Kırgızistan’da Kargaşa - Ergin Yıldızoğlu
Ancak, bizzat Batı basını, Kırgızistan'ın lideri Akayev'in, bölgedeki diğer diktatörlerden farklı olduğunu kabul ediyordu ( Washington Post , 25/03). Ülkede çok partili rejim vardı. Ekonomisi IMF 'nin eline teslim edilmişti, özelleştirmeler tıkırında gidiyordu. Hatta Kırgızistan Dünya Ticaret Örgütü'ne bile üye olmuştu ( The Asça Times 25/03). Dahası 11 Eylül'den sonra ABD, Kırgızistan'da büyük askeri üs oluşturmuş, ülkeye 50 milyon dolar yardım yapmıştı. ABD destekli sivil toplum örgütleri, (National Endowement for Democracy, Freedom House), International Republic Institute, Ifes, Eurasia Foundation (Soros), US Agency for International Development, (USAID) kurdukları 170 sivil toplum örgütü aracılığıyla çalışıyorlardı. USAID beş milyonluk bu yoksul ülkede (aylık ortalama ücret 30 dolar), 2 milyon dolardan fazla para dağıtmıştı. Diğer deyişle ''toplumsal mühendislik'' projesi işliyor, ''sivil toplum'' adım adım ''inşa ediliyordu'' ... Öyleyse bu Lale/ Limon devrimine ne gerek vardı? discount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisfusidinezuur voetschimmel fusidinezuur creme fusidinezuur acnesitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectsclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilocialis walgreen coupon site cialis couponkamagra link kamagra gel
Ancak bu kez ''devrimin'' adındaki belirsizliğe ( ''Limon'' mu, ''Lale'' mi?), yürekleri demokrasi aşkıyla yanan devrimcilerin de, ilk fırsatta malları yağmalamalarına ( The Washington Post/The Guardian 26/03), muhalefeti kimin temsil ettiğinin bir türlü anlaşılamamış olmasına bakarak, galiba bu kez evdeki hesap, çarşıdakine uymadı diye düşünmek olanaklı.
Yine o 'malum model'
Halbuki, ilk bakışta yine o malum modelin mükemmel bir biçimde işlediği söylenebilir. Stratejik öneme sahip bir eski SSCB Cumhuriyetinde, yolsuzluğa batmış bir siyasi liderlik seçimlere hile karıştırarak iktidarda kalmaya çalışıyor. Uluslararası topluluk, seçimlerin meşruluğunu sorguluyor. Son yıllarda CIA ilişkili ''demokrasi yayma kuruluşlarının'' mali desteğiyle geliştirilen sivil toplum örgütleri harekete geçiyor. Muhalefet, sokaklara dökülüyor. Bir aşamada, iktidardaki lider istifa ediyor, seçimler yenileniyor ve demokratik, Batı yanlısı, serbest piyasacı bir lider iktidara geliyor...
Ancak, bizzat Batı basını, Kırgızistan'ın lideri Akayev'in, bölgedeki diğer diktatörlerden farklı olduğunu kabul ediyordu ( Washington Post , 25/03). Ülkede çok partili rejim vardı. Ekonomisi IMF 'nin eline teslim edilmişti, özelleştirmeler tıkırında gidiyordu. Hatta Kırgızistan Dünya Ticaret Örgütü'ne bile üye olmuştu ( The Asça Times 25/03). Dahası 11 Eylül'den sonra ABD, Kırgızistan'da büyük askeri üs oluşturmuş, ülkeye 50 milyon dolar yardım yapmıştı. ABD destekli sivil toplum örgütleri, (National Endowement for Democracy, Freedom House), International Republic Institute, Ifes, Eurasia Foundation (Soros), US Agency for International Development, (USAID) kurdukları 170 sivil toplum örgütü aracılığıyla çalışıyorlardı. USAID beş milyonluk bu yoksul ülkede (aylık ortalama ücret 30 dolar), 2 milyon dolardan fazla para dağıtmıştı. Diğer deyişle ''toplumsal mühendislik'' projesi işliyor, ''sivil toplum'' adım adım ''inşa ediliyordu'' ... Öyleyse bu Lale/ Limon devrimine ne gerek vardı?
Stratejik kaygılar ve bir yanlış hesap
Kırgızistan ekonomik açıdan önemli bir ülke değil. Ama stratejik olarak çok kritik bir bölgede. Ülkede Rusya ve ABD üsleri var. Çin Uygur ayrılıkçıların ve radikal İslami örgütlerin, bir Uygur nüfusun yaşadığı Kırgızistan'ı kullandıklarından yakınıyor ( Stratfor ). Rusya da Kırgızistan'daki Müslüman örgütlerle, Çeçenistan'da süren savaş arasında bağlantı olduğunu ileri sürüyor. International War and Peace Reporting gözlemcilerine göre ABD destekli sivil toplum örgütlerinin, bu radikal Müslüman örgütlerden, şiddete karşı olduğunu açıklamış olmakla birlikte bölgedeki rejimleri devirerek bir birleşik halifelik kurmayı amaçlayan Hizb-ut Tahrir 'e destek verdiğini saptıyorlardı ( IWPR , 09/07/04).
Böyle bir jeopolitik kazanın içinde kaynayan Kırgızistan'ın yönetimindeki Askar Akayev , muhalefete karşı daha az hoşgörülü olmaya başlamıştı. Bu, onun toplumsal tabanını zayıflatır, ABD kaynaklı kurumların etkilerini arttırırken Akayev'in, Rusya ile ABD arasında denge politikası izleyerek güçlenmeye çalıştığı, dahası, attığı iki adımla durumunu daha ağırlaştırdığı görüldü. Birincisi Akayev, ABD'nin AWACS uçaklarını Kırgızistan'da üstlendirme talebine olumsuz cevap verdi ( Eurasianet , 15/02/05). İkincisi, ABD tarafından korunan Hizb-ut Tahrir üzerindeki baskıları arttırmaya başladı ( IWPR ). Birçok yorumcuya göre bu iki adım bardağı taşıran damlalar oldu, ABD Akayev'i gözden çıkardı. Böylece senaryo, sahneye kondu.
Burada su, boyu geçiyor
Ancak daha ilk anda, Kırgızistan deresinde suyun, en azından Soros Vakfı'nın boyunu geçtiğini gösteren gelişmeler yaşanmaya başladı. Birincisi, Kırgızistan'ın nüfusunun yüzde 60'ı yoksulluk sınırının altında yaşıyor ( Asça Times ). Eurasianet (Soros Vakfı) yazarlarının işaret ettiği gibi, sokağa çıkanlar daha çok yaşam kaygısıyla hareket ediyorlardı. Bu yüzden ilk fırsatta dükkânları yağmalamaya başladılar. Dahası, çevre bölgelerden insanlar yağmaya katılmak için başkente gelmeye başladılar ( Justin Burke , ''Be careful what you wish for'' , Eurasianet , 25/03). İkincisi ülkede toplumsal dinamikler içinde Klanlar arası rekabet, Özbek ve Kırgızlar arasındaki, 1990'ların başında, iki binden fazla insanın öldüğü iç savaşa neden olmuş, düşmanlık başat olan çelişkiler ( Stratfor ). Daha sanayileşmiş ve gelir düzeyi yüksek olan kuzey bölgesi, güneye (Uygur, Tacik, Özbek, Kırkız) göre etnik olarak daha homojen (Kırkız), daha az muhafazakâr. Güney, radikal dinci örgütler için verimli toprak. Ayrıca, oluşacak iktidar boşluğundan faydalanabilmek için muhalefeti destekleyen silah ve uyuşturucu kartellerinin de ( Der Spiegel 25/03) üssü.
İşte bu yüzden, muhalefet ne devrimin adı ne de renkleri üzerinde anlaşabilmiş, ve de kendini temsil edecek lider de bulabilmiş; program ileri sürebilmiş değil; gözlemcilere göre bulabilecek gibi de görünmüyor ( Christian Science Monitor 25/03), hem de ABD'nin Büyükelçisi Stephen M. Young 'ın muhalefeti bir araya getirme çabalarına rağmen ( Washington Post ). İşte bu yüzden, bu ''demokratik devrim'' daha ilk günden, kendi tabanını oymaya başladı ( Eurasianet , 25/03). Üstelik Akayev daha istifa etmeden yönetime el koyduğu için daha baştan yasadışı doğmuş bir ''demokrasi'' bu... ''Devrimin'' kaosa dönüşme olasılığı güçleniyor.
Kırgızistan gibi, etnik, bölgesel ve sınıfsal çelişkileri açısından karmaşık bir ülkenin toplumsal dokusuna, dışardan yapılan bu kadar radikal bir müdahalenin, maksadını aşan sonuçlar yaratma olasılığı, şimdi Soros Vakfı'nın yazarlarını da korkutmaya başladı ( Justin Burke ).
Pazar günü, The Independent Bişkek'te, çeşitli etnik grupların mallarını, canlarını koruyabilmek için kendi bağımsız milislerini kurmaya başladıklarını bildiriyordu...