Dikkat!... Soros Ermenistan'da mı harekete geçiyor? - Ferruh Sezgin
Kendilerini "Genç Ermeni Devrimcileri Hareketi" olarak tanımlayan bir grup yönetim muhalifi Ermeni, Aralık 2004''ün son haftası içinde bir bildiri yayımladı.Bildiri çok ilginç.Bu hareketin mensupları Ermenistan iktidarını "şu ya da bu yolla" ele geçirecek olursa, başımız çok ağrıyacağa benzer. cialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardcialis forum cialis prodaja cialis bez receptasymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenacleocin 150 mg read cleocin 300 mgoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Kendilerini "Genç Ermeni Devrimcileri Hareketi" olarak tanımlayan bir grup yönetim muhalifi Ermeni, Aralık 2004''ün son haftası içinde bir bildiri yayımladı.
Bildiri çok ilginç.
Bu hareketin mensupları Ermenistan iktidarını "şu ya da bu yolla" ele geçirecek olursa, başımız çok ağrıyacağa benzer.
Onun için, ana hatlarını aşağıda bulacağınız bildiriyi bir kenara not etmekte fayda var: * Modern Ermeni davasının gerçek boyutlarını dile getirmemize rağmen, Taşnaklar'ın ve diasporanın saldırı ve tehditlerine maruz kaldık. * Ermenistan'ın bağımsızlığı ve varlığı emperyalist etkilerden ve diaspora fanatizminden soyutlanmalı, kalıcı dostluk mesajları verilebilmelidir. * Ermenistan'ın "geçmişte yaşadığı olayları", "tarihe gömülen bir konu"daki siyasi istikrar arayışına endekslemenin nereye kadar halkımızın karnını doyuracağını sorgulayarak Taşnaklar'a karşı çıktık.
Türkiye ile aramızda olan ve saplantı haline getirilmiş konuların artık sadece tarihçilere bırakılmasına inanıyoruz.
Fanatik söylemler, Ermenistan'ı "barıştan uzak ve uzlaşmaz ülke" olarak göstermektedir.
(İşte burası çok ama çok önemli.
Bu zihniyetin Ermenistan''da iktidara gelmesi halinde Türkiye''nin bütün direncinin nasıl çökeceğini görebiliyor musunuz? F.S.) * Taşnak baskısı altında ezilen Hükümet'in soykırıma endeksli dış politikadan başka ne iş yaptığı, hangi kaynakları üretime geçirdiği, yoğun dış göçün neden yılda 25-30.000'e tırmandığı cevap bekleyen sorulardır.
Nitekim, 13 Temmuz 2004 tarihli The Washington Post, yoğun göç sebebiyle Ermenistan'ın dünyada nüfusu en hızla tükenen ülkelerden biri haline geldiğini, ama çökmüş ekonominin de Ermeniler'e başka şans bırakmadığını yazmıştır. * Taşnaklar, AGİT gözlemcilerinin de tespit ettiği anti-demokratik bir seçimle iktidara gelmiştir.
Taşnaklar'ın savunduklarını iddia ettikleri milliyetçi çizgi, Fransa'dan başka kimsenin işine yaramamıştır.
Taşnaklar'ın uzlaşmaz tavrı, bir iç savaşı ateşleyecek ilk kıvılcımlar olabilir. * Diasporaya gelince… Pek çok ülkede refah içinde yaşayan sözde vatanseverlerden oluşan bu teşkilatın, faaliyetlerini neden bir "tarihi iddia"dan öteye götüremediği düşündürücüdür. *** Bildiriyi yayımlayan Genç Ermeni Devrimcileri Hareketi'ni bizdeki TÜSİAD, TESEV, bir zamanların ANAP'ı gibi milli menfaatlere kulak tıkayanlardan sanırsanız yanılırsınız.
Türkiye'yi ılımlı politikalarla kandırma stratejisini uygulayan Ter Petrosyan'ı devirerek iktidara gelen ateşli Taşnaklar'ın sert politikalarının Ermenistan'ın "ölüme doğru gidişini" durduramamasından dolayı, tekrar eski ılımlı politikalara dönüşün zemini hazırlanıyor.
Hem böylece, bir taşla iki kuş vurulmuş da olacak: * Taşnak iktidarının tasfiye edilmesiyle, Erivan üzerindeki Moskova ipoteği kalkacak.
Böylece, Güney Kafkasya'nın tümü (Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan) üzerinde Rus otoritesi sıfırlanmış olacak. * Soykırım iddiaları ile özür, tazminat ve toprak talepleri gibi politika vasıtalarını kullanmayı askıya almış yeni Ermeni Yönetimi karşısında, Türkiye de sınır kapısını açmama, doğrudan ekonomik ilişki kurmama gibi dirençlerinden vazgeçmeye zorlanacak.
Büyük ihtimalle bu zorlamalardan sonuç da alınacak.
Ancak, Ermenistan biraz rahatladığında, eski iddialar ve talepler yine karşımıza çıkarılacak. Görünen o ki, Taşnaklar nasıl iktidara ihtilalci yöntemlerle gelmişlerse, iktidardan da aynı yöntemlerle gidecekler. İşte şimdi, iddialı konuşmanın yeri geldi… Genç Ermeni Devrimcileri Hareketi, bal gibi, Sırbistan'daki Otpor'un, Gürcistan'daki Kmara'nın, Ukrayna'daki Pora'nın "Ermenistan versiyonu".
Kısacası, "demokratik halk hareketi" diye yutturulacak yeni bir ihtilalin daha adım sesleri duyulmaya başlandı. Elbette, Ermenistan'daki bu gelişmelerin olumsuz karşılanmasına "Ama, Rusya'nın denetiminden de çıkmış olacaklar" diye itiraz da edilebilir.
Unutulmamalı ki, önemli olan, bu gelişmelerin "bizim başımıza ne işler açacağı".
İnsanlarını sosyo-ekonomik yönden biraz rahatlatmış, hem de bizzat Türkiye'nin katkısıyla rahatlatmış Ermenistan Yönetimi; özür, tazminat ve toprak talebi kartlarını tekrar ve farklı üslupla açtığında, Türkiye'nin elinde hangi caydırıcı güç kalmış olacak? Onun için, Genç Ermeni Devrimcileri Hareketi'nin, Soros''un Sırbistan, Gürcistan ve Ukrayna'daki tezgahlarının bir devamı olup olmadığı sorusunun cevabı süratle bulunmalıdır.
Hem sadece Türkiye tarafından değil, Azerbaycan tarafından da.
Zira, sorunun cevabı "Evet" ise bu Türkiye'nin Ermenistan politikasını olduğu kadar Azerbaycan''ın Dağlık Karabağ politikasını da iflas ettirecektir.