Terörün sponsoru ülkeler listesi! - Arslan Bulut
ABD Başkan aday adayı Lyndon LaRouche''un, El Kaide''nin nasıl kurulduğu yolunda önemli tespitleri vardı.LaRouche, 21 Haziran 2001 tarihinde, ABD''nin devlet sekreteri Madeleine Albright''a sunduğu ve dönemin Savunma Bakanı William Cohen, CIA Başkanı George Tennet, Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Joseph Biden ve daha birkaç önemli devlet yetkilisine verdiği memorandumda, "Terörizmin sponsorluğunu yapan ülkeler listesine İngiltere''nin de konulması gerekir" başlığını kullanmış ve El Kaide''nin başındaki Usame Bin Ladin''in 1996 yılının Temmuz ayında Londra''da bulunduğunu, tedavi gördüğünü, BBC ve The Independent gazetesine sık sık demeç verdiğini hatırlatmıştı....LaRouche, İslami Kardeşler, El Cihad, Hamas, İslam Ordusu, PKK ve Tamiller gibi örgütlerin Londra''da merkezleri bulunduğunu belirtmiş ve ABD tarafından listesi çıkarılan 30 örgütten 16''sına İngiltere''nin askeri eğitim veya lojistik destek verdiğini bildirmişti.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetes
Bu görüş, bir açıdan doğru olabilir.
Çünkü, İngiliz hükümeti, kendi kamuoyu karşısında güç anlar yaşadığı bir dönemde, halkının birlik ve bütünlüğünü sağlamak imkanı bulmuştur! Tıpkı 11 Eylül olayında, Bush yönetiminin ABD kamuoyunu arkasına alması gibi..
Biz, İngiltere''deki saldırılar gündemdeyken, bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyoruz.
Saldırıda yine El Kaide''nin adı geçiyor.
ABD Başkan aday adayı Lyndon LaRouche''un, El Kaide''nin nasıl kurulduğu yolunda önemli tespitleri vardı.
LaRouche, 21 Haziran 2001 tarihinde, ABD''nin devlet sekreteri Madeleine Albright''a sunduğu ve dönemin Savunma Bakanı William Cohen, CIA Başkanı George Tennet, Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Joseph Biden ve daha birkaç önemli devlet yetkilisine verdiği memorandumda, "Terörizmin sponsorluğunu yapan ülkeler listesine İngiltere''nin de konulması gerekir" başlığını kullanmış ve El Kaide''nin başındaki Usame Bin Ladin''in 1996 yılının Temmuz ayında Londra''da bulunduğunu, tedavi gördüğünü, BBC ve The Independent gazetesine sık sık demeç verdiğini hatırlatmıştı....
LaRouche, İslami Kardeşler, El Cihad, Hamas, İslam Ordusu, PKK ve Tamiller gibi örgütlerin Londra''da merkezleri bulunduğunu belirtmiş ve ABD tarafından listesi çıkarılan 30 örgütten 16''sına İngiltere''nin askeri eğitim veya lojistik destek verdiğini bildirmişti.
LaRouche, İngiltere''nin MED TV''ye yayın imkanı sağlamasını da hatırlatmıştı..
Yine hatırlayalım; Yemen kökenli Usame Bin Ladin''in Sudan''da yakalandığı halde CIA''nın baskısıyla serbest bırakıldığını Sudanlı yetkililer açıklamıştı.
Usame Bin Ladin''in Sudan''dan Afganistan''a gitmesine seyirci kalan da ABD yönetimiydi!.
Bilindiği gibi, ABD''de, 11 Eylül 2001 tarihinde ikiz kulelere saldırıdan birkaç saat sonra resmi makamlar sorumluyu açıklamıştı: "Radikal İslamcı örgüt El Kaide!" Hemen arkasından ABD Başkanı George W.
Bush uluslararası terörizme karşı dünya çapında savaş ilan etmişti.
ABD, bu gerekçeyle iki İslam ülkesini; Afganistan ve Irak''ı işgal etti! Şimdi de İran ve Suriye''ye yönelik planları için Türk kamuoyunu hazırlamaya çalışıyor.
Türkiye''nin İran''la savaşması için kışkırtıcılık görevi üstlenenlere dikkat edelim!.
Lyndon LaRouche, 11 Eylül''den 48 gün önce dünyayı uyarmış ve ABD ve Avrupa''nın topyekun bir ekonomik durgunluk içinde bulunduğunu hatırlatarak, "Böyle dönemlerde dünya savaşları çıkarılır.
ABD ve İngiltere içindeki güçler ki, Brzezinski bunlara dahildir, Asya''daki ''Şanghay İşbirliği Örgütü'' gibi oluşumları engellemek için dünya savaşı çıkarmak istiyor.
Bu savaşın adını da, Batı ile İslâm''ın savaşı olarak koyacaklar.
Bu savaşı engellemeliyiz; bunun için önce Ariel Şaron''u durdurmalıyız" demişti.
Aynı kişi, 11 Eylül olayından bir hafta sonra da, "Bunu yapanlar, ABD içindeki güçlerdir.
Hedef, ABD''de yönetim darbesi yapmak, ABD'' yi bir savaşa sürüklemektir" diye konuşmuştu.
Adamın söyledikleri harfiyen çıktı.
Nedense, İngiltere de son saldırıdan önce tam bir ekonomik durgunluk içindeydi!.
Her büyük saldırıdan sonra sanki terör, devlet gücünden bağımsız olarak geliştirilebilirmiş gibi, özellikle Türkiye''nin siyasi yetkilileri tarafından, gerçek dışı bir yaklaşım sergileniyor.
Terörün dini, milliyeti, ırkı yokmuş! Oysa "Radikal İslâm" denilen hareketlerin neredeyse tamamı, ABD-İngiltere ve İsrail güdümlüdür.
Maksat kendi kontrolleri altındaki terör örgütlerini bahane olarak kullanarak İslâm Dünyası''na müdahale edebilmektir.
Bu müdahaleleri yaptılar ve devam edecekler! Taliban ve El Kaide''yi ABD, İngiltere, İsrail, Suudi Arabistan ve Pakistan''ın birlikte örgütlediğini unutmayalım! Taliban''ın 200 komutanı da Pentagon''da eğitilmişti....
Biz, Hıristiyan-Yahudi radikalizminin ürettiği kavramlarla İslam''ı tanımlayamayız.
Çünkü, İslami terör diye damgalanan olayların arkasında, Hıristiyan-Yahudi köktenciliği vardır.
Radikal İslâm''ı bir kenara bırakalım; bugün dünyada Bush''un, Dick Chenney''in, Rumsfeld''in, Wolfowitz''in temsil ettiği "yeni muhafazakârlar" örgütü, insanlık için bir numaralı terör tehdidi değil midir? Bu örgüt, kökten dinci bir tarikat değil midir?.
Türkiye, yıllarca "Terörle bir yere varılmaz" lafları ile avutuldu ama gerçek şu ki, bugün terör, "asimetrik savaş" adı altında klasik savaşların yerine kullanılmaktadır.
Terörist örgütlerin arkasında, devletler vardır!.
Peki bir yere varamadılar mı?.
Türkiye, kendi başına musallat edilen terörist örgütle mücadeleden başarıyla, hatta silahlı kuvvetlerini geliştirerek çıktığı halde, son tahlilde bütün enerjisini bu konuya ayırmasından dolayı büyümesi frenlendiği için, özellikle Sovyetlerin dağılmasından sonra ortaya çıkan imkanları değerlendirememiştir! Yani, Türk Birliği frenlenmiştir!.
Sonuçta kazanan kimdir, kaybeden kimdir, belli değil mi?