AB13 Temmuz 2005 00:00

Avrupa Türkiye’yi içine almıyor ; hiç bir yere de bırakmıyor

<SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial; mso-bidi-font-weight: bold"> <P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana">En son müzakere çerçeve belgesinde de ifade edildiği gibi AB , Türkiye&#8217;yi kesinlikle tam üye yapmayacak, fakat üye yaparmış gibi yaparak Türkiye&#8217;nin AB&#8217;ye dolayısı ile Batıya bağlı kalmasını sağlayıp, Türkiye&#8217;yi istediği gibi şekillendirecek . Ancak Almanya&#8217;da , Fransa&#8217;da , Hollanda&#8217;da , İngiltere&#8217;de halkın Türkiye&#8217;nin gerçekten üye yapılacağını düşünerek buna karşı çıkması yüzünden AB&#8217;nin ilerleme süreci ciddi şekilde tehlikeye girdi. Yani kendi oyunlarının kurbanı olmaları ihtimali yükseldi. Bu nedenle<SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </SPAN>bazı Avrupalı siyasetçiler artık Türkiye ile oynanmakta olan bu tam üyelik oyunun bitirilmesini ve Türkiye&#8217;ye tam üyelik değil imtiyazlı üyelik verileceğinin açık açık belirtilmesi gerektiğini söylemeye başladılar.<SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </SPAN>Ancak bir çeşit Brezilya dizi (soap opera) haline gelen bu oyunun sürdürülmesinden yana çevreler var ve bunlar gerçek Brezilya dizilerinin veya&nbsp; yerli taklitlerinin yapımcıları gibi işin cılkını çıkarana kadar diziyi yayından kaldırmak niyetinde değiller. Nitekim , çok köklü bir emperyalist devlet geleneğine sahip İngiltere'nin Dışişleri Bakanı Jack Straw , devletinin Tanzimat&#8217;tan gelen tecrübesi ile Avrupa Parlamentosu AP Dışişleri Komisyonu&#8217;nda şu açıklamayı yaptı:<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p></SPAN></P></SPAN><div style="display:none">symbicort turbuhaler 200 6 cena <a href="http://blog.phmglobal.com/page/Symbicort-Slozeni">symbicort a alkohol</a> symbicort cena</div>

İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw Avrupa Parlamentosu AP Dışişleri Komisyonu’nda yaptığı açıklamada Avrupa’nın sınırının Türkiye’nin doğusu olduğunu söyledi.
      Stratejik olarak bakıldığında Türkiye’nin AB üyesi olması gerektiğini söyleyen Straw, "Dünya artık istikrarlı değil. Türkiye ya batıya dahil olacak ya doğuya. Şimdi soruyorum hangisini tercih edersiniz" dedi.
      ABHaber sitesinde yer elen açıklamaya göre Türkiye’nin önüne Kopenhag kriterlerinden başka taleplerle konmayacağını söyleyen Straw, "AB’nin Türkiye’ye karşı yükümlülüğü vardır.
      Bu yükümlülüğümüzü yerine getirmeliyiz. Genişleme konusunda hız kesilmesi Romanya, Bulgaristan, Türkiye ve Hırvatistan’ın üyeliğinin hazmedilmesi sırasında olabilir.
      AB’nin bu ülkeleri belki hazmetmek için zamana ihtiyacı olabilir" diye konuştu.
      Türkiye’nin son iki yıldır çok büyük reformlar yaptığını kaydeden Straw ayrıca "Türkiye’yi itmek uzaklaştırmak yerine yanımıza çekmeliyiz. Türkiye ile müzakereler 3 Ekim’de başlayacak Bu müzakereler diğer ülkeler ile nasıl yapıldıysa, Türkiye ile de öyle yapılacak.
      Yani Türkiye’nin önüne farklı kriterler koymadan" dedi.

 

Açıkça görülüyor Straw AB içinde Türkiye’nin tam üyelik oyununu bitirelim diyenleri ikna etmek için epeyce dil dökmüş. Straw, yukarda tek satırda bile, Türkiye’yi AB’ye tam üye yapmalıyız demiyor, buna en çok yaklaştığı, Avrupa’nın sınırının Türkiye’nin doğusu olduğu ifadesi ise, tam üyelik için hiçbir ümit vermediği gibi, emperyalizmin klasik böl-parçala- yut taktiklerin akla getiriyor, endişe veriyor. Önemli olan Türkiye’nin doğu sınırlarının AB’nin sınırları haline nasıl getirileceği? Türkiye’yi diğer tam üye ülkeler gibi bugünkü sınırları ile , AB’nin içine tam ve eşit üye olarak alarak mı yoksa Yugoslavya’da yapıldığı gibi parçalandıktan sonra ilk önce Slovenya ve Hırvatistan’ ı alarak mı? Straw kendi de ifade etmiş AB’nin hazım sorunu var, gelişmekte olan ülkeleri bütün bütün yutamıyor.

 

     Kopenhag doruğunda Danimarka Dışişleri Bakanına Türkiye’nin üyeliği konusunda Türkiye’yi önce uyutalım sonra unutalım diyen Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer de tam üyelik oyununun sürdürülmesi için dil dökenlerden. Bakalım o neler söylemiş:

 

     Fischer, AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada, ''Türkiye'nin modernleşmesinin bölgesindeki istikrar için çok önemli olduğunu'' belirttikten sonra, ''AB kapısının Türkiye'nin yüzüne kapatılmasının maliyeti çok yüksek olur'' diye konuştu.
      Türkiye'nin Avrupa'nın güvenliği açısından önemine işaret eden Fischer, Türkiye'ye yaklaşık 40 yıldan bu yana AB'ye gireceği vaadinde bulunulduktan sonra, AB kapısının yüzüne kapatılması yönündeki bir isteğin ''dar görüşlülük'' olduğunu kaydetti.
      Birlik partileri (CDU/CSU) tarafından Türkiye'ye tam üyelik yerine ''imtiyazlı ortaklık'' önerilmesini de eleştiren Fischer, bunun Türkiye'nin daha da gelişmesi yönünde cezbedici bir yanının olmadığını belirtti.
      Rehn ise Türkiye ile 3 Ekim'de başlanacak üyelik müzakerelerinin ucunun açık olduğunu belirterek, ''Bu yolculuk en azından hedef yeri kadar önemli'' şeklinde konuştu.
      AB ülkelerinin Balkan ülkelerine AB üyelik perspektifi vermek gibi ahlaki bir görevleri olduğunu da ifade eden Rehn, bu bölgenin Avrupa'ya ait olduğuna işaret etti.
     

Aslında bu haber üzerine fazla yorum yapmaya gerek yok, Türkiye’yi AB köpek kapısında bekletmeye devam edelim, ancak bunun köpek kapısında bekletme olduğunun kesinlikle anlaşılmamasını sağlayalım, sanki gerçekten bir gün üye yapacakmışız gibi, üyelik ümitlerini “bakın kapıyı yüzünüze çarpmıyoruz , daha ne istiyorsunuz” diyerek  hep canlı tutalım.