Asya10 Ocak 2005 00:00

TÜRKLERE BİR DARBE DAHA... -VEDAT YENERER

Dikkat edin her yerde Türkler eziliyor.Adeta danışıklı dövüş yaşanıyor.Meydan sanki bilinçli olarak boş bırakıldı ve birileri furya başlattı. Türkler zulüm görüyor, Türkler adam yerine koyulmuyor, kıyım yapılıyor. Kerkük Kürt işgalinde, Karabağ Ermeni işgalinde, kırım Türkleri haklarından yoksun, Doğu Türkistan Çin işgalinde, Afganistan Türkleri açlık ve sefaletin pençesinde… Türklere yeni bir darbe de Balkanlardan geldi. coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardskamagra kamagra wikipedia kamagra gel

Kosova''da nufusunun tamamına yakını Türk olan, Türkler''in kalesi, Kosova''daki kabesi Prizren şehrinde şimdi de Türkçe yasaklandı.. 1000 yıldır serbestçe konuşulan ve hiç bir yasağın bulunmadığı Balkanlarda ilk kez Türkçe, resmi hayattan siliniyor. Hatta silindi de.. Çünkü " dur bakalım sen ne yapıyorsun?" diye soran yok!.. Kosova''da Türkçe''nin diğer dillerle eşit kullanımına yeni bir darbe indirildi. Prizren''de yapımı yaklaşık 1 milyon Euroya mal olan yeni belediye binasında, belediyenin logosunda sadece Arnavutça ve kimsenin İngilizce bilmemesine karşın İngilizce olarak yazılar yer aldı. Binanın girişinde bulunan mermerden yapılmış logoda maalesef Türkçe''ye yer verilmedi. Vatandaşların yüzde 90''nın Türkçe konuştuğu Prizren''de, Türkçe''nin eşit kullanımı konusunda yeni bir oyun oynandı. Türkiye''nin Balkanlardaki son kaleleri de yıkılırken seyreden bir Türkiye Cumhuriyeti''ni kafam almıyor?.. Bununla birlikte bölünen Yugoslavya''da hakları tanınmayan ve dillerine yasak konan tek etnik grup Türklerdir. Balkan coğrafyasında ezilen soydaşlarımıza Türkiye Devleti sahip çıkmadığı gibi, Türk toplumunun kökenleri hakkında da tamamen yanlış bir yaklaşım sergilenmektedir. Prizen''den ülkemize gelen göçmenler de Türklerdir. Kosova''da ya da Bosna''da Türklere Türk diyorlar, oradaki Türkler buraya gelince, gelenlere Arnavut ya da Boşnak diyorlar ve ne yazık ki bu yanlışı gazetecilerin içinde bile yapan var. Bunlara dikkat edelim. Türkiye''de Boşnak, Arnavut, Goralalı, vs olarak bilinenlerin hepsinin dedeleri Türktür. Yoksa neden Türkiye''ye gelsinler. Türkiye İsviçre mi?... AKP isteyebilir ama biz istemiyoruz… Son günlerde Türkiye ve Kuzey Irak''taki İsrail''in gizli faaliyetleri ile ilgili basında çıkan haberler arttıkça artmaya başladı… Irak''taki İsrail askerinin varlığı kabul edilirken şimdi de GAP bölgesinde İsrailliler Kibbutz (Aşırı dinci Yahudilerin çiftlikleri) kurmak için resmi başvuru yapmış..Bu haberleri de Türkiye''nin önde gelen medyası yerine küçük gazete ve internet sitelerinden öğreniyoruz.. İsrail açıkça, binlerce Yahudiyi Urfa''ya taşımak istiyor ve burada tarımı tamamen ele geçirmeyi planlıyor.. Manavgat suyuna yakın yerler için resmen ve korkusuzca vali yardımcılarını kullanarak köylülere, fahiş Şyattan arazi satılması için baskı uyguluyor, satın alıyor. Bu arada size İsrail''in Irak''ta neler yaptığına dair son bilgileri de aktarayım.. ABD, Lübnan ve Mısır''da faaliyet gösteren İsrail şirketleri Bağdat''ın en önemli semti Kerrade''yi neredeyse tamamen satın aldılar.. Yerleşmeyecekse neden alıyor?.. AKP hükümeti İsrail''in bu faaliyetlerinden neden rahatsız olmuyor anlayamıyorum.. Eğer rahatsız oluyorsa, neden halktan gizliyor ve hiçbir açıklama yapmıyor? İsrail''in dost ya da düşman olduğunu artık ciddi olarak açıklaması gerekir.. Sorarsanız yazılanların tamamı asılsız.. Satılan yerler belli, alanlar belli.. Böyle bir dostu, ben ülkemde görmek istemiyorum… Benim vatanımda stratejik bölgelerde toprak satın alan ve bu bölgelere Yahudi yerleşim birimi kurmak isteyen bir İsrail''i düşmanca tavır içinde görüyorum… Bundan son derece rahatsızım… Şehit kanıyla alınmış vatan toprağını, satanların cezasız kalmayacaklarını hatırlatmak isterim… Bütün oyunları yakında bozulacaktır.. Kimsenin kuşkusu olmasın!.. Bu kudret damarımızdaki kanda mevcuttur!.. Biliyor muydunuz?.. Musevilerin aşırı dincileri ipek ve keten karışımı kumaşları günah olduğu gerekçesiyle giymezler. Musevilere hediye alacaklar ya da İsrail ile ticaret yapacaklara duyurulur!!! Hadımköy Afganistan''ı aratmıyor… Dünyada en saygısız şoförlerin yaşam alanı sıralamasında üst sırada bulunan Türkiye, AB''ye nasıl girecek tartışmaları bir kenarda dursun, İstanbul Hadımköy TEM yolu gişeler çıkışına dikkat çekmek istiyorum. Üç beş ay önce yıllar süren uğraş sonunda yapılan trafik lambaları çoğu zaman çeşitli nedenlerden çalışmaz. Çalıştığı zaman da takan olmaz. Tam yedi yolu birbirine bağlayan meydanda herkes elini kornaya yapıştırmış. Yolu tamamen tıkamış, otobüs, minibüs TIR''lar ve kamyonlar tam bir terör estiriyor. Trafik lambasını görmezlikten gelenler, tek şeridi saygısızca üçleyen hatta dörtleyenlerden geçilmiyor. Kimisi kornaya basıyor, kimisi bağırıyor, küfür ediyor. Kamyon ve TIR''ların egzozlarından çıkan siyah dumandan nefes almak mümkün değil. Kum çakıl, beton, çöp taşıyan kamyonlar döke döke gidiyor. Çıldırmamak elde değil. Tam bir kabus… Bir Allah''ın kulu çıkıp da meydanı boş bulmuş, ilkokul diplomasını bile zar zor almış bu şoförlere "sen ne yapıyorsun?" diyemiyor Ne bir polis, ne bir yetkili.. Ormanlık ve dağlık yollarda " Taş düşebilir, ayı çıkabilir'' yazar Hadımköy''e de " Taş, çöp, çamur, kömür düşebilir, şoför" yazmak çok uygun olur.. Afganistan''da bile polisler daha iyi çalışıyor; hem de daha saygınlar. Sıkıysa bir şoför polisin geçme dediği bir yoldan geçsin de görelim…