Siyaset6 Ocak 2005 00:00

Halka düşman, sermayeye pitbul - A Cihan Soylu

318 milyon lira olan “asgari ücret”i, 350 milyona çıkardılar. Bunu “mümkün olan en iyi artış” olarak gösteriyor ve işçilerden “ülke gerçeklerini dikkate almaları”nı istiyorlar. Fiyatlarının artmasına bağlı olarak artacak KDV kesintilerinden sonra işçinin eline kaç lira geçeceğinin belli olmaması bir yana, “açlık sınırı”nın 485 milyon ve “yoksulluk sınırı”nın 1.5 milyar lira olarak tespit edildiği bir ülkede, bu “artış”ın açlık sınırı altında ve içinde yaşanılan koşullar bakımından bir düşüşe denk geldiği, kanıtlanmayı gerektirmeyecek kadar gerçektir. cleocin 150 mg read cleocin 300 mgabilify abilify alkohol abilifymicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mg

Ama, pitbul kırması holding beslemeleri, bundan söz edilmesinin “popülizm” olduğunu vaaz ediyorlar. “Birileri kalkıp-diyorlar-‘bu ülkede asgari ücret kaç para?’ diye popülizm yapmasın!”
Popülizm, holding beslemeleriyle Batı emperyalizminin tüm uşaklarının dilinde, halktan ve halkın taleplerinden yana olmaktır; politikada bu tutumu aşağılıyor ve reddediyorlar! Onlara göre, açlıktan, yoksulluktan, işsizlikten, barınaksızlıktan, sendikal ve demokratik hak yoksunluğundan söz eden ve yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini isteyen ya da bu doğrultuda politikalar izleyen kişi, parti, grup vb. popülizme kapılıyor; halk dalkavukluğu yapıyor, “ülke gerçeklerini görmüyor”dur!
Holding devşirmelerinin “ülke gerçekleri” diye karşımıza çıkardıkları sorunlardan biri “milletvekillerinin kredi borçları”dır: “milletvekilinin-diyorlar- adam gibi yaşayacak parayı kazanmasına imkan sağlamak zorundayız.”
“Asgari ücret”i “ülke gerçekleri”yle izaha çalışanlar, 6.5 milyarlık milletvekili maaşıyla “arpalık” eklentilerin artırılmasını isterlerken, “kimse bize ülke gerçeklerinden söz etmesin” diyebiliyorlar. Ve “bir banka şube müdürü kadar parayı 550 milletvekili almayacak mı?” diye, arsızca sorularla, güya haklılıklarını kanıtlamaya kalkışıyorlar. 6.5 milyar lira maaş alan, kendilerini “ömür boyu” emekli maaşına bağlayan, aile-akraba-“taalükât”ının giderlerini halkın sırtına yıkan, yönetim kurulları üyelikleri, ticari işletme sahipliği ya da ortaklığı vb. işler üzerinden ek gelirler sağlayanların “kredi kartı borcu”nu “dert edinen” beslemeler için, 14 milyon insanın günde ancak bir dolar karşılığı parayla yaşam mücadelesi vermesi önemsizdir.
Beslemelerin fiyatını-ne yazık- bilmiyoruz(75-100-125 bin dolardan söz ediliyor.) Gerçek o ki, onlar ve kapısına bağlandıkları efendileri, işçi ve emekçilerin “şah damarı”ndan besleniyorlar. İşçi-emekçi; tüm ezilenleri anımsatan her gelişme ya da görüntü karşısında onca yüksek sesle hırlamaları, bu beslenmeyi olanaklı kılan sistemin temel işleyiş biçimiyle sürmesi içindir. İşçi ve emekçiler üretsin; ve emperyalistlerle işbirlikçi uşakları başta olmak üzere tüm kapitalistler, yaratılmış bu emek ürünü ve değerinden beslenmeyi sürdürsünler!

Bunu olanaklı kılan hakim mekanizmanın “tıkırında olması” ve kıyıcı makinenin temsilcilerinin olabildiğince fazla semirmeleri için, ezilenlerin boğazı daha fazla sıkılmalı, “şah damar”dan akan yaşam asalakların bedenleri ve kasalarına akmaya devam etmeli; ve asla “halkçılık” yapılmamalı! Halkın hakları ve sorunlarından söz edildiği her durumda, doberman ve pitbul “kişiliği”nde holdinglerin kapılarından “kuyruk kaldırmaları”nın nedeni, işte budur.