Ekonomi12 Temmuz 2005 00:00

Günaydın sayın bakan..!

Günaydın sayın bakan Ekonomi politikalarını, tamamen IMF ve Dünya Bankası’nın dayatmalarına teslim eden hükümet, şimdi “Arjantin’e döneriz” diyerek kendi uygulamalarındaki tehlikeye dikkat çekiyor. Ülkenin bütün üretim değerlerini “yabancı sermaye”ye peşkeş çekenlere, “Günaydın” diyoruz.Kimse farkında değilDevlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Hükümetin ekonomi politikalarını eleştirerek, yabancı sermayenin, cari açığı kapatmaya yetmeyeceğini, itiraf etti. Şener, yabancı sermayenin gelirin yurtiçinde yaratıldığı sektörlerde yoğunlaştığına dikkat çekerek, Türkiye’de yaratılan gelirin bu yolla yurtdışına aktarılacağına işaret etti ve ‘Bu şekilde cari açık kapanmaz’ dedi. Şener, “Ben uyarıyorum. Yabancı sermayeye yasal sınır gerekiyor. Kimse tehlikenin farkında değil” dedi.cialis coupons printable link discount prescription drug cardcleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgclaritin mazilo claritin tablete claritin mazilocialis sample coupon prescription card discount cialis manufacturer coupondiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cards

Arjantin’in kriz nedeni: Yabancı sermaye!
Abdüllatif Şener, yabancı sermayenin grossmarket-perakende, elektrik üretim-dağıtımı, bankacılık ve telekom-iletişim gibi “gelirin yurtiçinde yaratıldığı” dört sektörde yoğunlaşma eğilimi içinde olduğunu belirtti. Devlet Bakanı Şener, “Arjantin’de yaşanan ekonomik krizler de bu yolla ortaya çıktı” dedi. Şener’in dikkat çektiği ‘Arjantinleşme tehlikesi’ne aylardır Millî Gazete olarak vurgu yapıyoruz. Arjantin, 1994’te 9.3 milyar dolarlık yabancı sermaye çekerken, 1994-95’te gelen dış şokla krize girmişti.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Hükümetin ekonomi politikalarının, cari açığı kapatmaya yetmeyeceğini, Milliyet’e verdiği röportajda itiraf etti. Şener, yabancı sermayenin gelirin yurtiçinde yaratıldığı sektörlerde yoğunlaştığına dikkat çekerek, Türkiye’de yaratılan gelirin bu yolla yurtdışına aktarılacağına işaret etti ve ‘Bu şekilde cari açık kapanmaz, kriz bile olur’ dedi.
Şener, yabancı sermayenin grossmarket - perakende, elektrik üretim - dağıtımı, bankacılık ve telekom - iletişim gibi “gelirin yurtiçinde yaratıldığı” dört sektörde yoğunlaşma eğilimi içinde olduğunu belirterek şöyle konuştu:  “Bu sektörlerin ortak özelliği, yaratılan gelir ya da tasarrufların yurtiçinde üretiliyor olmasıdır. Ne bankacılık, ne enerji, ne de söz konusu ettiğimiz diğer sektörlerde dış âlemden sağlanan ihracat geliri yoktur. Teknoloji ve sabit sermaye transferi de söz konusu değildir. Yapı değişmezse yabancılar yurtiçinde üretilen gelir ya da tasarrufu alarak kendi merkezlerine aktaracaktır.”
Şener, yabancı sermayeyle ilgili saptamalara Türkiye’nin önde gelen büyük banka ve holdingleriyle yaptığı özel görüşmeler sonrasında ulaştığını belirterek, “Bu durumda cari açık da ilelebet kapatılamaz” diye konuştu. Yabancı sermaye - kriz ilişkisiyle ilgili görüşlerini hükümet dahil her zeminde dile getirdiğini kaydeden Şener, “Arjantin’de yaşanan ekonomik krizler de bu yolla ortaya çıktı” dedi.

Şimdiden uyarıyorum
Şener, yabancı sermaye beklentisinin moda şeklinde kavrandığını ifade ederken, “Ben şimdiden uyarıyorum. Ama bu görüşlere karşı kimse bana ne ‘evet’ ne de ‘hayır’ yanıtı verebiliyor. Yabancı sermayeye yasal sınır gerekiyor. Kimse tehlikenin farkında değil” dedi.

Arjantin’de ne oldu?
Arjantin, 1994’te 9.3 milyar dolarlık yabancı sermaye çekerken, bu rakamın 3.1 milyar dolarını doğrudan yabancı sermaye yatırımları oluşturuyordu. 1994-95’te gelen dış şok Arjantin’i krize soktu. Yabancı yatırımlar ve ihracat, 1996 ve 1997’de artarken ekonomi aynı yıllarda yüzde 6.1 ve 8.2 oranlarında büyüdü. Ancak Arjantin, 1998’de tekrar şiddetli bir durgunluk içine girdi. Bankalar, milli petrol şirketleri, ulaştırma, madencilik gibi pek çok alanda yabancı sermaye yatırımları gerçekleşirken