Asya16 Mayıs 2005 00:00

Yeni Büyük Oyunun Merkez Kalesi: Fergana Vadisi'nde Devrim? -Yrd. Doç. Dr. Şamil ŞEN

Lord Curzon, 1898’de Hindistan valisi olmadan önce “Türkistan, Afganistan, Transhazar ve İran benim gözümde itiraf etmeliyim ki, dünyaya hükmetmek için oynanan bir satranç oyununun taşlardan başka bir şey ifade etmez demiştir.  Kafkasya-Orta Asya 19. yüzyılda Rusya ile İngiltere arasında “Büyük Oyun” olarak adlandırılan çekişmelere sahne olmuştur. Kafkasya-Orta Asya’nın Çarlık Rusya tarafından işgal edilmesini İngiltere Hindistan sömürgesi için tehdit olarak görmüş, Rusya ise İngiltere’nin Müslüman kabilleri direnişçiler olarak Rusya’ya karşı kışkırtılmasından şüphe duymuştur. Dolayısı ile Orta Asya ile Hindistan’ın kontrolü için önemli alan olan Afganistan üzerinde kanlı savaşlar yaşanmıştır (Horpkirk, 1997; Mayer and Brysac, 1999). Günümüzde Rusya’nın çökmesi ile “Yeni Büyük Oyun” oynanmaya başlanmıştır (Raşid, 2000; Kleveman, 2003, Şen, 2005). cialis forum link cialis bez receptarenovation vejle site renova

Yeni Büyük Oyun coğrafyasını Kafkaslar, Orta Asya, Kuzey Afganistan ve batı Çin’e ait alanları kapsamaktadır. Yeni büyük oyunda hedef trilyonlarca dolar değerindeki (200 milyar varil petrol ve 15 trilyon m3 muhtemel doğal gaz; Üşümezsoy ve Şen, 2003) Kafkasya-Orta Asya petrol ve gazının üretiminde üstünlük sağlamak, taşınmasında geçiş ücretinden faydalanmak yanında diğer güçleri enerjiyi kontrol ederek stratejik üstünlük sağlamak olup, İngiltere yerini ABD’ye bırakırken gerileyen Rusya yanında, Çin, Türkiye, ve İran da sahnede yer almaktadırlar (Hopkirk, 1997; Brzezinski, 1997; Kleveman, 2003; Şen, 2005).

Günümüzde Yeni Büyük Oyun, Rusya’nın bölgede etkisinin azaltılması, Çin’in bölgeye girişinin engellenmesi, ABD destekli yönetimlerin oluşturulması, ABD’nin ordu ve şirketleri ile bölgede etkinliğini artırması şeklinde bir dizi darbelerle devam etmektedir. Gürcistan, Ukrayna ve Kırgızistan’dan sonra Orta Asya’nın kontrolü için önemli olan Fergana vadisinde olaylar yaşanmaya başlamıştır.

 ORTA ASYANIN MERKEZİ FERGANA VADİSİ

Orta Asya’daki İslam’ın politik ve kültürel merkezi olan Fergana Vadisi, Stalin tarafından böl ve fethet mekanizması ile günümüzdeki sınırlar boyunca bulmaca gibi üç ülkeye bölünmüştür.  Bu ülkeler Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan’dır (Şekil 1). Bunda amaç dinsel, etnik ve kültürel dayanışmaları kırmak, Müslüman ve Türk halkları çatışacak şekilde gruplara ayırarak karşı kimliklerin gelişimini sağlamaktır. Bu yapılırken yeni uluslar ekonomik olarak kendine tek başına yetersiz olacak şekilde, sınır sorunları içeren problemli azınlıklar olarak oluşturulmuş ve tek başına bağımsız olamayacak şekilde tasarlanmıştır. Neticede baskılarla uzun sure yönetilebilmiştir. Sovyetlerin çöküşü sonrası ise Fergana vadisinde çatışmalar eksik olmamaktadır.

Fergana vadisi yakın bölgenin su kaynağı durumundadır. Zengin tarım sahaları vardır ve çok yoğun nüfusa (10 milyon) sahiptir. Fergana vadisinde Tacikistan, Özbekistan’da bulunan tarihi Buhara’yı talep ederken, Türkmenistan Özbekistan’da bulunan Kiva’yı ve Özbekistan ise Kırgızistan’daki Osh şehrini istemektedir. Diğer taraftan Kazakistan, Özbekistan’ın başkenti Taşkent üzerinde talepleri vardır. Özbekistan ise diğer ülkelerden vadiyi istemektedir.  Fergana vadisi hem radikal grupların yersel saldırılarına hem de Rusya ve diğerlerinin önemli destekleri ile bölgesel kuvvetler koalisyonu tarafından idare edilen counter-terörist operasyonlarına maruz kalmaktadır. Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan sınırlarını mayınlamıştır. Özbekistan 2000 yılındaki Özbekistan İslami Hareketi (IMU) saldırılarından sonra Tacikistan ve Kırgızistan’ı havadan bombalamıştır. Kırgızistan da Tacikistan sınırlarını mayınlamıştır. Fergana Vadisi sınırları kıvrık ve boşluklu olduğu için korunması zordur. Bölgeye Afganistan savaşı ile birlikte ABD üstleri de kurulmuştur (Roy, 2000; Raşid, 2000; Charlick-Paley ve diğ, 2003, Szayna, 2003).


FERGANA VADİSİNDE ÇATIŞMA

Orta Asya’daki Müslümanlar büyük çoğunluğu Sünni ve Hanefi’dir ve az sayıdakiler ise Şii’dirler. Şiiler iki farklı gruba aittir. Birinci grup Kentli Şiilerdir “On İki İmamcılar”, Semerkant ve Buhara’da otururlar ve birkaç bin kişidir. İkinci grup Yedi İmamı tanıyan Pamir İsmailileri’dir. Tacikistan’da yaşarlar ve 300-400 bin kadardırlar. Bölgede Sünni İslam’ın iki farklı biçimi mevcuttur. Bunlar Kazaklar, Türkmenler ve Kırgızlar ile Tacikler ve Özbekler arasındaki İslam şeklindir. Tacikler ve Özbeklerin yaşadığı İslam, Semerkant ve Buhara medreseleri tarafından yayılmıştır. Kazakistan, Türkmenistan ve Kırgızistan’da kabile kuşaklarında gelişen İslam ise Yesevilik, Nakşibendilik ve Kadirilik gibi Sufi tarikatlar tarafından yayılmıştır. Bu iki tür İslam da gelenekçi bir İslami anlayış hakimdir. Bu iki tür İslam Türk veya Fars dilliler yada Türkler veya Tacikler tarafından kabul görür. Çarlık Rusya ve Sovyetler zamanında dünyanın diğer kesimlerindeki İslami gelişimlerden Kafkasya- Orta Asya’daki İslam izole edilmiş, özellikle Sovyetler zamanında yasaklanmıştır. Rusların Afganistan’dan çekilme, hoşgörü döneminin başlaması, İslam’ın serbest kalmasına neden olmuştur. Bununla birlikte, değişik İslam ülkelerinden (Türkiye, İran, Pakistan, Suudi Arabistan vb) kitaplar, okullar, öğretmenler dini liderler, dini yardımlar ile Vahabi İslam’dan kökten dinci gruplara kadar İslam yayılmıştır. Aynı zamanda yeni camiler, dini okullar ve enstitüler yapılmıştır. Bu serbestlik ve İslam’ın yaygınlaşması radikal düşünceler içeren Müslüman kardeşler örgütünün akıl hocaları olan Hasan El-Benna, Seyid Kutup, Mevdudi gibi fikirlerin bölgeye gelmesi ve/veya serbestçe hareket etmeye başlamasıyla Orta Asya’da radikal İslam’da etkili olmaya başlamıştır (Roy, 2000). 

Radikal İslami gruplar Özbekistan ve Tacikistan’da çok etkilidirler. Bu gruplar; Özbekistan İslami Hareketi (IMU) ve Hizb-Ut-Tahrir’dir. Özbekistan İslami Hareketi (Islamic Moment of Uzbekistan; IMU) 1980 yılında Özbekistan’da oluşturulmuştur. Amacı öncelikle Fergana Vadisi’nde ve daha sonra Özbekistan’da İslam’i devlet kurmaktır.  Politik lideri olan Tahir Yuldashev önce Birleşik Tacik Muhalefeti (UTO) tarafından Tacikistan sivil savaşında savaşmış ve 1990’ı yılların ortalarını Afganistan’da geçirmiştir. IMU’nun askeri komutanı Juma Namangani olup, Bir Sovyet paraşütçü askeri olarak Afganistan’da savaşmıştır. Özbekistan’a evine döndükten sonra İslam ve İslami politik hareketlerle ilgilenmiştir. İslam’i politik ve dini gruplara katılması ile Tacikistan’da savaşmış ve  eğitim için Afganistan’daki Mücahidin eğitim kaplarında bulunmuştur. Rusça kaynakları Namangani’nin Pakistan güvenlik güçleri ve Suudi Arabistan gizli servisi ile ilişkili olduğunu belirtmektedir. Onun halefi Tahir Yudas’ın Orta Doğu ve Güney Asya’daki gruplarla ilişkili olduğu rapor edilmiştir. IMU Taliban, El-Kaide ve Pakistanlı radikal gruplarca ve uyuşturucu kaçakçıları tarafından desteklenmiş olduğu belirtilmektedir. Yine Rusya kaynakları’na göre Afganistan, Pakistan ve Çeçenistan’daki eğitim kaplarında olduğu gibi Taçikistan’daki IMU kampları da El-Kaide, Kharakat ul-Ansar, Hizbi-İslami, Kharat ul-Mucahedin, Djamaat at-Tablig  vad Dua, Taliban ve savaş ağası Khattab tarafından desteklenmektedir (Nikolayev, 2001). Diğer İslam’i grup olan İslami Rönesans Partisi’de (İslamic Renaissance Party, IRP) Afkanistan ve Pakistan tarafından desteklenmektedir. IMU geç 1990’lar ve erken 2000’li yıllarda Özbekistan ve Kırgızistan’a yapılan saldırıların arkasındaki örgüt olarak görülmektedir. IMU aynı zamanda Tacikistan’daki düzensizlikte de önemli rol oynamış ve Afganistan’daki savaşa katılmıştır. ABD ve müttefik güçler Afganistan savaşında IMU üstlerini ve kamplarını hedef almışlardır, askeri lider Namangani’yi öldürmüşler ve örgüte ağır darbeler indirmişlerdir. Bununla birlikte IMU Tacikistan’da yeniden örgütlenmiş ve Uluslararası Kriz Merkezi tarafından küçük ölçekli bombalama eylemleri ve saldırılar düzenleyebileceği beklenmektedir (Charlick-Paley ve diğ, 2003).

Diğer önemli grup Hizb -Ut-Tahrir örgütü İslam’i kuralları savunmakta ve ana hedefi El Kaide’de dahil çoğu İslam’i politik gruplar gibi halifeliği yeniden kurmak ve dünyaya İslam mesajını yaymak istemektedir. Grup sitesinde İslam’i çağrıyı politik yoldan yapacağını, şu andaki çürümüş olan toplumu İslam ile değiştireceğini açıklamıştır. Grup propagandasını el ilanları ile özellikle Fergana vadisinde yapmakta fakat Kazakistan’da da etkili olmaya çalışmaktadır. Charlick-Paley ve diğ, (2003), Hizb ut-Tahrir grubunun artan popülerliği ile Orta Asya’ya yayılmasını IMU’dan daha tehlikeli bir tehdit olarak görmektedirler. Diğer taraftan bölgede günümüzde Tacikistan hariç diğer ülkelerde İslami politik gruplar yasaklanmıştır. Dolayısı kayıt dışıdır ve yeraltına girmiştir.  Aslıda yasaklanmış ve yer altına girmiş olan İslam, politik işlevlerle bir araya gelen İslam’i gruplar ve partilerden daha radikal durumda olabilmektedir (International Crisis Group, 2001ab; 2002; Charlick-Paley ve diğ, 2003).


ÖZBEKİSTAN’DA DURUM

Özbekistan 26 milyon nüfusu ile bölgenin en kalabalık, atak ve etkili ülkesi olup, bölgede İslamiyet’in kalbini, Orta Asya’nın siyasi sinir sisteminin merkezini oluşturmaktadır.  Ülkede 80% Özbek, 5.5% Rus, 5% Tacik, 3% Kazak, 2.5% Karakalpak, 1.5% Tatar bulunmaktadır (CIA, 2005). Zengin petrol ve gaz kaynağı olmasa da kendine yetebilecek boyuttadır (Şen ve Üşümezsoy, 2003). Ülke CIS güvenlik anlaşmanı yenilemeyen tek ülkedir.  Dünya pamuk üretiminde ikici sırada ve altın üretiminde dördüncü sırada bulunmaktadır. En büyük şehirleri olan Semerkant ve Buhara 2.500 yıldan beri sayısız uygarlığa ev sahipliği yapmış ve Arabistan’dan sonraki İslamiyet’in ikinci ilim merkezi haline gelmiştir. İslam bilimi ve Sovyetlere karşı akınlar düzenleyen Basmacılar gibi militanlarla eski bağları bulunur.  Özbekistan başkanı İslam Kerimov’dur. Kerimov muhalefet partilerini kapatmış, basına ağır sınırlamalar getirmiş ve camiler üzerinde devlet kontrolü getirmiştir. Kerimov 2002 yılında yapılan referandumda  %91 oy alarak 7 yıl başkanlığını uzatmıştır. Kerimov Rusya’dan da aldığı destekle Afganistan’da Özbek General Raşid Dostum’u destekleyerek Kuzey Afganistan’da etkili olmaya çalışmıştır. Kerimov aynı şekilde nüfusunun %24’ünü Özbeklerin oluşturduğu Tacikistan’a da İslami hareketi bastırmak için Tacik hükümetine destek vermiş ve bu ülkedeki Özbeklerin ayaklanmalarını teşvik etmiştir. 11 Eylül sonrası Amerikan uçakları Afganistan’ı bombalamadan birkaç saat önce Amerikan uçakları Özbekistan ait Canabat şehrine ulaşmıştır. İkiz kulelerin terörle vurulması sonrası ABD’nin kendine ortaklar araması esnasında yapılan diplomatik görüşmelerle Rusya’nın da rızası alınarak imzalanan bir anlaşma ile askeri olarak bu bölgeye gelinebilmiştir. Washington ve Taşkent Canabat hava alanı için 7 yıllık bir anlaşma imzalamışlardır (Raşid, 2000, Klevaman, 2003).

Son günlerde Fergana Vadisinde yer alan Andican şehrinde İslam’i bir guruba ait iş adamlarının tutuklanması sonrası çıkan çatışmalarda en az 500 kişi ölmüştür. Ortam oldukça gergindir . Bir ayaklanma olup olmayacağı ve olayların seyri önem kazanmaktadır.

SONUÇ

Yeni Büyük Oyun kapsamında Orta Asya’nın kontrolü için Özbekistan’ın özellikle Fergana Vadisinin kontrolü çok önemidir. Çünkü bölge Rusya’nın etkisin azaltılması, Çin’in bölgeye girişinin engellenmesi ile enerji kaynaklarına ulaşmasının önünün kesilmesi, Afganistan ve İran’ın kontrol edilmesi ve merkeze bağlanmamış önemli bir “Boşluk” alanın kontrolü açısından çok hayatidir. Bununla birlikte Gürcistan, Ukrayna ve Kırgızistan darbelerinden sonra Özbekistan’da ABD destekli darbe yapabilmesi oldukça zordur. Çünkü Fergana vadisinde İslami grupların varlığı nedeniyle bu güçlerle sürekli savaşan Kerimov’un devrilmesi büyük bir kaos getirebilecektir. Bölgede başarısız bir darbe Barnett (2005) tarafından ileri sürülen “Boşluk”taki şiddeti artıracaktır. Böylece terör, uyuşturucu kaçakçılığı ve etnik çatışmalar büyüyecektir. Orta Asya petrol ve doğal gaz kaynaklarının çıkartılmasını ve taşınmasını azaltarak bölgenin zenginleşmesini önleyecektir. Dünya enerji sağlama güvenliğine negatif etkiler yapacaktır. Bu durum, Yeni Büyük Oyun’da batının egemenliğini azaltırken İran ve Rusya’nın egemenliğini artıracaktır. Bu nedenle olaylar Orta Asya’nın demokratikleşmesinin gerilemesini getirebilecektir. Yapılması gereken demokratikleştirmenin zamana yayılmaması ve yönetimin demokratikleşmeye zorlanmasıdır.


KAYNAKLAR

Barnett, T.P.M., 2005, Pentagon’un yeni haritası, 21. yüzyılda savaş ve barış, 1001 kitap yayınları, 480 s.

Brzezinski, Z.K., 1997, The grand chessboard: American primacy and its geostrategic imperatives, Basics Books, 223p

Charlick-Paley, T., Williams, P., and Oliker O., 2003, The political evolution of the Central Asia and South caucasus: Implication for regional security, in Olga, O. And Thomas S.S. (eds.), Faultlines of the Conflict in the Central Asia and South Caucasus pp. 7- 40. 

CIA, 2005, The world factbook, Uzbekistan,

http://www.cia.gov/cia/publications/factbook/geos/uz.html

International Crisis Group, 2001a, Tacikistan: An Uncertain Peace, Osh/Brussels.

International Crisis Group, 2001b, Central Asia Drugs and Conflict Osh/Brussels.

International Crisis Group, 2002, IMU and Hızb–ut Tahrir: Implication of the Afganistan Campaing, Osh/Brussels,  www.crisisweb.org.

Hopkirk, P., 1997, The great game: The struggle for empire in Central Asia. Kodansha Pub. Int. 543p.

Kleveman, L, 2003, The new great game:Blood and Oil in Central Asia.  Grove/Atlantic, Inc. Barnes & Noble Sales Rank: 10,567; 267p.

Meyer, K., and Shareen, B., 1999,  Tournament of Shodows: The Great Game and Race of Empire in Asia, Counterpoint Pres: London, 

Nikolayev, A., 2001, Is the Islamic threat to Uzbekistan real, Nezavisimaya Gazeta-Religii, October 10, 2001.

Rashid, A., 2000, Taliban: Militant Islam, oil and fundamentalism in the Central Asia. Yale Nota Bene Books, 274 p. 

Roy, O., 2000,Yeni Orta Asya Yada Ulusların İmal Edilişi, Metis Yayınları, 268 s.

Szayna S., T., 2003, Potantial for ethnic conflict in the Caspian Region, in Olga, O. And Thomas S.S. (eds), Faultlines of the Conflict in the Central Asia and South Caucasus, pp. 145- 184.

Şen, Ş., (2005), Cehennem Kazanı: Orta Doğu ve Orta Asya’da enerji sağlama güvenliği  (Yayına hazırlanıyor).

Üşümezsoy, Ş. ve  Şen, Ş., 2003, Yeni Dünya Petrol Düzeni ve Körfez Savaşları, İnkılap Yayınları, İstanbul, 240 s. http://www.inkilap.com/show.asp?id=1313 http://www.turksam.org/tr/yazilar.asp?kat1=2&yazi=365