Siyaset8 Ocak 2005 00:00

Girit örnek olmadı, bari Batı Trakya'ya bakınız! İsmet Kotak

Aslında  Kıbrıs mücadelemiz "Girit ekseninde" ilerlemektedir. Herkeste bir umursamazlık, herkeste bir bencillik. Herkes hala eski hamam eski tas düşünülebilineceğini ya da öyle davranılabileceğini sanıyor. Buna "Gemisini kurtaran kaptan" derler ama ortada gemi kalmayınca, haliyle kaptan da işsiz kalacağı için yok olur gider.  Kaptanlara da gülerler ve geçerler. Ne acı, makama doyamayanlar, altlarındaki  kahveci sandalyesini koruma meraklıları, birbiri ile yarışı sürdüreceklerini sanıyorlar. Oysa düdük öttü, oyun bitmek üzere... Uyanırsanız kurtuluruz, bencillikte ısrar ederseniz batacak geminin içinde sizler de olacaksınız!  Ne acı ki bununla davayı da batıracak, bu halkı Ruma yama yapacak ve Batı Trakya'nın ağlanacak durumuna iteceksiniz...naproxennatrium go naproxen kruidvatbuscopan link buscopan pluscialis walgreen coupon cheap cialis cialis couponmicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mgdiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cards

 

Elimde  Batı Trakya Türklerinin ağlama duvarı bir kitap. Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği'nden "TARİHE BİR NOT". Ne dersiniz bu vurdum duymazlıkla kısa sürede buna benzer bir kitabı KKTC için mi yazacağız?

 

Batı Trakya Türklerinin karşılaştığı sorunlar dizildi. Öncelikli sorun "Etnik Kimlik" sorunu. Tıpkı Bosna'da, tıpkı şimdi Irak'ta Türkmenlerin karşılaştıkları başsorun. Irak'ta üç buçuk milyon Türkmen "Türk" değil, Arap sayılıyor. Kıyıma uğratılıyor. Batı Trakya, Yunanistan'ın bir parçası, Yunanistan ise "AB üyesi". O hakka, hukuka saygılı olduğu reklam edilen AB. Ancak Batı Trakya'ya dönüp bakmıyor.

 

Yunan İdaresi, Batı Trakyadaki azınlığın "Türk" kimliğini Lozan andlaşmasının 45 nci maddesine dayanarak reddeder. Batı Trakya Türkü, Yunan uyruklu müslüman azınlık olarak damgalanıyor. Ortada Ulus yok, "Ümmet" var. Zaten AB de milliyeti silmek istenmiyor mu? KKTC'de AB propagandası yapanlar "Milliyetciliği" silmek ve yerine erimeyi(melting-pot) koymak için çırpınmıyorlar mı?

 

İkinci sorun "Yurttaşlıktan çıkarma". 3370 sayılı 1955 tarihli Vatandaşlık Yasasının 19 ncu maddesi Yunan Anayasasının 1 ve 2 nci maddeleri ile Lozan andlaşmasının Yunanlılar ve Yunanlı olmayanlar arasındaki ayrımı yasaklayan  40 ncı maddesine aykırı olmasına rağmen, Yunan Hükümetlerinin bölgede etnik yapıyı Yunanlılar lehine  değiştirmek için kullandığı en önemli silah, "Yurttaşlıktan" atmadır. Türkiye'ye giden  Batı Trakya Türkünün geri dönmesi engellenirdi. Şimdilerde geri dönse bile Yurttaşlığa geri alınmamakta, bunlar "vatansız" olmaktadırlar. Mal ve mülkünü kaybetmesi ve yurttaşlık haklarından mahrum edilmesi sağlanmaktadır.

 

Batı Trakyalıya uygulanan ayrımcılığın başında "Siyasi katılım haklarının" engellenmesi gelmektedir. Bağımsız adayların seçilmesine duvar çekilir. Türk Halkının temsilcileri uygun formüllerle  yok edilir ve yenilerinin seçilmelerine izin verilmez. AB bunu uzaktan seyreder. Çünkü Yunanistan AB'nin itibarlı üyesidir.

 

İfade özgürlüğü, Eğitim, mal ve mülk edinme, Müftülük, sosyal örgütlenmeye engel, yasak bölge uygulaması ve sonuçta kamu görevine girişteki ayrımcılık silah olarak kullanılmaktadır. Dostum Mehmet Emin Ağa'nın seçilmesine rağmen hapse atılması; Sadık Ahmet'in Yunanlıların, derin devlet operasyonunun  bildik oyunlarından olan araba kazasında katledilmesi unutulacak olaylardan değildir.

 

Şimdi Batı Trakyalı, kaybedilen özgürlüğün ardından "Tarihe bir not" düşüyor. Çünkü Osmanlı döneminde bu topraklarda, ilk bağımsız Türk Devleti olan "Batı Trakya Türk Cumhuriyeti" kurulmuştu. Osmanlı Padişahı, gün gele her vilayet bağımsızlık ister, benden kopar diye korktuğu için Yunanlılarla işbirliği yaparak "Batı Trakya Türk Cumhuriyetini" kısa sürede kendi elleri ile boğar ve yok eder...Şimdi bu topraklar Osmanlıya da kalmadı. Orada  Yunan bayrağı dalgalanmaktadır.   O Batı Trakya Türkü, birbirine düşerek ve Padişahla-Yunanlının ortak oyununa yenilerek, esaret boyunduruğunu  kendi elleriyle boynuna geçirdi.

 

Ne diyelim; KKTC'nin sonu benzemesin. Çünkü Yunanlının kitabında Kıbrıs'ı 13 ncü ada olarak Enosis çemberine sokulacak hedeflerden sonuncusu...Acaba Ankara Osmanlı Padişahının oyunu oynamaya kalkar mı? Zaten Batı Trakya'daki gibi Kıbrıs Türkü birbirinin boğazına çoktan yapışmış durumda olaylardan ders alan yok.