Asya5 Ocak 2005 00:00

Felaketin suç ortağı ABD!

ABD’nin, elinde imkan olmasına rağmen 26 Aralık’ta Güneydoğu Asya ülkelerini vuran deprem ve tsunami dalgalarından bölge ülkelerini haberdar etmediği kesinlik kazandı. Kanadalı araştırmacı Michel Chossudovsky, 9.0 büyüklüğündeki depremin yol açtığı onbinlerce ölümde ABD’nin suç ortağı olduğunu, belgeleriyle kanıtladı. Chossudovsky, 29 Aralık’ta kaleme alarak 31 Aralık’ta güncelleştirdiği son makalesinde, ABD Ordusu ve Dışişleri Bakanlığı’na, depremle ilgili ön uyarının geldiğini, Hint Okyanusu’ndaki ABD ileri üssü Diego Garcia adasının haberdar edildiğini kaydetti. Bu uyarılar; Hindistan, Sri Lanka ve Tayland gibi ülkelere iletilseydi, onbinlerce canın kurtulması mümkün olacaktı. Çünkü dev dalgaların bu ülkelerin sahillerine ulaşması saatler aldı. cialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardcialis forum link cialis bez receptasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effects

Havai biliyordu
Yaklaşan felaketle ilgili ilk kritik bilgiler, Havai Adası’ndaki ABD’li araştırmacılar tarafından elde edildi. Adada bulunan Pasifik Uyarı Merkezi’nden Charles McCreery, Asya’daki araştırmacılarla temasa geçmeye çalıştıklarını söyledi. McCreery şöyle diyordu: “Kimi arayabileceğimizi düşündük. Dışişleri Bakanlığı Operasyonlar Merkezi ve orduyla konuştuk. Büyükelçilikleri aradık. Sri Lanka’daki donanma ile, ulaşabildiğimiz yerel hükümet yetkilileriyle konuştuk.” (Honolulu Advertiser, 29 Aralık 2004).
Söz konusu merkez, depremin meydana geldiği 26 Aralık tarihinden itibaren, bir dizi özel bülten de yayınladı. Deprem, Greenwich saatiyle 00.58’de meydana gelmişti. 01.14’te, yani 16 dakika sonra yayınlanan ilk bültende, “Kuzey Sumatra açıklarında 8.0 büyüklüğünde bir depremin meydana geldiği” belirtiliyor ve ortada “tahrip edici bir tsunami tehdidi bulunmadığı” ekleniyordu.
Bu bültende olayın ciddiyeti yansıtılamamıştı, üstelik depremin büyüklüğü yanlış ifade edilmekteydi. Oysa bültenin yayınlandığı saatte dev dalgalar Kuzey Sumatra ve Aceh sahillerine vurmuştu.
‘Geç’ anlamışlar
Merkezin müdürü olan McCreery, “ölümcül sismik dalgalar meydana geleceğini ancak 02.30’da, yani dalgalar Sri Lanka’ya vurduğunda anladıklarını” söyledi (aktaran New York Times, 28 Aralık).
Oysa Aceh ve Kuzey Sumatra’nın başına gelenlerden sonra, dev dalgaların diğer ülkeleri nasıl etkileyeceğini anlamamak imkansızdı. Dahası, bilim dünyası, 6.5’ten büyük depremlerin tsunami tetikleme olasılığının yüksek olduğunun da farkındaydı.
Dalgaların Sri Lanka kıyılarına ulaşmasından neredeyse 1 saat önce, Taylandlılar dalgalara kurban oldu. Elbette, bütün bu süreç, uydular tarafından sürekli fotoğraflanmakta ve araştırma ekiplerine gönderilmekteydi. Yani Havai’deki merkez ve muhtemelen ABD Dışişleri Bakanlığı, Sri Lanka felaketi öncesinde, tsunamilerden haberdardı. McCreery bu konuda şöyle diyordu: “Bir şeyler yapmak istedik, ama ortada plan yoktu ve uyarıda bulunmak etkili olmazdı.”
Dalgalar, Greenwich saatine göre 04.00’de Maldiv Adaları’na vurdu ve bundan birkaç saat sonra Doğu Afrika sahillerine ulaştı.
ABD ordusu uyarıldı
Bu arada, ABD Donanması önceden uyarılmıştı. Zaten orduya çalışan uydu gibi gelişkin sistemler, donanma komutanlarının sismik dalgaları gerçek zamanlı bir biçimde takip etmesine olanak tanımaktaydı. Nitekim, Diego Garcia adasında hiç hasar olmadı.
McCreery, Asya ülkelerinin uyarılmamasını, ‘bölgeyle temasları olmaması’ ile açıkladı. Oysa bölge ülkelerinin bazıları, McCreery’nin başında bulunduğu Tsunami Uyarı Sistemi’nin üyesiydiler. Bunlar Avustralya, Tayland, Singapur ve Endonezya’ydı ve hepsiyle de “temas vardı”.
Tsunami Vakfı Başkanı Prof. Tad Murty şöyle diyordu: “Bir tsunamide tek bir insanın ölmesi için bile neden yoktur. Çünkü birçok bölge, dalganın vurmasından önce 25 dakika ila 4 saat kadar süreye sahiptir. Bir kez daha; kayıtsızlık ve yozlaşma nedeniyle, binlerce masum insan can verdi.”
Bu veriler, Hint Okyanusu ülkelerinin uyarılmamasının hiçbir makul nedeni olmadığını gösteriyor.
Neden askeri operasyon?
Michel Chossudovsky, insani yardım operasyonunun neden ABD ordusu tarafından yönetildiğini de soruyor. “Acil yardım” malzemesi sevkiyatının koordinasyonu, ABD Pasifik Komutanlığı’na verilmiş durumda. Programı yürüten kişi ise, Korgeneral Rusty Blackman. Blackman; ‘Irak’a Özgürlük Operasyonu’ sırasında deniz kuvvetlerinin Bağdat’a girmesinden sorumlu olmuş ve işgalde “Koalisyon Kuvvetleri Kara Birimi Komutanlığı”nı üstlenmişti.
Blackman komutası altında, üç deniz kuvvetleri birimi Tayland, Sri Lanka ve Endonezya’ya gönderildi. ABD askeri uçakları, bölgede halen ‘gözlem’ yapıyor. Operasyonun koordinasyonu, kısmen Diego Garcia’dan yönetilmekte. Bu arada; Hong Kong’da bulunan Abraham Lincoln uçak gemisi liderliğindeki muharebe grubu, Tayland Körfezi’ne yönlendirildi. Bengal Körfezi’ne ise, Bonhomme Richard uçak gemisi liderliğindeki grup yola çıktı. Grubun; 7 Ocak’ta bölgede olması bekleniyor.
Bir insani yardım operasyonunun neden iki dev muharebe grubu üzerinden yürütüldüğü merak konu-su. Bu gruplarda 41 helikopter, 7 gemi ve 3500 asker bulunuyor.
Endonezya’nın Malaka Boğazı, dünyanın en stratejik su yollarından biri.