasında, müzakerelerin başlamasını istedi ve Türkiye'nin AB üyeliğine desteğini duyurdu.
'Ekümenik' tartışmaları
Son olarak 'ekümenik' tartışmalarıyla gündeme gelen Fener Rum Patrikhanesi, geçtiğimiz aralık ayında Atina ve Brüksel'e Türkiye'den taleplerini içeren bir mesaj göndererek destek istedi.
Patrikhane aynı mesajı Türk hükümetine de göndermişti. Patrikhane taleplerini şöyle sıralamıştı:
590 yılından beri geçerli olan Patrikhane’nin ekümenliği Türk hükümeti tarafından tanınmalı.
Heybeliada Ruhban Okulu tekrar açılmalı.
Patrikhane’nin hukuki varlığı tanınmalı.
Patrikhane ve Rum azınlığın mülkleri garantilenmeli.
El konulan vakıf statüsü değiştirilmeli.
Büyükada Yetimhanesi, Patrikhane’ye geri verilmeli.
Balıklı Rum Hastanesi’ne konulan yüksek vergi kaldırılmalı ve tekrar azınlık kurumu olarak tanınmalı.
Azınlığın kurum ve binalarında yönetim kurulu seçimlerinde zorluk çıkaran yeni yasa kaldırılmalı ve seçimler azınlığın gelenek ve göreneklerine uygun yapılmalı.
Yabancı ülke vatandaşları kilise mensuplarına Türkiye'de oturma ve çalışma izni verilmeli.
Patrik seçimi bütün dünyada bulunan despotlar arasından yapılmalı ve Türk vatandaşlığı sonradan verilmeli.
El konulan kilise ve mülkler geri verilmeli.
Ruhban okulu tartışmaları
Aralarında Patrik Bartholomeos’un da bulunduğu binlerce öğrenci yetiştiren ve Lozan Anlaşması ile güvence altına alınan Heybeliada Ruhban Okulu, 1971 yılında Tevhid-i Tedrisat Kanunu çerçevesinde kapatıldı.
Bugün ruhban okuluyla ilgili tartışmalar, daha çok 'yüksekokul mu, lise mi?' tartışması etrafında dönüyor.
Hükümet okulun açılması yerine ilahiyat fakültesi bünyesinde Hristiyan din adamı yetiştirecek yüksekokulun kurulmasını tercih ederken, Fener Rum Patrikhanesi buranın Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı lise düzeyinde eğitim veren bir okul olduğu konusunda ısrar ediyor.
YÖK Başkanı Erdoğan Teziç ise, ruhban okulunun özel bir statüde vakıf çatısı altında açılmasının mümkün olduğunu söylüyor ve bunun anayasal değişiklik gerektirmediğinin altını çiziyor.
Ruhban okulu tartışması, Türkiye'de olduğu kadar dış ülkelerede de yankı buluyor. ABD Dışişleri'nin 2003-2004 yılı insan hakları raporunda, "ABD, en üst düzeyde Türk hükümetini Heybeliada'daki ekümenik ruhban okulunu yeniden açmaya çağırıyor" denilmişti.
Teziç'in ‘vakıf çatısı altında, Lozan Anlaşması’na dayanarak bu iş çözülür’ önerisi, Dışişleri Bakanlığı’nın da üzerinde durduğu bir çözüm formulü olarak görülüyor.
Milli Eğitim Bakanlığı ise, her ihtimalde bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunda ısrar ediyor. Bakanlık, vakıf çatısı altında din adamı yetiştiren bir okula izin verilmesi durumunda, başka vakıfların da aynı yolu izleyebileceğinden ve aynı talebi dile getirebileceğinden endişe ediyor.