Küresel Savaş Alanı- Tam Üzerinde Duruyoruz - Fromthewilderness.com (Çeviri Açık İstihbarat)
Küresel Savaş Alanın çalışmasında Stan Goff şu noktaları ortaya koyuyor: Pentagon’un Anavatan Savunması ve Sivil Destek (ASSD; Strategy for Homeland Defense and Civil Support,) adlı bir stratejik dokümanını sadece bir hafta önce (30 Haziran 2005) de yayımladığını ve bu dokümanda Başkana ve Savunma Bakanına olağanüstü yürütme yetkileri verildiğini; Londra saldırılarının ABD ve/veya İngiliz yönetimlerince kendi amaçları için (mesela ASDD yi uygulayabilmek için ya da bunun İngiliz versiyonunu İngiltere'de uygulamak için) mi yapıldığını yoksa asimetrik savaş mı olduğunu yani Bush Blair ikilisinin Afganistan ve Irak’taki savaşlarının kurbanlarının intikamını almak için teröristler tarafından mı yapıldığını söylemek için henüz çok erken. Her iki durumda da sonuçlar aynı gibi gözüküyor.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetescialis manufacturer coupon open drug coupon cardoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Londra’daki patlamalardan çıkarılacak dersler, ipuçları belki de tam karşımızda duruyor. Belki de bu saldırıların nedeni İngiltere’de ve Amerika’da çabucak sıkıyönetim ilan edilebilmesini olanaklı kılmaktır. Olaylar bunun böyle olduğunu işaret ediyor gibi. İngiltere her yurttaşının 200 pound sterling karşılığında alacağı biometrik kimlik kartlarını uygulamaya koymak istiyor. Bizim kendi (Amerikanın) kimlik kartları kanunu da Hastert, Rove ve Cheney lerin sayesinde yürürlüğe sokulmak için sırasını bekliyor.
Londra saldırıları patlamaların gün içindeki zamanlarındaki ve birden fazla yerde olmaları dışında Madrid ya da 11 Eylül saldırılarına bir benzerlik göstermiyor. Londra patlamalarının olduğu gün G8 zirvesinin açılış gününe denk geliyordu. 11 Eylül saldırılarında ve sonraki terör olaylarında böyle bir özellik yoktu. Patlamalar olmasaydı ana haberler İngiltere ve ABD’nin Küresel Isınma ve Kyoto Protokolleri konularında görüş ayrılığına düştükleri olacaktı. Buzullar eridikçe İngiltere donuyor ve batıyor.
Ben son olaylardan şu çıkarımları yaptım:
- El Kaide’nin direktifleri ile çalışmayan birden fazla El Kaide hücresi mevcut.( Washington Post, New York Times, London Times). Yani teröristler her yerde olabilirler, her şeyi yapıyor olabilirler ve herkesi izleyebilirler. Her şeyi kontrol edebilen bir liderleri yok ve bizim etrafımızdaki herkesten korkmamız ve şüphelenmemiz gerekir.
- Amerikan piyasaları saldırılardan sonra yani FED’in bazı finansal enstrümanları repo yapmasını takiben piyasaya büyük bir miktar likidite sağlamasından 2 gün sonra düşmedi aksine yükseldi. Piyasa analizcileri bu yükselmeyi petrol fiyatlarındaki geçici düşüşe bağladılar.
- İsrail , saldırılar konusunda uyarılmışa benziyor ve bu da İsrail’in bu sefer saldırıyla ilgili olduğu çıkarımlarını geçersiz kılıyor. Ancak cevaplanması gereken bir çok soru ortaya çıkıyor.
- Bu saldırıların gerçekten de terörist saldırılar olduğu ihtimalini göz ardı edemeyiz. Tanrı biliyor ya ABD son dört yıl içinde bunun için yeteri kadar düşman yarattı.
- Saldırıdan esas kazançlı çıkanlar şu ana kadar Tony Blair ve George W. Bush muş gibi gözüküyor.
Belki de en şaşırtıcı yorum Washington Post’un petrol üretiminin tepe noktasına ulaştığını yazması idi ki bunu hiç beklemiyordum.
Washington terör uzmanı Thomas Sanderson bir Post chat seansında ülkenin her yerinden soruları cevaplandırdı. Bu tür anlar ne kadar değerli ve ne kadar ender yaşanıyor.
Post, Sanderson’u şöyle tanıtıyor:
Thomas M. Sanderson , CSIS de Ulus Ötesi Tehditler İnisiyatifi yöneticisi, 7 Temmuz Perşembe 1 p.m ET gün ve saatinde bir El Kaide saldırısının bombalamalarını ve belirleyici özelliklerini tartışmak üzere internette idi. Sanderson ayrıca Karşılıklı Terörizm İstihbarat Paylaşımı Projesinin ve Özel Sektör Danışmanlık Grubunun yöneticilerinden. Çalışmalarını istihbarat , bilgi paylaşımı, terörist gruplar , operasyonlar, suç ve ABD ulusal güvenlik politikalarında yoğunlaştırmış. Sanderson bunlara ek olarak dini terörizm, kitle imha silahları ve terörizm ve aşırı şiddetin psikolojisi hakkında da çalışmalarda bulunmuş.
İşte bu chat seansından alıntı:
Tampa ,Fla. Dan bir soru: Bu ülkeye yapılacak yeni bir saldırı bir ekonomik hedefe mi yoksa sembolik hedefe mi olur? Bin Laden ulusumuzu çok iyi anlamışa benziyor, Amerikalıların kendisini anladığından çok daha iyi . Dünya Ticaret Merkezini ABD finansal sistemindeki önemli yeri nedeniyle de hedef olarak seçtiğini söylemişti. Öyleyse neden bir sonraki hedefi bir kaç tane petrol rafinerisi olmasın, böylece petrol fiyatları 5$/ galona çıkar.
Sanderson: ABD’ye yapılacak her saldırının birden fazla hedefi olacaktır. Detaylarına girmeyeceğim ancak bunlar iyi planlanmış saldırılar olacak ve birden fazla amaçları olacak.
Evet Bin Laden ABD’yi çok iyi anlıyor,şu anki kontr terörizm hali için önemli bir faktör.
Petrolün galonun 5$ olmasının buralarda kendi özel etkileri de olacak.
Şimdi artık tiranlığa karşı çıkan bütün Amerikalıların hassas ve tetikte olmaları gereken zamanlardayız. Bir sonraki durağımız alıştığımızdan çok daha az konforlu olabilir. Ve 5$ a benzin bu kış bile buralara gelebilir. Sıkıyönetim ilan etmeye yarayacak parçalar yerlerine konuldu ve şimdi artık 11 Eylülden beri olmadığı kadar büyük bir olasılıkla evimizde yeni büyük bir saldırıya hazırlıklı olmalıyız. Ondan sonrası ise artık bambaşka bir oyun olacak. (Michael C. Ruppert in yorumları)
Ana hatlar (Jamey Hecht)
Küresel Savaş Alanın çalışmasında Stan Goff şu noktaları ortaya koyuyor:
- Pentagon’un Anavatan Savunması ve Sivil Destek (ASSD; Strategy for Homeland Defense and Civil Support,) adlı bir stratejik dokümanının sadece bir hafta önce (30 Haziran 2005) de yayımladığını ve bu dokümanda Başkana ve Savunma Bakanına olağanüstü yürütme yetkileri verildiğini;
- Bu olağanüstü yetkilerin 14.09.2001 den beri yürürlükte olan sürekli savaş halinin devamına bağlı olduğunu . Bu durumu Kongrenin sona erdirebileceğini ve kanunen savaş halin devam edip etmediğinin Kongrenin tekrar değerlendirmesi gerektiğini ama Kongrenin bu değerlendirmeyi yapmaktan koktuğunu. Bazı Kongre üyelerinin sözde savaş halinin devamından mali çıkarları olabileceğini, diğerlerinin bunun doğuracağı politik tepkilerden korktuğunu, kalanların hale şarbon virüsü taşıyan mektupları ve Wellstone suikastını unutamadıklarını;
- Bu savaş halinin 11 eylül sonrası örneklerini gördüğümüz sivil hakları rafa kaldıran , kısmi bir de facto sıkıyönetim anlamında olan yargı kararlarının devam etmesine de yarıyor olduğunu;
- Bu karanlık siyasi altyapının Amerikalı aktivistlere, gazetecilere siyasi muhaliflere karşı kullanılabilme potansiyellerine ek olarak Amerika’ya yapılacak terör saldırılarından sonra ülkedeki asker- polis devletinin tırmandırılmasında kullanılacağını;
- Anavatan Savunması ve Sivil Destek (ASSD) dokümanlarının yayınlandığı hafta üst düzey askeri yetkililerin basına en son icraatı ASSD olan Rumsefeld’in bütün öngörülerinin aksine ABD ordusunun artık iki savaşı aynı anda sürdürecek gücünün kalmadığını söyleyen anonim bir bildiriyi sızdırdıklarını.
Londra saldırılarının ABD ve/veya İngiliz yönetimlerince kendi amaçları (mesela ASDD yi uygulayabilmek için ya da bunun İngiliz versiyonunu İngiltere'de uygulamak için) için mi yapıldığını yoksa asimetrik savaş mı olduğunu yani Bush Blair ikilisinin Afganistan ve Irak’taki savaşlarının kurbanlarının intikamını almak için teröristler tarafından mı yapıldığını söylemek için henüz çok erken. Her iki durumda da sonuçlar aynı gibi gözüküyor. Bombalamalar dikkatleri Rove- Plame olayından (ABD de basına CIA ajanları hakkında bilgi sızdırılması ve gazetecilerin hapse atılması ile ilgili olay); Çin’in şuan ki cari fazlasını ABD petrol şirketi Unocal’ı almak için kullanmak istemesinden, Irak savaşının Irakta yarattığı felaket halinden, ABD destekli Irak meclisinden 100ün üzerinde milletvekilinin ABD’nin askerlerinin Irak’tan çekmeleri talep eden bir çağrı yapmalarından, ABD ve İngilizler için utanç verici bir şekilde Irak hükümetinin İran ile bir askeri eğitim ve destek anlaşması imzalamalarından, uzaklaştırdı.
( Açık İstihbarat’ın Notu: Bunlara ek olarak 6 Temmuz 2005 de yani patlamalardan bir gün önce , Çin, Rusya, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan dan oluşan Şanghay İşbirliği Örgütü'nün 6 Temmuz'daki Astana Zirvesinde ABD'nin Afganistan ve Orta Asya'dan çekilmesi için kesin takvim istemelerini de ekleyebiliriz. Üstelik Hindistan, İran ve Pakistan'da da zirveden gözlemci statüsü aldılar. )
Son olarak Londra bombalamaları dünya enerji meselelerinin bilimsel veriler ışığında değil de intikam ve korku gibi duygusal kavramlarla değerlendirilmelerine neden oldu ve insanları enerji fiyatlarındaki artışın mantıklı nedenlerini bulmaktan ve petrol rezervlerinin tepe noktasına ulaşmasının yaratacağı sonuçları düşünmekten alıkoymuş oldu.
http://www.fromthewilderness.com/free/ww3/070805_global_battlefield_summary.shtml
den çeviren www.acikistihbarat.com