İstihbarat13 Temmuz 2005 00:00

Birdenbire mi? - Mustafa Yıldırım

Ayrımsıyor musunuz, acaba yurdumuzda iki aydır olanı biteni? Önce orada burada plastik bombalar bulundu. Sonra üniversitelerde öğrenciler çatıştı (rıldı.)Bazı gazeteler, TV'ler bu çatışmaları eski usül "sağcılar solculara, yurtseverlere saldırdı" ya da "Ayrılıkçı gruplar milliyetçilere saldırıyor" diye yayınladı.Arkasından, dağlardan kentlere inen PKK saldırıları, trenlere bombalar. Meydanlara bombalar!..Birdenbire "türban" işi! Birden bire, zaten paramparça edilmiş ulusal eğitim birliğinin kökten yok edilmesi girişimleri.İstanbul'da tüm komşularımızın muhaliflerinin NATO, şirket, yabancı devlet misyonu destekli bir konferansta buluşturulması.Arkasından ne gelecek?! Ne gelecek arkasından?Bu sorunun yanıtını aramaya gerek yok; geçmişte ne olmuşsa aynen öyle oluyor!Kurtuluş yok mu?cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis forum link cialis bez receptabuscopan link buscopan plus

1999 yılında, Şeyh Yusuf Ziya Kavakçı'nın ve kızının"türban" operasyonundaki rollerini anlamama çabasındaydı Türkiye.

O arada, Almanya devleti, iki Amerikalıyı sınır dışı etti ve ABD'ye bir nota verdi ve "Almanya'daki bütün istihbarat elemanlarını derhal geri çek!" dedi.

Sınır dışı edilenler Alman Ekonomi Bakanlığı'ndan dostlar edinip Almanya'nın iktisadi bilgilerini öğrenmeye çalışan bir çift idi.

Aklınıza bizim durumumuz geldi. Nasıl gelmesin; bizim iktisadi bilgilerimizi sızdırmaya gerek yok ki! Bilgileri sayısız dosyaya koyuyorlar ve kendi elleriyle veriyorlar!

"Zararı yok, alan nasıl olsa dost bir devlet" diyorlar! İyi de, Almanya ABD'nin müttefiki değil mi?

Üstelik CIA yıllarca Almanya'da çalışmamış mıydı? Üç bine yakın eleman, onlarca büroda görev yapmamış mıydı?

Hem Amerikan ordusu Almanya'yı kırk küsur yıl korumamış mıydı?

Yoksa Almanlar çok mu vefasız; ABD düşmanı mı?!

* * *

Bizimkiler, dışarıda az biraz terör işi odlumuydu; "Ey Batı anla işte; bizim terörden neler çektiğimizi!" diye bağırıyorlar; yazıp çiziyorlar. Batı ülkelerine vız geliyor; tırıs gidiyor!

Onlara göre bizdeki "terör" falan değil! PKK dersen. Sen "ayrılıkçı terör" diyorsun; onlar, "National Independence Rebel" yani "Ulusal Bağımsızlık Direnişi" diyorlar!
Bizi yönetenler bunu bile bile, neden sızlanıyorlar?

Hem ABD ve Batı Avrupa, Irak'ta (Dikkat Kuzey değil; yalnızca Irak!) PKK'yi etkisiz hale getirseler.

Ne demekse, etkisiz hale getirmek.

ABD başta olmak üzere, tüm Avrupalılar Türkiye'de federasyon kurulsun, diye çalışıyorlar! Onlara içerden her türlü sivil(!) yardım serbest.

Hatta ve hatta T.C devleti o yabancıların televizyonlarının yurdumuzda birer şube açıp Türkçe yayın yapmalarına izin vermiş bulunuyor.

Buna bazen "katılımcı demokrasi" ve "küreselleşme" gereği "din ve ifade özgürlüğü" deyip geçiyorlar!..
Durum buyken, bizimkiler neden, ama neden sızlanıp duruyorlar?!

* * *

Ayrımsıyor musunuz, acaba yurdumuzda iki aydır olanı biteni? Önce orada burada plastik bombalar bulundu. Sonra üniversitelerde öğrenciler çatıştı (rıldı.)
Bazı gazeteler, TV'ler bu çatışmaları eski usül "sağcılar solculara, yurtseverlere saldırdı" ya da "Ayrılıkçı gruplar milliyetçilere saldırıyor" diye yayınladı.
Arkasından, dağlardan kentlere inen PKK saldırıları, trenlere bombalar. Meydanlara bombalar!..

Birdenbire "türban" işi! Birden bire, zaten paramparça edilmiş ulusal eğitim birliğinin kökten yok edilmesi girişimleri.

İstanbul'da tüm komşularımızın muhaliflerinin NATO, şirket, yabancı devlet misyonu destekli bir konferansta buluşturulması.

Arkasından ne gelecek?!

Ne gelecek arkasından?

Bu sorunun yanıtını aramaya gerek yok; geçmişte ne olmuşsa aynen öyle oluyor!
Kurtuluş yok mu?

Yazının başını okumak gerekiyor.