Pkk Mayınları Aihm Onaylı – Sadi Somuncuoğlu
İçimiz o kadar dolu ki, Londra''daki saldırıdan duyduğumuz üzüntüyü ifade ettikten sonra hepimiz, bunun Batı''ya "ders olması" ve PKK''ya karşı samimi tavır alması temennisinde bulunduk.Ne kadar safız!...Londra''daki terörden iki gün sonra Şemdinli''de bir askeri araç daha bölücü terör örgütünün uzaktan kumandayla patlattığı mayına çarptı ve 3 askerimiz şehit oldu, 15 askerimiz yaralandı..Bu mayınlar İtalyan malı değil mi? PKK''nın elindeki silahların menşei olan ülkeler tespit edilmedi mi? PKK''yı görünürde terör örgütü listesine alanların, siyasi ve lojistik desteğini sürdürdüğünü, karargah ve sözde parlamentolarının Batı başkentlerinde olduğunu, tv yayınlarının buralardan yapıldığını, ABD''nin Kandil Dağı''ndakilerle "mücadele" için ipe nasıl un serdiğini bilmiyor muyuz? sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectsclaritin mazilo speeddatingmixers.co.uk claritin mazilo
Terör örgütü üyeliğinden mahkum Zana''ya ödül verip, baskıyla serbest bıraktıranlar, teröristbaşının yeniden yargılanmasını, hepsine şartsız ve ayırımsız genel af çıkarılmasını, "özgürlük savaşçıları" ile pazarlık masasına oturulmasını isteyenler de onlar değil mi?.
Tablo bu iken, Batı''yı sanki PKK ile mücadele etmek istiyormuş da, gücü yetmiyormuş gibi gösterenler, onlara bir anlamda "masumiyet" izafe etmiş olmuyor mu?.
AİHM''İN İBRETLİK KARARI.
Bakın daha mayınlı saldırılar başlamadan çok önce 2003''te, hani o kararlarını "Allah''ın emri" gibi telakki ettiğimiz, "en üstün hukuk mercii" AİHM, PKK mayınlarına nasıl onay verdi: Kars 14.Mekanize Tugayından Astsubay İlhan Hamlı 1992''da şehit düştü.
Ağabeyi Ayhan Hamlı da PKK''nın kullandığı Vassella marka, topuk uçuran mayınları ürettiği, PKK ile teröristbaşını desteklediği gerekçesiyle İtalya ve Almanya aleyhine AİHM''e tazminat davası açtı.
Binlerce insanımızın katili teröristbaşına gözü kapalı sahip çıkan AİHM, şehit abisinin müracaatına Mahkemenin 3.Dairesi Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Mark Villiger imzasıyla, tazminat ödenmeyeceği yolunda yazı göndermekle yetindi.
Mahkeme, "delillerin bütününe bakarak, ileri sürülen iddiaları değerlendirmeye yetkili olduğu ölçüde, sözleşme ve protokollerle teminat altına alınan hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği yönünde hiçbir belirti tespit edememiş" miş.
Karar kesinmiş, itiraza da konu olamazmış!...
Şehidimizin abisi Ayhan Hamlı da haklı olarak, "AİHM''den PKK mayınları için onay çıktığını, bu kararla medeni dünya önünde sorumlu tutulması gereken terör destekçisi ülkelerin cesaretlendirildiğini" söyledi..
Bu durumda PKK''nın, artık her gün mayınlarla canlarımızı almasının baş müsebbibi, teşvikçisi AİHM''dir dememiz gerekmiyor mu?.
Karardan sonra Ayhan Hamlı''nın şu isyanına katılmayacak kimse var mı?.
"Ülkemizin bölünmez bütünlüğüne yönelik tertip içinde olan iç ve dış düşmanlarımızın her ortamda korunduğu ve desteklendiği belgesini almaktan üzüntü duydum.
PKK''ya yardım eden ülkeler arasında bulunan İtalya ve Almanya, AİHM kanalıyla aklanmıştır.
Hem de Öcalan''ın İtalya''da bulunduğu dönemde Başbakanlık yapan Dalema''nın PKK''ya silah satıldığını itiraf etmesine rağmen AİHM''in verdiği karar düşündürücüdür.
Bu karar karşısında ''Sizin gözünüz kör, kulağınız sağır'' demekten başka ne yapabiliriz? AİHM açıkça, İtalya gibi terör destekçisi ülkelere hoşgörülü davrandığını bir kez daha gösterdi.
Katliamları görmezden gelmek insanlık suçudur.
İnsanlık suçuna ortak olanları, dünya platformlarında danışıklı kararlarla aklamak da bir insanlık suçudur.
Bu suçu işleyenleri koruma görevini üstlenenlerin, uluslararası kuruluşlar olması çok düşündürücüdür.".
İŞ BİZE DÜŞÜYOR.
PKK terörü ülkemizde 20 yılda 40 bin cana, milyarlarca dolara maloldu.
ETA''nın İspanya''da 50 yılda aldığı can sayısı sadece 800..
AB üyesi İspanya''da ETA''ya destek veren gazete, maskeli, çelik yelekli yüzlerce sivil muhafızın düzenlediği operasyonlarla kapatılıyor, ETA üyeleriyle röportaj yapan yazı işleri müdürü gözaltına alınıp, belgeler ve bilgisayarlara el konuluyor.
Gazetenin sahibi olan şirketin yetkilileri tutuklanıyor, dönemin Adalet Bakanı Michavila, gazetenin, ETA''nın iletişim aracı olduğunu söylüyor..
İspanyol Yüksek Mahkemesi, ETA''nın siyasi kanadı Batasuna partisinin gizli üyesi oldukları gerekçesiyle, yerel seçime katılacak 241 adaydan 225''ni seçimden men ediyor, Adalet Bakanı Michavila, adayları Batasuna partisinin klonları diye niteliyor.
Yüksek Mahkeme, aralarında bir belediye başkanı ile iki kent meclisi üyesinin de bulunduğu Bask kent meclisleri birliğinden beş lideri hapse atıyor.
Bask yerel meclisinde, Batasuna partisinin yerine kurulan grup feshediliyor.
Ve iktidar, "Terörizmi, demokrasiye tercih edenlerin, demokratik platformda yeri olamaz." diyor.
Tam bu günlerde AB, yeni terör listesine ETA''nın siyasi kanadını alıyor da, KADEK''i görmüyor..
"Demokrasiyi derinleştirip, özgürlükleri genişletme" aldatmacasıyla ülkemiz "terörist arenasına" çevrildiğine göre, acaba "AB uyumlarını" savunurken, "Kaygılardan dolayı daha büyük hak olan özgürlükleri reddedemeyiz" diyebilen Dışişleri Bakanı Gül, hala aynı fikirde mi? Canımızı ve yurdumuzu daha fazla birilerinin "insafına" bırakamayacağımıza göre hep birlikte sesimizi yükseltip, harekete geçme zamanı gelmedi mi?