Asya10 Aralık 2004 00:00

RUSYA İLE İLİŞKİLER ALTERNATİF Mİ, YOKSA DENGE ARAYIŞI MI? - Erol MANİSALI

Putin 'in Türkiye'ye gelişi dolayısıyla Türk-Rus ilişkileri masaya yatırıldı. Konu yalnızca Türkiye'nin değil, bölge ülkelerinin ve Batı'nın da ilgisini çekiyor. İlişkilerin gelişmesi niçin çok büyük önem taşıyor? 1)    ABD'nin (ve İngiltere'nin) Ortadoğu'ya ve İç Asya'ya yönelik saldırgan politikalarının dengelenmesi açısından önemlidir. 2)    2) Bölge ülkeleri arasında iktisadi, siyasi ve askeri ilişkilerin geliştirilmesi açısından gereklidir. 3) Türkiye üzerinde ABD ve Avrupa'nın ''yeni talep ve baskılarının dengelenmesi bakımından'' büyük önem taşımaktadır. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesnew prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponsescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cena

Batı emperyalizminin Türkiye ve bölge üzerindeki tehditlerinin önlenmesi Türkiye ile Rusya arasında siyasi, iktisadi ve askeri işbirliğinin geliştirilmesinden büyük ölçüde etkilenecektir. Çünkü bu işbirliği, iki ülke arasındaki olumlu etkileri yanında, bölge ve dünya dengeleri bakımından da sonuç verecek niteliktedir.

- Türkiye-Rusya ilişkilerinin gelişmesi, Ortadoğu ve Kafkaslar'da bölgesel işbirliği üzerinde ''sürükleyici bir işlev'' görerek dışsallıklar sağlar. Arap ülkeleri, İran ve bölgedeki diğer Türk cumhuriyetleri için ''yeni alternatif yollar'' özendirilmiş olur.

- Çin, Hindistan, Pakistan gibi Asya'nın büyük ölçekli ülkeleri ile yeni işbirliği yolları, Avrasya Projesi kapsamında daha kolay gerçekleşecektir.

- ABD'nin (ve Batı'nın) Ortadoğu ve İç Asya bölgesine yönelik sömürgeci politikalarını gözden geçirmeleri gerekecektir. Artık karşılarında, bölgenin önemli ülkelerinin başında gelen Rusya ve Türkiye'nin ''ortak bir zemin oluşturmaya başladığını'' görmüş olurlar.

Bu durum, küresel dengeleri bile olumlu yönde değiştirebilir ve vahşi kapitalizmin soğuk savaş sonrası saldırganlığını arttırması sonucu dünya dengelerinde ortaya çıkan yeni bozulmaları frenleyebilir.

Türkiye için çok özel...

Türkiye'nin Rusya ile ilişkilerini geliştirmesi ''bir tercih olmaktan çok, kesin bir zorunluluk haline geldi'' . Çünkü Türkiye soğuk savaş sonrasında ABD ve AB'nin, tehdit etmeye başladıkları bir duruma düşmüştür. Bu eğilim giderek yoğunlaşıyor.

- Lozan'ı tartışmaya açmışlar ve Türkiye'nin sınırlarını değiştirmeye yönelik politikalar içine girmişlerdir.

- Cumhuriyet rejimine ve Kemalizme alternatif olarak ''ılımlı İslam cumhuriyetini'' ve ''Batı mandasını'' önermekte ve aynı zamanda da dayatmaktadırlar.

- Gazi'nin 19 Mayıs 1919'da başlattığı, Avrupa (Batı) işgaline karşı bağımsızlık ve Cumhuriyet hareketinin bugün artık geçersiz olduğunu savunuyorlar. Bu oluşumun, 1917 Sovyetler Devrimi sayesinde, ''Avrupa'ya karşı kazanıldığını'' , Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra ise yine Sevr'e dönmek istediklerini, ''dayatmaya çalıştıkları politikalarıyla gösteriyorlar'' .

- Kürdistan projeleri, Patrikhane'nin bağımsızlaştırılmak istenmesi, Ermenistan'ın genişlemesi politikası ve Yunanistan'ın taleplerinin karşılanması konusundaki baskılar, somut göstergeleridir. Bunlar, ABD ve AB taleplerinin sadece bir bölümüdür.

- ABD ve AB, Bush 'un dünyaya, ''ya emrimdesiniz ya da karşımda'' dayatması örneğinde olduğu gibi, Türkiye'ye baskı yapmaktadırlar.

- Türkiye'nin önündeki tek seçenek, Rusya ile siyasi, iktisadi ve askeri ilişkilerin geliştirilerek, ''Batı'nın sömürgeci baskılarının'' bu yolla dengelenmesidir. Kuşkusuz, Rusya ile başlayacak işbirliğine Çin, Hindistan ve diğer bölge ülkeleri de dahil olacaklardır.

Zaten aralarında yürütülmekte olan Avrasya Projesi, bu bütünleşmeyi zorunlu kılacaktır. Türkiye'nin Rusya ile yakınlaşması, ''Türkiye-Avrasya yakınlaşmasını da getirecektir'' .

Batı ile normalleşme...

Türkiye'nin Rusya ile siyasi, iktisadi ve askeri ilişkilerini geliştirmesi, Türkiye-AB ve Türkiye-ABD ilişkilerinin normalleşmesi ve tek yanlılıktan kurtarılması bakımından büyük önem taşıyor.

Bugün bu ilişkiler dengesiz ve tek yanlı bir biçimde işlemektedir.

- Kıbrıs'ta, Kuzey Irak'ta, Kafkasya'da, Güneydoğu'da ve Patrikhane sorununda Türkiye bu tek yanlılığın sıkıntılarını çekmektedir.

- İktisadi olarak da Türkiye, ABD ve AB'nin baskısı altındadır. Kurulan tek yanlı ilişki düzeni hem kurumsal olarak hem de çokuluslu şirketlerin aracılığı ile Türkiye aleyhine işlemektedir.

- ''ABD ve AB'nin karşılarına aldıkları Türkiye'' , güvenlik olarak da sıkışmış durumdadır. Bu tek yanlı ilişkilerin Türkiye'nin stratejik çıkarları aleyhine nasıl işletildiği, Kuzey Irak'ta ve Kıbrıs'ta fiilen yaşandı.

Bütün bunlar, Türk-Rus ilişkilerinin geliştirilerek denge sağlanmasının ne kadar ivedi ve vazgeçilmez olduğunu açık olarak göstermiyor mu?